Bu hafta istikbalgazetesi.com Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Cansu Tunç, Eskişehir’in gündemini belirleyen kritik başlıkları mercek altına alıyor...

TEPEBAŞI BELEDİYE MECLİSİ’NDE GERGİNLİK

Tepebaşı Belediye Meclisi’nin Haziran oturumunda, AK Parti Meclis Üyesi Ali Semih Ünlü’nün aşevi ve belediye yönetimine ilişkin iddiaları gündeme taşımasıyla gerginlik yaşandı. Ünlü, konuşmasında belediyede yolsuzluk, paravan şirketler ve kamu zararı iddialarını dile getirirken, CHP Grubu sert tepki gösterdi. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, konuşmalar sırasında Ünlü’ye müdahale ederek tepki gösterdi ve tartışma büyüdü. CHP’li meclis üyeleri masumiyet karinesini hatırlatarak suçlamaların yargı süreci olmadan yapılamayacağını savundu. Karşılıklı sert sözlerin ardından oturum erken kapatıldı. Sonrasında AK Parti grubu belediye binası önünde protesto düzenledi ve “Tepebaşı halka hesap verecek” sloganları attı. Tartışma, belediye meclisi dışına da taşarak siyasi bir gerilime dönüştü.

Tepebaşi Beledi̇ye Mecli̇si̇'nde Gergi̇nli̇k (2)

AK Parti Meclis Üyesi Ali Semih Ünlü’nün konuşmasında dile getirdiği aşevi, doğrudan teminler, paravan şirketler ve kamu zararı iddiaları, meclisin gündemini bir anda sert bir hesaplaşmaya çevirdi. Meclis, bir mahkeme değildir; aynı zamanda yalnızca siyasi sloganların atıldığı bir alan da değildir. Bu nedenle meclis, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını sorgulama hakkının en meşru zeminlerinden biri olsa da, kullanılan dil ve üslup tartışmanın yönünü doğrudan belirlemektedir. Bu denge bozulduğunda ya “yargısız infaz” algısı oluşur ya da “hesap vermekten kaçınma” şüphesi güçlenir.

Toplantı sırasında yaşanan karşılıklı sert çıkışlar ve oturumun sonlandırılması, aslında bu dengenin kurulamadığını açıkça ortaya koydu. Özellikle Başkan Ataç’ın konuşmayı kesmesi ve tartışmanın büyümesi, siyasi tansiyonu düşürmek yerine yükselten bir etki yarattı. Bu durum, meclis kültüründe sağlıklı tartışma ortamını zedeledi.

Meclisteki gerginlik bununla da sınırlı kalmadı. AK Parti grubu belediye binası önünde “Tepebaşı halka hesap verecek” sloganlarıyla eylem yaptı. Böylece tartışma sadece meclis salonunda kalmayıp sokak siyasetine de taşındı. Sonuç olarak meclisin hem denetim hem de ifade alanı olduğu unutulunca, ortaya çıkan tablo siyasi gerilimi artıran ve güven ortamını zayıflatan bir sürece dönüştü.

ÇARŞI DOLDU DA KASA NEDEN BOŞ KALDI?

Kurban Bayramı sonrası Eskişehir’de esnaf, bayram döneminin ekonomik bilançosunu değerlendirdi. Özellikle Odunpazarı ve kent merkezinde yoğun kalabalık oluşmasına rağmen, bu hareketlilik satışlara aynı oranda yansımadı. Esnafın bir kısmı turist yoğunluğunun işlerine kısmen katkı sağladığını söylerken, büyük bir bölümü ise alım gücündeki düşüş nedeniyle satışların geçen yıllara göre azaldığını belirtti. Görüş belirten birçok esnaf, “çarşı doldu ama kasa boş kaldı” yorumunu yaparak, vatandaşın daha çok gezdiğini ancak alışveriş yapmadığını ifade etti.

Çarşi Doldu Da Kasa Neden Boş Kaldi (1)

Kurban Bayramı’nda Eskişehir sokakları her zamanki gibi hareketliydi. Fakat esnafın gözündeki tablo kuru kalabalıktı. Çarşı doluyor ama insanların elindeki poşet sayısı artmıyor. Esnafın yaptığı değerlendirmeler bu tabloyu netleştiriyor. Bir fırıncı esnafı Furkan Demir, “Bu bayram geçen senelere kıyasla beklentimizi karşılamadı… Geçen senelerle neredeyse yarı yarıya kadar bir fark var maalesef.” dedi.

Benzer bir tablo hediyelik eşya ve lületaşı esnafında da görülüyor. Başka bir esnaf ise, “Pasta aynı ama pastayı paylaşanlar çoğaldı. Geçen seneyle kıyaslarsak yüzde 75’lik bir düşüş var. Bayram yoğunluğu çarşıya yansıdı ama satışlara yansımadı” dedi. Esnafın anlattığı tablo aslında sadece bayram dönemine değil, genel ekonomik duruma dair de bir işaret veriyor. Bayramın fotoğrafı aslında net: sokaklar dolu, vitrinler canlı, ama kasalar beklenen kadar dolu değil…

Chp Derhal Kurultay

“CHP DERHAL KURULTAY YAPMALI”

Eskişehir’de Cumhuriyet Halk Partisi 38. Dönem kurultay delegeleri, noter huzurunda bir araya gelerek olağanüstü kurultay yapılması için imza verdi. İl Başkanı Talat Yalaz başta olmak üzere Eskişehir’in 12 delegesinin tamamın firesiz şekilde imza verdi. Delegeler, partide yaşandığı ifade edilen sıkıntılı sürecin aşılması ve kurultayın bir an önce yapılması gerektiğini savunurken, Yalaz tedbir kararının kurultaya engel olmadığını ifade etti. Önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı ve kurultay delegesi Yılmaz Büyükerşen de notere giderek imza verdi.

Eskişehir’de Cumhuriyet Halk Partisi kurultay delegelerinin noter huzurunda bir araya gelerek firesiz imza vermesi, sadece bir kurultay çağrısı olmanın ötesinde, güçlü ve net bir irade ortaya koyduklarını gösterdi. İl Başkanı Talat Yalaz’ın özellikle üzerinde durduğu en önemli konu ise mahkeme tarafından verilen tedbir kararının olağanüstü kurultayın yapılmasına engel olmadığı yönündeki değerlendirme oldu. Bu görüşe göre tedbir kararı, kurultay sürecini tamamen durduran ya da ortadan kaldıran bir karar değil. Yani kurultayın yapılmasını imkânsız hale getirmiyor. Tam tersine, Yalaz’ın yaklaşımına göre bu tür bir tedbir kararı varken bile parti içi mekanizmaların işletilmesi, yani delegelerin iradesinin ortaya konulması daha da önemli hale geliyor. Çünkü bu durum, partinin kendi iç işleyişini durdurmadan, hukuki çerçeve içinde karar alma sürecini sürdürebildiğini gösteriyor.

Önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen de kurultay için noter huzurunda imza veren isimler arasında yer aldı. CHP’nin köklü tarihine vurgu yapan Büyükerşen, süreci “Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk'ün partisi olarak yıllardan beri akıp duran büyük bir dere, büyük bir su gibidir, akan su yolunu bulur. Hiç üzülmeyin” ifadeleriyle değerlendirdi.

ESKİŞEHİR SANAYİSİNDEN DARALMA UYARISI

2026 yılı ilk çeyrek büyüme verileri Türkiye genelinde %2,5’lik bir büyümeye işaret ederken, Eskişehir’de sanayi temsilcileri bu tabloyu üretim cephesi üzerinden değerlendirdi. Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, büyümenin olumlu olduğunu ancak Eskişehir sanayisi açısından asıl kritik noktanın sanayi üretimindeki yavaşlama olduğunu belirtiyor. Özellikle imalat sanayindeki zayıflama, finansman maliyetleri ve ihracat pazarlarındaki daralma, üretim odaklı büyüme açısından risk olarak değerlendiriliyor. Benzer şekilde Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Nadir Küpeli de sanayideki daralmanın sahada uzun süredir hissedildiğini, siparişlerde azalma ve yatırım iştahında gerileme yaşandığını ifade ediyor. Küpeli’ye göre yüksek faiz ortamı ve krediye erişimdeki zorluklar, Eskişehir’de üretim yapan firmaları en çok zorlayan başlıklar arasında.

ESO Başkanı Kesikbaş, büyümenin tüketim ve hizmetler üzerinden ilerlediğini söyleyerek sanayideki zayıflamaya dikkat çekiyor. Sanayi sektöründe görülen daralma ve imalat tarafındaki yavaşlama, üretim ekonomisi açısından “ciddi bir uyarı” niteliğinde. Kesikbaş finansman maliyetleri ile ihracat pazarlarındaki daralmanın da sanayiciyi zorladığını belirtiyor.

EOSB Başkanı Nadir Küpeli ise sahadaki baskıyı vurguluyor: Sanayideki yavaşlama uzun süredir hissediliyor ve siparişlerdeki düşüş ile yatırım iştahındaki gerileme artık somut bir tabloya dönüşmüş durumda. Küpeli ayrıca finansmana erişimde yaşanan sıkışıklığın altını çizerek, yüksek faiz ortamında krediye ulaşmanın zorlaştığını ve ulaşılabilen kredilerin de yüksek maliyet nedeniyle sınırlayıcı hale geldiğini ifade ediyor. Bu durum üretim kapasitesini doğrudan etkiliyor. Sanayici günümüzde hem iç hem dış koşullardan aynı anda etkilendiği bir baskı ortamında. Bir yanda finansman maliyetleri, diğer yanda ihracat pazarlarındaki daralma bulunuyor. Özetle büyüme rakamları maalesef tek başına yeterli değil. Üretim, yatırım ve ihracat alanlarında hissedilen bu sıkışma, büyüme rakamlarının arka planında sanayinin gerçek durumunun daha dikkatli takip edilmesini gerekli kılıyor.