Kıymetli okuyucularım!
Zaman ne çabuk geçiyor. Kâinat ömür sayfalarını doldururken bizim ömrümüzden de her gün bir sayfa çevrilmiş oluyor. Daha dün idrak ettiğimiz mübarek ramazan ayının yarısına gelmişiz, haberimiz yok.
Değerli okuyucularım. Ramazan ayı aynı zamanda hayır ayıdır. Hayır çeşitlerinin en başta geleni de zekattır. Zekât, ramazan ayına mahsus bir ibadet olmamasına rağmen, "daha fazla sevap olur" düşüncesiyle Müslümanların birçoğu zekâtlarını ramazan ayında vermeyi tercih etmektedirler. Biz de birkaç sohbet yazımızı ehemmiyetine binaen bu mevzuya ayırdık. Mevlam bana güzel ifadeyi, sizlere de güzel istifadeyi nasip etsin inşallah...
Bildiğiniz gibi zekât, islamın beş şartından birisidir. Hicretin ikinci senesinde, ramazan ayında farz olmuştur.
Zekât lügatte "temizlik, bereket, artma" manalarına gelir. Zekât, verilen mal manevi kirlerden temizler, bereketini artırır.
Ayet meali: "Onların mallarından bir zekât al ki, onunla kendilerini temiz, pak etsin. Bir de onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için (bir rahmet ve) huzurdur. Allah çok iyi işiten, çok iyi bilendir." (Tevbe-103)
Zekât; zekâta mahsus malı, hususi şartlarıyla müstahak olana temlik ederek vermektir.
Bu itibarla, zekât verecek kimse zekâta niyet ederek bir fakiri doyursa, temlik olmadığından zekâtını ödemiş sayılmaz.
Zekâtın farz olmasının şartı: Baliğ, akıllı ve hür olan ve borcu bulunmayan müslümanın, asıl ihtiyacından fazla olarak üzerinden bir sene geçen nisap miktarı mala malik olmasıdır. Nisap miktarı bu malda, ayrıca nema (üreme, fazlalaşma) da şarttır. Altın ve gümüşle hiçbir şey yapılmasa da nisaba malik iseler zekâtı verilir.
Nisab: Zekâtın farz olması için dinin koyduğu bir ölçüdür ki; bu da kişinin borcundan hariç 20 miskal (96 gram) altın veya bunun değerinde para ve ticaret malıdır.
Paranın her kırk liradan bir lirası zekât olarak fakire verilecektir. Canlı hayvanların zekâtı nev'ine göre değişir. Koyunda kırkta bir; devede beş deve için bir koyun, sığırda otuz sığır için bir danadır.
Arazi mahsullerinin zekâtı ise az veya çok olsun, çıkan mahsulün onda birini fukaraya vermektir. Şayet arazi para ile sulanıyorsa yirmide bir verilir. Bu zekâta öşür denir. Tafsilatlı bilgi için fıkıh kitaplarından istifade edilebilir.
Oruç, hac ve namaz beden nimetine bir şükür olduğu gibi zekât da mal nimetine bir şükürdür.
Oruçla nefis mağlup edilir, zekâtla temizlenir. Namazla ruhen miraca çıkılır. Hacla Allah'a kavuşulur.
Yazımı bir Hadis-i Şerif meali ile bitirmek istiyorum: Namaz nurdur, sadaka (zekat) burhan (delili) dır.
Yorumlar