Birkaç gün önce Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir okul önünde yaşanan silahlı saldırı hepimizi derinden yaraladı. Hem üzüldük, hem kızdık hem de bazı şeyleri yeniden sorgulamaya başladık ve ebeveynler olarak bir kez daha korkularımız depreşti.

Silahlı saldırı bir meslek teknik lisesi önünde gerçekleşiyor. Nedeni ise ilk verilen bilgilere göre kız meselesi ve akran zorbalığı. Saldırıyı gerçekleştiren çocuk daha 15 yaşında. Saldırıda 11 öğrenci yaralanıyor ve 3 öğrencinin durumu ise kritik. Kafamızda sorular o kadar fazla ki, sebep ne olursa olsun bu çocuk silahı nerden buluyor ve nasıl bir anda bir suç makinesine dönüşebiliyor?
Silahın aile büyüklerinden birine ait olduğu söyleniyor. Peki bu silah o çocuğun eline nasıl geçti? Bu çocuğun ailesi onu evden silahla çıkarken hiç mi görmüyor ve çocuğuna karşı bu kadar mı ilgisiz?

Ailelerin çocuklarını gözetim sorumluluğu ve akran zorbalığı iddiaları dahil birçok konu soruşturuluyor şimdi. Ama olan oldu. Yaşananlar pek çok kişide bir daha asla kapanmayacak derin izler bıraktı, travma yarattı. Anne babalar tedirgin, öğrenciler tedirgin. Benzeri olayları daha öncede başka illerde yaşadık. Her defasında bu son olsun dedik. Ama ne yazıkki son falan olmadı.

Bir çocuk, sırtında okul çantası taşıması gerekirken silahla okula gidip, insanların canına kastediyorsa, buna sadece “Biz ne hale geldik?" demek yetmez. Artık "Bizim ülkemizde böyle şeyler olmaz" diyemiyoruz. Maalesef oluyor. Çocukları, okulları ve toplumu bu noktaya getiren ihmalleri konuşmak zorundayız artık. Silaha ulaşmak bu kadar kolay, şiddet bu kadar sıradan olmamalı. Bir okulun kapısından korku giriyorsa eğer, hepimizin sorgulaması gereken çok şey var.

Okullar, çocuklarımızı gözümüz arkada kalmadan emanet edebileceğimiz en güvenli yerler olmalı. Hiç kimse elinde silah, tüfek ya da bıçakla bir okulun kapısından içeri girememeli. Ona göre önlemler alınmalı. Okul bahçelerinde güvenlikler olmalı. Hatta okulun yakın çevresini de zaman zaman denetlemeli.

El bebek, gül bebek büyüttüğümüz, gözümüzden sakındığımız evlatlarımızı şiddete kurban vermek istemiyoruz. Çocuklarımızın korkuyla değil, güvenle büyüdüğü bir ülke istiyoruz. Artık yeter!.. Çocuklarımızın güvenliği tartışmaya açık değil, en temel sorumluluğumuzdur. Yaralı çocuklarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor ve bir daha böyle acı olaylar yaşanmaması için dua ediyorum.