Siyaset hareketleniyor.
Parti üzerine parti kuruluyor.
Parti içi anlaşmazlıklar yeni bir “partiyi” yaratıyor.
Dışarıdan bakıldığı zaman siyaset hareketleniyor gibi dursa da ben durumun hiçte öyle olmadığı düşünenlerdenim.
Şöyle bir inceliyorum yeni hareketleri…
Eksik kalan bir şeyler olduğu kanaatindeyim.
Sorguladığım zaman da durumu neyin eksik olduğu ortada…
“Coşku…”
Sen bir davaya gönül vereceksen ilk olarak “coşkuyu” barındıracaksın.
Coşkuyu yaratacaksın…
Sonrası “aşk”
Aşkın olmadığı hiçbir hareket anlam bulmaz.
Ciddiye alınmaz.
Etki vermez.
Sonrasında heyecan…
Heyecan duymuyorsan yapılandan karşıdakini nasıl heyecanlandırabilirsin?
Heyecan heyecanı yaratmaz mı?
Heyecan arkandan kitleleri sürüklemez mi?
Senin kalp atışların dışarından duyulmaz mı sanıyorsun?
Duyulur, duyulur…
Coşku da aşk da heyecan da kendini belli eder kardeşim!
Karşındakine o hissi vereceksin insanlar da sana gönül verecek…
Son aylarda çok fazla siyasi parti kuruldu.
Bu aslında güzel bir şey…
Çok sesliliğin olduğu yerde demokrasi var demektir.
Demokrasinin olabilmesi için de inancın olması gerekiyor.
Ama…
Sırf görünür olmak için bir davanın lideri olunmaz.
Olunamaz.
O yüzden diyorum ki…
Canlanın biraz…
Hareketlenin…
Kendinize gelin…
Kim mi?
Gelecek, Deva, Memleket, Ayyıldız ve diğerleri…
İnsanlar artık “coşku” istiyor.
İnsanlar artık “heyecan” bekliyor.
Yorumlar