Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayhan Altıntaş, bahar alerjisinin tıbbi adıyla “mevsimsel alerjik rinit” olarak bilindiğini ve halk arasında saman nezlesi olarak adlandırıldığını söyledi.
Alerjinin, vücudun zararsız maddeleri tehdit olarak algılamasıyla ortaya çıktığını belirten Altıntaş, “Ağaç, çimen ve çiçeklerden yayılan polenler aslında zararsızdır. Ancak bağışıklık sistemi bu maddeleri düşman gibi algılar ve histamin salgılar. Bu da burun akıntısı, hapşırık ve gözlerde kızarıklık gibi belirtilere yol açar” dedi.
GRİPLE KARIŞTIRILMAMALI
Bahar alerjisinin en çok grip ile karıştırıldığını ifade eden Altıntaş, iki hastalık arasında farklara dikkat çekti. Alerji ile grip arasında temelde üç ayırt edici faktör olduğunu söyleyen Altıntaş; “Gribal enfeksiyonda ateş yükselmesi durumu söz konusu ama alerjik rinitte ya da bahar alerjisinde bir ateş söz konusu olmaz. Kaşıntı alerjik reaksiyonların en önemli belirteçlerinden bir tanesidir.
Vücudumuzun çeşitli bölgelerinde hatta bahar alerjisinde burnumuzda, burnun uç noktasında, gözlerimizde hatta daha ileri vakalarda damaklarımızda bile bir kaşıntı hissedebiliriz.
Gribin belirli bir iyileşme süreci var, bu genellikle bir hafta olarak betimlenir ama bahar alerjisinde ise bahar ayları boyunca siz sürekli bu alerjiye maruz kalırsınız ve genellikle de her yıl tekrarlayan bir durum söz konusudur. Bu üç husus aslında gribal enfeksiyonla bahar alerjisini birbirinden ayıran en önemli faktörler." Sözleriyle üç temel farkı sıraladı.
HER YAŞTA ORTAYA ÇIKABİLİR
Alerjinin yalnızca çocukluk dönemine özgü olmadığını dile getiren Altıntaş, "Alerjik reaksiyonların aslında hepsi hayatımızın farklı dönemlerinde farklı şekilde ortaya çıkabilir. Çocukluk yaşlarında daha çok alerjik reaksiyonlara maruz kalabiliyoruz ama otuzlu, kırklı hatta elli yaşlardan sonra alerjik reaksiyonların, hatta bahar alerjisinin ortaya çıktığı vakaları da görüyoruz. Bu vücudumuzun tamamen o anda bir maddeye karşı göstermiş olduğu aşırı tepkinin ortaya çıkışı demektir. Aslında yaşa bağlı bir şey değil, vücudumuz hayatımız boyunca her yaşımızda böyle bir reaksiyon gösterebilir.” diye konuştu.
ÇİMEN POLENLERİ BAHAR ALERJİSİNİN EN BÜYÜK NEDENİ
Bulunduğu coğrafya sebebiyle Türkiye’de bahar alerjisine en çok sebep olan nedenlerin başında çimen polenleri olduğunu ifade eden Altıntaş, bunun dışında huş ağacı, zeytin ağacı ve kızılçam polenlerinin de rüzgârla taşınabilecek bir hafiflikte olduğu için bahar alerjisine sebep olduğunu ifade etti.
Buna karşın gül ve papatya gibi kokulu çiçeklerin polenlerinin daha ağır olduğu için alerjiye daha az neden olduğunu ifade etti. Yağmurun polenleri temizleyerek havayı adeta filtrelediğini belirten Altıntaş, “Yağmur, bahar alerjisinin en güzel filtrasyon sistemlerinden bir tanesidir çünkü polenler rüzgarla taşınabilen çok hafif, çok minik maddeler. Yağmur yağdığında hava tamamen böyle bir yıkama işleminden geçer ve havada asılı olan polenlerin hepsi yere iner.
Yağmur sonrası havalar bizim bahar alerjisi olan insanlara en çok tavsiye ettiğimiz havalardır.” Diyerek bahar alerjisine sahip kişilerin yağmurdan sonra dışarıda vakit geçirmesinin daha iyi olacağını vurguladı.
KORUNMANIN YOLU MARUZİYETİ AZALTMAK
Korunma yöntemlerine de değinen Altıntaş, en etkili yolun polenle teması azaltmak olduğunu ifade etti. “Özellikle sabah 05.00-10.00 saatleri arasında polen yoğunluğu fazladır, bu saatlerde dışarı çıkılmaması önemli” diyen Altıntaş, gözlük kullanımının da koruyucu bir bariyer sağladığını belirtti. Eve dönüşte kıyafetlerin değiştirilmesi ve duş alınmasının da etkili bir önlem olduğunu ekledi.
Bitkisel desteklerin de kullanılabileceğini ifade eden Altıntaş, bazı doğal ürünlerin fayda sağlayabileceğini söyledi. “Çörek otu yağı, kuersetin ve C vitamini gibi destekler histamin salınımını azaltarak rahatlatıcı etki gösterebilir” diyen Altıntaş, arı ürünlerinin ise dikkatli kullanılması gerektiği uyarısında bulundu.
Alerji ilaçlarına ilişkin de bilgi veren Altıntaş, antihistaminiklerin bağımlılık yapmadığını vurguladı. “Bu ilaçlar semptomları baskılar, bağımlılık yapmaz. Ancak polen maruziyeti devam ediyorsa şikâyetler yeniden ortaya çıkabilir” dedi.
EVDE BASİT ÖNLEMLER ETKİLİ
Evde alınabilecek önlemlere de değinen Altıntaş, “Tuzlu suyla gargara yapmak hem ağız içini hem de burun kanallarını temizlemek polenlerin etkisini azaltacağı için çok rahatlatıcı bir önlemdir. Bahar aylarında kıyafetlerin açık havada kurutulmasını da asla önermiyoruz bahar alerjisi olanlara.
Çünkü dışarıda açık havada bol miktarda bulunan polenler bu ıslak çamaşırlara yapışıp ev içerisine taşınacağı için evde de reaksiyonların ortaya çıkmasına neden olur. Araç kullananlara bir tavsiyede bulunabilirim; bahar aylarında arabalarının polen filtrelerini temizlerlerse ya da yenilerlerse yine polen alerjisini engellemede pratik yöntemlerden birisi olacaktır." Sözleriyle etkili yöntemleri anlattı.
Altıntaş, bahar alerjisinin genellikle ciddi bir hastalık olmadığını ancak yaşam kalitesini düşürdüğü durumlarda uzman desteği alınması gerektiğini belirterek, “Basit önlemlerle kontrol altına alınabilir” ifadelerini kullandı.





