AK Parti dönemi Türkiye’sinde daha sık olmak kaydıyla, belediyelerin devir teslimde genellikle koltuğa yeni oturan yönetime borçlu devredilmesine çok alışkınız.
Hatta sosyal medyanın ve internetin yaygın kullanılmaya başlanmasından sonra borçlu devirlerin gündeme daha çok geldiğini söylemek yanlış olmaz.
Pek çok belediye borçlu devirleri, şeffaf belediyecilik anlayışı ile kamuoyuna internet veya haber kanalları üzerinden açıklıyor.
Velhasıl kelam biz belediyelerde bu gelişmelere maalesef alışmıştık…
Bugünlerde ise Eskişehir’de faaliyet gösteren esnaf odalarının belediyelere benzediğini görüyoruz.
Öncelikle, 11 Ocak’ta gerçekleştirilen Eskişehir Kahveciler Odası seçimi sonucunda oda başkanı değişmişti. Yeni Oda Başkanı Mehmet Karatay, önceki yönetim ile ilgili ciddi iddialarda bulundu.
Karatay yaklaşık 2 milyon lira borç ile eski yönetimden koltuğu devraldıklarını iddia etti.
İddia etmekle yetmedi Karatay, şu cümleleri sarf etti;
“Mali bilançonun kötü olduğunu biliyorduk; ancak bu kadar büyük bir enkazla karşılaşacağımızı tahmin etmiyorduk. Ancak maalesef, yönetimsel zafiyetler nedeniyle oda işleyemez hale getirilmiş.”
Orta ölçekli bir esnaf odası nasıl bu hale gelir diye düşünmeden edemiyor insan.
Biz Kahveciler Odası’nda iddia edilen çöküşü düşünürken bir başka iddia daha ortaya çıktı.
Eskişehir Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Fethi Özkara, görevi devraldıklarında 1 milyon lirayı aşan borçla karşılaştıklarını açıkladı.
Eskişehir’de yine orta, büyük ölçekli bir esnaf odasında bir milyonu aşan bir borçlanma ile karşılaştık.
Gazetemiz İstikbal’de de yer alan açıklamaya göre;
“Eskişehir Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Fethi Özkara, göreve geldikten sonra yapılan mali incelemelerle ilgili kamuoyuna açıklamada bulundu. Özkara, önceki yönetim tarafından “kurumun borcu yok” şeklinde yapılan açıklamalara rağmen detaylı incelemelerde toplam 1 milyon 105 bin 367 TL borç tespit edildiğini söyledi.”
Bu açıklamada dikkat çeken detay ise borcun yanında, eski yönetimin “Kurumun borcu yok.” diyerek koltuğu devretmesi.
Yahu, biz yerel yönetimlerin borçluluk sıkıntısını tartışıyoruz. Belediyeleri büyük borçlarla devredenleri eleştiriyoruz. Türkiye’de sistem iyiye doğru gitsin diye mücadele etmeye çalışıyoruz.
Esnaf odaları belediyelere özeniyor, belediyelere benziyor.
Hal böyle olunca esnaf odalarının varlığı yakın zamanda tartışılır hale gelir. Esnaf odaları rant kapısı haline gelir. Bu tarz hadiselerin artması, hem şehrimiz hem ülke adına hiç olumlu değil.
Diyeceksiniz ki, “Sanki esnaf odalarında eskiden bu tarz olaylar yaşanmıyordu?”
Elbette, vardı, vardır… Yok, olduğunu iddia edemeyiz.
Ancak bu denli büyük borçların oluşması ve ardı ardına şehir gündemine düşmesi rahatsız edici.
Bir esnafın dişinden tırnağından artırdığı parayı emanet ettiği esnaf odaları ile halkın parası ile faaliyet gösteren belediyelerin ya da resmi kurumların hiçbir farkının olmadığını da ifade etmek isterim.
Bu nedenle nasıl kamu kaynaklarına sahip çıkılması gerekiyorsa esnaf odalarındaki emanet paralara da aynı şekilde sahip çıkılmalı diye düşünüyorum.
Herkese keyifli bir gün diliyorum. Sevgiyle kalın…