Bir Ramazan ayı ve Ramazan bayramını daha geride bıraktık. Mübarek Ramazan Bayramını idrak ettik. Eşimizle, dostumuzla, akraba ve sevdiklerimizle bir Ramazan Bayramı daha geçirdik. Rabbim cümlemizi tekrar sağlık ve sıhhat içinde Ramazan ayı ve bayramına ulaştırsın.
Mübarek Ramazan ayında gerek bedenlerimizde ve gerekse ruhlarımızda manevi bir hava yaşadık. Kandil geceleri ile başlayıp üç aylar ile devam eden ve Ramazan ayıyla bizi kuşatan manevi bir atmosferden geçtik. Bu zaman zarfında beş vakit namazlarımıza teravih, tesbih, teheccüd, duhâ, evvâbin v.b. namazlarını da ekledik. Kur'ân-ı Kerim okuduk, dinledik.
İftar sofralarında Cenâb-ı Hakk'ın nimetlerini kardeşlerimizle paylaştık... Zekat, sadaka ve fitrelerimizle hayırlar ettik... Günahlardan sakınarak, Rabbimize istiğfar ve dualarımızla affımız için iltica ve niyazlar ettik.
Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden âzâd olan Ramazan ayına ve Bayramına veda ederken bu ayda elde ettiğimiz güzel hasletlerimizi, "Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et" (Hıcr, 99) fermân-i ilâhisine uyarak diğer on bir ayda da devam ettirmeliyiz. Zira Ramazan ayında kazandığımız güzellikleri terk etmek, bol ve bereketli yağmurlardan sonra başlayan kuraklık gibi olur. Gelin ey kardeşlerim! İyi Müslüman olmaya gayret edelim. Sadece Ramazan müslümanı olmayalım. Ramazan bitti diye edindiğimiz güzel hasletlerimizi terk etmeyelim. İbadetimizi, namaz ve niyazımızı bitirmeyelim. Zira Müslümanlık geçici bir zaman için giyilen mevsimlik bir elbise değildir.
Ramazan Bayramı ile birlikte kameri aylardan Şevval ayını da idrak etmiş olduk. Şevval ayı, hac aylarının ilkidir. Bu ay içinde 6 gün nafile oruç tutulur.
Rasülüllah Efendimiz, "Kim Ramazan orucunu tutup ona şevval ayından da altı gün eklerse (yani altı gün daha oruç tutarsa) bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi olur" buyurmuşlardır. Bu, her amelin on kat sevap ile değerlendirileceği esasına dayanır. Yani (30+6=36x10=360 gün) formülüne dayanır.
Genellikle Ramazan'ın bitiminde, nefsin sıkı bir eğitimden sonra serbest olmasıyla meydana gelen bir rahatlık hissedilir. İşte tam bu sırada tekrar 6 gün oruç tutmak irade ve terbiye bakımından çok mühimdir. Zira bazı alışkanlıkların genelde 30-40 günde yapılan sürekli tekrarlarla kazanıldığı bilimsel olarak ortaya konulmuştur. Bu itibarla, irade terbiyesini bütün bir yıla yayma bakımından şevval oruçlarının önemi büyüktür.
Şevval orucu şevval ayı içinde olmak kaydıyla peş peşe, ayrı ayrı veya ikişer ikişer olarak da tutulabilir.
Bu oruç, şevvalin 12'si ile 17'si arasında tutulduğunda "eyyâm-ı biyz" da oruçlu geçirilmiş olacağından çok büyük sevabı vardır.
Şevval orucunu tutmak sünnettir. Rasülüllah Efendimiz'in; senenin tamamını oruçlu geçirmiş olacağı müjdesine ermek isteyenler bu orucu tutarlar.
Burada şu mühim hususu da hatırlatmak gerekir. Şevval ayında olsun, diğer mübarek gün ve aylarda olsun, tutulan oruçlar hep nafiledir. Yani farz oruç gibi değildir. Sevabı ne kadar çok olursa olsun, nafile oruçların hiç biri farz ile kıyaslanamaz. Onun için kaza borcu olanlar bu 6 gün ve diğer mübarek günlerde oruç tutarken kazaya da niyet ederse, hem bu günlerde oruç tutmuş olur, hem de kazasını ödemiş olur.
Bunun için, üzerinde oruç kazası olanlar, Şevval ayında ve diğer mübarek günlerde tuttukları oruçlara niyet ederken, kazaya kalan oruca niyet etmelidirler. Böylece hem kazaları ödenmiş, hem de o mübarek günlerde oruç tutup, vaat edilen sevaba kavuşmuş olurlar.
Ne mutlu, ramazan ayına ulaşıp, onun kıymetini bilerek hakkıyla değerlendiren ve mükafat olarak da bayramı idrak eden müminlere... Ve ne saadet Cemal-i İlahi ile müşerref olacak Müslümanlara.