Harun Reşit zamanında bir zabıta amiri vardı. Hızır (a.s) ile her gün görüşürdü. Zabıta amiri bir vazifesinden istifa etti. Zahid olup insanlardan ayrı yaşamaya, kimseyle görüşmeyip tek başına ibadet etmeye başladı. Fakat istifa ettikten sonra Hızır (a.s) kendisine bir gün dahi uğramadı. Bu duruma zabıta memuru çok üzüldü. O gece rüyasında Hızır (a.s) görüp, kendisiyle görüşememelerinin sebebini sorduğunda, Hızır (a.s) şöyle buyurdu;
"Ey aziz dostum! Benim sana görünüp sohbet etmemin sebebi yapmış olduğun ibadetler ve hayr-u hasenatlar değildi, senin o mühim vazifede müslümanların işlerini hak ve adalet ile idare ettiğin için seninle sohbet ediyordum. Hâlbuki sen bu kıymetli vazifeyi bırakıp Müslümanlara hizmeti terk ettin. Hatta onları adeleti olmayan birisiyle başbaşa bıraktın. Sadece kendi şahsi kemalatın için köşeye çekildin. Kendi mamevi menfaatını müslümanlara tercih ettin. Elbette senin şahsi menfaatının müslümanların umumi menfaatı yanında bir kıymeti yoktur. Müslümanlar arasında adeletle hükmetme işini herkes yapamaz. İşte bunun için seninle görüşmüyorum." Buyurdular.
Yorumlar