Buğrahan Doğangil - DUVAR

Buğrahan Doğangil - DUVAR

Göktaş’ın milletin halinden haberi yok galiba?

Birkaç gün önce Eskişehir’de düzenlenen Yaşlılık Çalıştayına katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın konuşmasından bazı cümleler dikkatimi çekti.

Sayın Bakan diyor ki,

Yaşlı nüfus oranımız her yıl artıyor. Doğurganlık oranlarının düşmesiyle yaş ortalamamız yükseliyor. Eskişehir de doğurganlık hızının en düşük olduğu iller arasında.”

Bakan Göktaş elbette bulunduğu makam gereği bu cümleleri kuruyor. Ancak bu ezbere cümleler ile bakanlık yapılmasından siz hiç sıkılmadınız mı? Ben çok sıkıldım…

Açıklamayı görünce de aklıma direkt olarak şu soru geldi. Göktaş’ın milletin halinden haberi yok galiba?

Ülke tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birinin içinde bulunurken, hem de yıllardır bu sorun ile baş başayken insanlar nasıl 2-3 çocuk doğurup, yetiştirsinler?

Ülke genelinde de Eskişehir’de de durum ortada…

Kiralar olmuş ateş pahası. Arada bir o sarı siteye bakıyorum Eskişehir’de kiralık evlere yani asgari ücreti bırakın ortalama maaşlar ile bile ev tutmak bugün çok zor. Hele ki tek maaş giriyorsa o eve.

Gıdasından elektroniğine, osuna busuna her şey ateş pahası. Günden güne de pahalılık artıyor.

Durum böyle olunca bir defa gençler evlenmekten imtina ediyor. Oldukça da haklılar çünkü evlenmenin külfeti maddi olarak zaten çok ağır, bir de üzerine geçim sıkıntısı devreye girince evlilik mantıklı gelmiyor pek çok insana.

Benim tanıdığım bile birçok 30-35 yaşında insan çalışmasına rağmen hala ailesiyle yaşıyor. Bu adam bu kadın nasıl evlenecek?

Haydi, evlendi diyelim…

Karı koca çalışmak zorunda kalacak. Elbette herkes bu durumda değil ama orta ve düşük maaşlı çalışan oranı zengin kesimden daha fazla. Karı koca çalışınca çocuğa kim bakacak? Bakıcı deseniz dünya para…

Ancak çiftlerden birinin annesi babası onunla aynı memlekette olacak, çocuk yapacaklar onlara baktıracaklar. İş baktırmayla bitse…

Çocuğun masrafları hiç az değil. Üstüne bu çocuk büyüyecek, okula gidecek.

Devlet okullarının hali ortada. Ben olsam çok düzgün bir kadroya sahip okula denk gelmediğim sürece devlet okuluna çocuk yollamam yani. Özel okulların fiyatları da akıl alır cinsten değil. Vatandaş nasıl çocuk yapacak?

Eskişehir’de özel okula yollasan çocuğunu yollamakla da bitmiyor. Servis parası, yok şu marka tablet bilgisayar al, bilmen ne parası… Liste böyle uzayıp gidiyor. İnsanlar bunları neyle karşılayacak Sayın Bakan?

Çocuk üniversiteye gitmek isteyecek, yükseköğretimde de durum aynı. Çocuk okutmak çok para…

Mezun olacak iş bulamayacak, öğretmen olacak atanamayacak. Aileler sonra çocuklarına iş bulma telaşına girecek. Daha neler neler…

E hal böyle olunca yaşlı oranı nasıl artmasın Sayın Bakan? Sizin hiç mi halimizden haberiniz yok, yoksa siz de ezberci bakanlarımızdan mısınız?

Bir de eskisi gibi insanlar rahat değil. “Yapalım 2-3 çocuk nasılsa bir şekilde büyütür gideriz.” demiyor insanlar, diyemiyor.

Bilinçsiz bir çocuk üretme mekanizması ülkemizde azalıyor. Herkes çok daha bilinçli.

Bilinç durumu yükselince millet körü körüne çocuk doğurmuyor. Kendini garanti altına almadan, çocuğuna gelecek garantisi sunacak duruma gelmeden çocuk yapmak istemiyor.

Bu yaşlanmanın sebebinin bir boyutu…

Ülke genelindeki yaşlılığın da büyük sebepleri bunlar.

Ama bir de bence Eskişehir özelinde şu var…

Gençlere yeterli iş sahası yok bu şehirde.

Bakmayın iş var dendiğine…

İş var ama 20 bin liraya gel çalış işi var.

Bu paralar ile gençler Eskişehir’de hangi hayatı yaşayabilir? Bunları da bir düşünün bence Sayın Bakan.

Sonra gelin bize deyin ki, “Ülke yaşlanıyor, Eskişehir yaşlanıyor.”

Önce siz problemleri çözün, sonra ahkam kesersiniz.

Herkese keyifli bir hafta sonu diliyorum. Sevgiyle kalın...

Önceki ve Sonraki Yazılar
Buğrahan Doğangil - DUVAR Arşivi