17 Ağustos 1999…
Asırlar geçse de unutulmayacak bir tarih…
Yaşanan büyük bir felaket var.
Yaratıcısı da deprem…
Marmara Körfezi’ni şiddetli olarak sarstı.
Sarsıntıdan etkilenen yerleşim birimi sayısı oldukça fazla… Aralarında Eskişehir’de var.
Bazı yerleşim birimleri ‘’haritadan silindi’’ denilecek kadar hasar gördü.
On binlerce insan enkaz altında can verdi.
Türkiye, deprem riski oldukça yüksek bir ülke…
Marmara Körfezi’ni sarsan ilk deprem değil…
Daha önce de çok kez meydana geldi.
Ne yazık ki son deprem de olmadı.
6-7 Şubat 2023 tarihinde çok sayıda yerleşim birimi şiddetle sarsıldı.
Yarattığı yine felaket oldu.
Öyle büyük bir felaketti ki ‘’asrın felaketi’’ olarak tanımlandı.
Yarattığı kayıplar korkunç…
‘’Asrın felaketini’’ yaratan deprem de son olmayacaktır.
Yeni depremler olacak…
Depremin olması kaçınılmaz, engellenemez.
Ancak depremin felaket yaratması kaçınılmaz değil… Bu önlenebilir.
Yapılması gerekenler de belli…
Yerleşim birimlerini depreme hazır hale getirmek…
Herkesçe bilinen ve sürekli yinelenen bir gerçek.
Biliniyor, dillendiriliyor ama gereken bir türlü yapılmıyor.
Her deprem felaketinden sonra ‘’artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’’ denildi.
Ne yazık ki, denildiğiyle kaldı.
Marmara Körfezi depreminin üzerinden 27 yıl geçti.
‘’Depreme hazırlık’’ anlamında yapılan ne var?
Hiçbir şey dense olur.
Eskişehir de deprem kuşağında yer alan bir kent. Doğal olarak deprem riski oldukça yüksek.
‘’Depreme hazır’’ demek olanaksız…
1999 yılından öncesine ait yapılar bile dönüştürülmeden öylece duruyor.
Konutların yanı sıra kamu binalarının hali de ortada…
‘’Çürük’’ olanların sayısı oldukça fazla…
En önemlisi de kuşkusuz ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastanesi…
Son derece önemli bir sağlık kurumu…
Böylesi bir kurum binası ‘’depreme dayanıksız’’ olabilir mi?
Kesinlikle olamaz…
Ne yazık ki, ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nin binası ‘’depreme dayanıksız.’’
Bu yeni tespit edilmiş değil…
Tespit edilişini üzerinden uzunca bir süre geçti.
Buna karşın hiçbir şey yapılmadı.
‘’Depreme dayanıksız’’ olarak sağlık hizmeti vermeye devam ediyor.
İnanılır gibi değil…
Bir hastane binası bile ‘’depreme dayanıksız’’ olduktan sonra çok şey söylemeye gerek yok.
Uzun sözün kısası, kamu binaları da aralarında olmak üzere Eskişehir’in yapı stoğu son derece sağlıksız…
Sahi bu konuda Belediyeler tarafından İnşaat Mühendisleri Odası’na yaptırılan bir tespit çalışması vardı.
Sonuçlanmış olması gerekir.
İyi de sonuç nedir?
Bir başka anlatımla da Eskişehir’in yapı stoğu ile ilgili tespitler nelerdir?
Belediye başkanları biliyor olabilir. İyi de gerçeği bilmek Eskişehir’de yaşayan insanların da hakkı değil midir?
İMO yönetimi bu önemli bilgiyi Eskişehir halkından esirgememeli.
Daha önce de dile getirdik.
Deprem önlenemez ama felaket yaratması önlenebilir.
Bu konuda çok konuşuldu. Artık konuşmanın bir anlamı yok. İş yapmak ve Eskişehir’i depreme hazır hale getirmek gerek.
Yoksa… Devamını getirmeye insanı dili varmıyor.