Bugün 23 Nisan… Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı…
Her 23 Nisan’da akıllara gelen bir şiir var.
‘’Bugün 23 Nisan
Neşe doluyor İnsan’’
Dizeleriyle başlar.
Evet, bugün 23 Nisan… Ne yazık ki ‘’neşe dolu’’ olamıyor insan…
Yüreklerde tazeliğini koruyan büyük bir acı var.
İki ilde arka arkaya okullara saldırı gerçekleştirildi.
10’un üzerinde can kaybı yaşandı.
Öğretmenler, öğrenciler yaşamlarını yitirdi.
Saldırıları gerçekleştirenler de yine çocuklar. Birisi okulun eski öğrencisi, diğeri de halen okula devam etmekte olan bir öğrenci…
Her ikisi de olay yerinde yaşamlarını yitirdi.
Korkunç olaylar…
Üzülmemek, endişeye kapılmamak elde değil.
Bu güzelim ülkenin eğitim kurumları nasıl oldu da saldırıların hedefi haline geldi?
Bu güzelim ülkenin elleri öpülesi öğretmenleri nasıl oldu da ‘’kelle koltukta’’ görev yapar hale geldi?
Bu güzelim ülkenin yaşamlarının ilk baharındaki körpe kuzuları, nasıl oldu da eğitim için gittikleri okullarda katlim kurbanı olur hale geldi.
Bu güzelim ülkenin çocukları, nasıl oldu da ellerine bıçak ve tabancaları alıp, eğitim gördükleri okullara saldırı düzenleyip öğretmenlerini, okul arkadaşlarını gözlerini kırpmadan öldürecek bir ‘’canavar’’ haline geldi?
Bu güzelim ülke ne zaman ve nasıl bu hale geldi?
Akıllara üşüşen sorular… Sorular…
Üzerlerinde ciddi biçimde durulması ve yanıtlarının doğru olarak bulunması gereken sorular.
Ne yazık ki, bu ve benzeri soruların üzerinde durulduğu yok.
Ortada gerçekten büyük bir sorun var.
Ancak sorunu yaratan nedenleri tespit etmek, tespitler doğrultusunda çözüm üretmeye çalışmak falan yok.
Her konuda olduğu gibi bu konuda da yine işin kolayına kaçılıyor.
Olay sadece ‘’güvenlik zafiyeti’’ olarak görülüyor.
Bulunan çözüm de ‘’okullara güvenlik görevlisi’’ görevlendirmek oluyor.
Temizlik görevlisi olmayan okullara güvenlik görevlisi veriliyor.
Eskişehir’de de 203 okul için 48 ekip ve 429 polis görevlendirildi. Bunun yanı sıra kent merkezinde bulunan 46 okulda özel güvenlik görevlileri görev yapmaya başladı.
‘’Önlem’’ olarak yapılanlar böyle…
Bakarsınız yakın gelecekte X-Ray cihazları falan da konur.
İşe yarayabilir.
Ancak okul kapılarında ‘’güvenlik noktası’’ oluşturulması gelecekte yeni sorunlar da yaratabilir.
Ve daha önemlisi kesin çözüm olmaz…
Bugün şiddet sadece okullara yönelik olanlarla sınırlı değil ki…
Evlerden sokaklara kadar tüm yaşam alanlarına yayılmış durumda…
Şiddet ne yazık ki bireysel olmaktan çıkıp ‘’toplumsal’’ bir hal aldı.
Bu hale gelişinde etkili olan faktörler de belli…
Ülkeni içerisinde bulunduğu ekonomik koşullar, adaletsiz gelir dağılımı, son yıllarda alabildiğine hızlanan yoksullaşma süreci, adalete olan güveni sarsılması, hukukun üstünlüğü diye bir şeyin kalmaması ve benzeri nice olumsuzluk.
Asıl üzerinde durulması gereken sorunlar bunlar.
Bu sorunlara çözüm bulunmadıktan sonra şiddet sorununa çözüm bulunamaz…
Bu 23 Nisan’daki tablo ne yazık ki böyle…
Evet ‘’Bugün 23 Nisan’’ ama ne yazık ki ‘’neşe dolu’’ olamıyor insan…
