Yaprak Eryılmaz…
Tepebaşı Belediyesi’nde çalışıyordu…
CHP’ye gönülden bağlı bir isim…
Partinin bütün çalışmalarında en ön safta yer alıyordu.
Geçen dönem CHP’nin il sekreteri olarak görev yapmıştı. Tepebaşı Belediyesi ile ilgili yapılan operasyondan çok önce bir uyarıda bulunmuştu…
Uyarıda bulunduğu yer CHP Danışma Kuruluydu…
Konuştu, anlattı…
-Dinleyin beni dedi…
Sadece dinlemekle yetindiler!
Ertesi günde belediyedeki işinden atıldı!
…/…
Dönüp geriye bakınca insan ister istemez şu soruyu soruyor…
Eryılmaz, uyarıda bulunduğu zaman acaba o gün gerçekten dinleselerdi bugün yaşananların bir kısmı yaşanır mıydı?
Çünkü siyasette en büyük problem çoğu zaman muhalefetin söyledikleri değildir! Kendi içinden gelen seslerin duyulmamasıdır…
Hele ki o ses, “bizden biri” tarafından yükseliyorsa!
Türkiye’de siyasi partilerin ortak bir refleksi var…
Eleştiriyi ihanetle karıştırıyorlar…
Oysa içeriden yapılan uyarılar çoğu zaman partiyi yıkmak için değil, ayakta tutmak için yapılır.
Ama bizde işler biraz farklı yürüyor! Sorunu söyleyen kişi problem haline geliyor. Dosyayı konuşmak yerine konuşanı susturmayı tercih ediyorlar.
Belediyelerde de durum farklı değil… Uzun yıllar aynı kadrolarla çalışan yapılar bir süre sonra kendi içine kapanıyor.
Şeffaflık azalıyor…
Sorgulama bitiyor…
“Bizden” anlayışı kurumsal refleksin önüne geçiyor.
Ve liyakat geri çekiliyor, sadakat öne çıkıyor. En tehlikeli dönem de tam o zaman başlıyor! Çünkü kurumun içinde herkes aynı şeyi düşünmeye başladığında artık kimse gerçeği konuşmuyor demektir.
Bugün ülkemizde birçok belediyede, devlet kurumlarında yaşanan krizlerin temelinde biraz da bu var…
Kendilerine yöneltilen her eleştiriyi “siyasi saldırı” olarak gören anlayış, İç denetim mekanizmalarını zayıflatıyor.
Oysa güçlü kurumlar eleştiriden korkmaz…
Uyarıları dikkate alır! Böylelikle güçlenir!
Yaprak Eryılmaz’ın yaşadıkları bu yüzden sadece kişisel bir hikâye değil… Aynı zamanda siyasetin içindeki büyük bir hastalığın özeti…
Bir insan çıkıyor…
-Yanlış gidiyoruz, diyor…
Dönüp ne dediğine bakmıyorlar, Herkes neden söylediğiyle ilgileniyor.
Yaprak Eyılmaz’ın hikayesi CHP içinde ders olarak anlatılmalı! En ufak bir itiraz, en ufak bir uyarı, değerlendirilmeli! Ciddiyetle araştırılmalı!
---------
Sükunet duası
Allah'ım...
Bize değiştirebileceklerimiz için “güç” değiştiremeyeceklerimiz için “sabır” ikisini ayırt etmek için de “akıl” ver...
