Hayatın en büyük öğretmenlerinden biri zamandır. İnsan gençlik yıllarında çoğalmayı, kalabalıklar içinde olmayı, daha çok insana ulaşmayı, daha çok eşya edinmeyi, daha çok yere gitmeyi önemser. Oysa yıllar ilerledikçe insanın öncelikleri de değişmeye başlar.

Bir zamanlar vazgeçilmez görünen pek çok şey, gün gelir anlamını yitirir. Kalabalık sofralar, bitmeyen sohbetler, gösterişli yaşamlar ve sürekli bir koşuşturma hali yerini dinginliğe bırakır. Çünkü insan yaş aldıkça hayatın değerini, nicelikte değil nitelikte aramaya başlar.

Belki de bu yüzden ilerleyen yaşlarla birlikte görüşülen insanlar azalır. Ancak eksilen sadece sayılar değildir; aynı zamanda yükler, yorgunluklar ve gereksiz telaşlar da azalır. İnsan, kendisini tüketen ilişkilerden, samimiyetsiz dostluklardan ve sahte gülümsemelerden uzaklaşmayı öğrenir. Her vedanın bir kayıp değil, bazen bir arınma olduğunu fark eder.

Modern çağın insanı yıllarca daha fazlasına sahip olmayı başarı ölçüsü olarak gördü. Daha büyük evler, daha dolu gardıroplar, daha geniş çevreler… Fakat zaman, başka bir gerçeği de gösterdi. Fazlalıklar çoğu zaman mutluluğu değil, karmaşayı beraberinde getirdi. Bu nedenle insanlar artık sadeleşmenin peşinde. Eşyalarını azaltıyor, gereksiz tüketimden uzak duruyor, zihnini yoran düşünceleri geride bırakmaya çalışıyor. Çünkü insan, hayatındaki gereksiz yükleri attıkça nefes aldığını hissediyor.

Sadeleşmek, vazgeçmek değildir; aksine gerçekten değerli olanı seçebilmektir. Az insanla samimi ilişkiler kurabilmek, az eşyayla huzurlu yaşayabilmek, az sözle derin bağlar oluşturabilmektir.

Belki de yaş almak, biraz da bunu öğretir insana. Kalabalıkların içinde kaybolmak yerine, kendi iç sesini duyabilmeyi… Herkesin arasında olmaya çalışmak yerine, gerçekten yanında olmak isteyenlerle yürüyebilmeyi… Ve en önemlisi, insanın zaman zaman kendisiyle baş başa kalmasının bir yalnızlık değil, büyük bir zenginlik olduğunu anlayabilmeyi.

Çünkü hayatın belli bir döneminden sonra insan şunu fark ediyor; çokluk değil, anlam önemlidir. Ve bazen en büyük huzur, sadeleşerek çoğalabilmektir.