Yeni bir felsefe iddiasıyla ortaya çıkan YENİ Parti, muhalefet için de yeni bir umutla doğdu ve ister istemez kendisinin eski söylemlerden, pratiklerden ve alışkanlıklardan uzak bir siyaset anlayışı izlemesi beklendi. Ama kongre sürecine baktığımızda bu “eski alışkanlıkların eski partide kalması” söylemi henüz pek oturmadı gibi.
Geçenlerde sosyal medyada Odunpazarı Belediyesi YENİ Parti Meclis Üyesi Cenk Sungur’un bir paylaşımını gördüm. Sungur paylaşımında, “Yeni Parti'nin yeni siyaset anlayışında, kongreler parti üyelerinin iradesiyle şekillenecek. Kongrelerimiz; parti üyesi olmayanların, dışarıda kalanların ya da başka bir siyasi yapıda bulunanların yön verebileceği değil, kararın üyeye ait olduğu bir anlayışla gerçekleşecek” diyordu.
Açıkçası bu paylaşımı biraz yadırgadım. Neden derseniz? 19 Mart sürecinden bugüne Özgür Özel’in yaşadıkları, o günün CHP’li belediyelerine yönelik operasyonlar, mutlak butlan kararı, yeni bir partinin kuruluş süreci derken zorlu ve çetin bir süreçten geçtiler, hala da geçiyorlar.
Kongre süreçlerinde makul bir düzeyde yarış ve içe kapanıklık normaldir ama farklı siyasi partilerden, farklı siyasi görüşlerden insanları YENİ Parti’ye dahil etmek istiyorsanız “dışarıdan” yapılan her yorumu, her eleştiriyi müdahale olarak görmemek, etiketlememek lazım.
Birçoğu kıdemli siyasetçi olsa da YENİ Parti’nin yeni olduğunu gösterebilmesi için kongre süreçlerini fırsata çevirmesi gerekir. Evet üye bazlı bir kongre yarışı parti içi demokrasi ve katılım açısından kıymetli ama bu süreçte üyeliklerin nasıl yapıldığı da önemli. Herkesin hesap kitapla kendi üyesini yaptığı bir yerde sağlıklı bir sonuç beklenir mi?
Mesela 2024 Yerel Seçimlerinde CHP’den aday olan Kazım Kurt Odunpazarı’nda 118 bin oy, Ayşe Ünlüce ise Büyükşehir’de 275 bin oy aldı. 2023 Genel Seçimlerinde CHP Eskişehir’de birinci parti oldu ve 3 milletvekili çıkardı. Eskişehir’de CHP’nin bu kadar üyesi var mıydı o dönem? YENİ Parti kurulmadan önce CHP’nin Eskişehir’deki üye sayısı 21 bin civarındaydı. Ama her iki ismin de aldığı oy oranı ve genel seçim sonuçları ortada. İnsanlar sandığa giderken sadece isimlere değil siyasi partisine de oy veriyor sonuçta.
Tabi ki 200 bin insan YENİ Parti’nin kongreleri hakkında konuşsun, yorum yapsın, demiyorum. Zaten iyi kötü siyasetle ilgili insanlar bellidir. Ama kongreler hakkında konuşup, iki kelam eden YENİ Parti üyesi olmayan insanları dış müdahale diye etiketlemek, zamanla partinin toplumun geniş kesimlerinden kopmasına yol açabilir. Evet, yönetmesi zor bir süreç ama yeni bir siyasi hareketin toplumsal bir dalga yaratabilmesi için parti üyesi olmayan sempatizanların, kararsızların, siyasete kafa yoran kişilerin enerjisine ve katılımına ihtiyacı olabilir. Hatta bazen dışarıdan bir göze de ihtiyaç duyulabilir.
Örneğin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tutuklandığında binlerce insan sokaklara çıktı, günlerce Saraçhane’de Özgür Özel’in mitinglerine katıldı. Ya da CHP’ye mutlak butlan kararı çıktığında yine farklı görüşten binlerce insan CHP Genel Merkezi’nin önüne gitti ve Özgür Özel ile Anıtkabir’e yürüdü. Bunun gibi yüzlerce örnek verebilirim. Eskişehir’deki İmamoğlu ve mutlak butlan eylemlerinde sadece CHP’liler mi vardı? Kriz anlarında halka, parti üyesi olmayanlara, muhalif kesimlere "Demokrasi elden gidiyor” çağrısı yapıp; iş desteğe gelince sınırları kaldırmak, ancak sıra parti içi iktidara, kadrolaşmaya ve kongrelere gelince "Burası bizim mahremimiz, parti üyesi olmayanlar karışamaz" demek ciddi bir güven bunalımı yaratır. Topluma "Yalnızca dert ortağım ve kalkanım olabilirsiniz, ama karar mekanizmasında söz sahibi olamazsınız, fikir beyan edemezsiniz" mesajı verirseniz, buradan demokrasi değil “faydacı demokrasi” sonucu çıkar.
Cenk Sungur, paylaşımını yaparken kimi ya da kimleri kast etmiştir bilemem. Belki de CHP’lileri işaret etmiş olabilir ama şu an kimin CHP’li kimin YENİ Partili olduğu belli mi? Ya da her iki siyasi parti üyeleri ve pratikleri arasında bir fark görebiliyor musunuz? Ne diyelim CHP’de de kongre süreci başlıyor. Sayın Sungur, CHP’lileri kast ediyorsa, YENİ Partililer de CHP’nin kongre sürecine “müdahale” eder. Böylece ödeşmiş olurlar. Ama sosyal medyada ya da farklı ortamlarda YENİ Parti kongrelerini kendisine dert edinmiş “sıradan” insanları kast ediyorsa, bu insanların YENİ Parti’den uzaklaşmasına neden olabilir. Çünkü en önemli süreçlerinde hakkında konuşamadığınız bir siyasi partiye aidiyet hissedebilir misiniz?