Eskişehir’in demiryolu hattı ile limana bağlanması…
Bu, yıllardır gündemde olan bir istek…
Ben deyim 30 yıldır, siz deyin 40 yıldır sürekli dillendiriliyor.
Karşılığında sözler verildi.
‘’Eskişehir sanayisi demiryolu hattı ile Gemlik Limanı’na bağlanacak’’ müjdeleri verildi.
Ne yazık ki, sözler hep verildiğiyle kaldı.
Verilen sözler doğrultusunda en küçük bir adım atılmadı.
Umutlar kesilse de yine dillendirilmeye devam edildi.
Sonunda atılan bir adım var.
Hasanbey Lojistik Merkez ile limana bağlayacak bir demiryolu hattı gerçekleştirilecek.
Duyurulduğunda büyük sevinç yarattı.
Nasıl yaratmasın ki?
Eskişehir sanayisinin hayali gerçekleşiyor.
Bu son derece olumlu bir gelişme…
Ne yazık ki, olumlu gelişmenin yarattığı bir sorun var.
Demiryolu hattı, tarım arazilerini neredeyse tam ortadan ikiye bölüyor.
Bu ‘’kaçınılmaz’’ değil…
Demiryolu hattının tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde planlanması olanağı var.
Ama nedense bu olanak değerlendirmedi.
Sanki ‘’kasıtlı yapılır’’ gibi tarım arazileri tam ortadan ikiye bölündü.
Dahası bölünen araziler arasında geçiş olanağı da yaratılmadı.
Güzelim tarım arazileri kullanılamaz hale gelecek.
Üreticiler perişan…

Karacahöyük Mahalle Muhtarı Erdoğan Çaygeçen feryat ediyor.
Söyledikleri oldukça dikkat çekici…
Diyor ki;
“Biz devletimizin yoluna, suyuna, demir yoluna karşı değiliz. Yapılması gerekiyorsa yapılmalıdır.
Geçen yıl çalışmalar başladığında çiftçilerimiz zarar görmeden nereleri ekip biçebileceklerini bilsin diye bir an önce güzergahın belli olmasını istedik ve her türlü yardımı yaptık. Mahallemizi besleyen 3-4 kadastral yolumuz var. Tren yolu bu yolları kesip geçti. Buraların düzeltileceğini düşünüyorduk.
Devlet Demiryolları ile görüştüğümüzde bize buralardan geçişe izin verilmeyeceği söylendi. Sen sonradan geldin, köyümüzü ikiye böldün, şimdi de kadastral yollarımızdan geçiş vermeyeceğini söylüyorsun.
Bu proje yapılırken sadece demir yolu mu düşünüldü?
Karacahöyük hiç mi düşünülmedi?
Vatandaşların bu yolları kullandığı hesaba katılmadı mı?”
Muhtar Çaygeçen böyle feryat ediyor…
‘’Bizi hiç mi düşünmediniz’’ diyor.
Sorunun yanıtı belli…
Ne onları ne de tarım arazilerini düşünen olmuş…
Ulaştırma Bakanlığı bürokratlarının ‘’Eskişehir’e kastı var’’ gibi…
Karayollarının Eskişehir sınırların içerisinde kalan bölümlerinin hali ortada…
Kötü oldukları gibi aralarında ‘’Ölüm Yolu’’ olarak adlandırılanlar bile var.
Çok sayıda can kaybedildiği halde ‘’ölüm yolu’’ olmaktan çıkartılmadılar.
Yüksek Hızlı Tren Hattı projesinin ilk halinde demiryolu hattı Eskişehir çıkışına kadar yer altına alınacaktı.
Garda kestiler…
Oluşan sorun çok büyük…
Şimdi de göz göre göre tarım arazilerini ortadan ikiye bölüyorlar, üreticilere büyük zarar veriyorlar.
Bir ‘’kasıt’’ olmasa bu yapılır mı?
‘’Kaş yapayım derken göz çıkartılır mı?’’