YENİ Parti Odunpazarı ilçe Başkan Adayı Avukat Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı, istikbalgazetesi.com Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. Adaylığı üzerinden başlatılan dedikodulara tepki gösteren Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı, “Yok ben butlancıların adayıymışım, ben Kazım Kurt'u bitirme operasyonunun bir halkasıymışım. Buradan da açıkça söyleyeyim böyle bir operasyon varsa da ben bilmiyorum. Böyle bir operasyon varsa da buna ilk karşı duracak kişi benim. YENİ Parti operasyonların partisi değil” dedi.

YENİ Parti Odunpazarı İlçe Başkan Adayı olmaya nasıl karar verdiniz?

Aslında şunu söylemem gerekir ki, siyaset her zaman benim gönlümde olan, hayatımın içinde olan, her gün endişe ettiğim, üzüldüğüm, sevindiğim, heyecanlandığım bir mecra. Dolayısıyla bu hep vardı. Ama siyasetin yapılış tarzında şimdiye kadarki süreçlerde birinin sizi refere etmesi, birinin sizi ön plana çıkartması, oradan alacağınız icazet sonrasında siyasete giriş yapabilmeniz gibi şeyler biraz beni bu sürecin dışında tuttu. Basın açıklamasında da söylediğim üzere eğer YENİ Parti bana doğrudan aday olabilme hak ve yetkisini vermeseydi ben zannediyorum yine çok istememe rağmen biraz dışarıda kalacaktım.

“BİRİLERİ BİZİM ADIMIZA ADAYLARI HEP ÖNÜMÜZE KOYDU”

YENİ Parti’nin yeni felsefesi, adayları, siyasetçileri, üyeleri cesaretlendirmesi aday olmanızda etkili oldu diyebilir miyiz?

Çok etkili oldu kesinlikle. Ben bunu öncelikle üyelik süreciyle ilgili söylüyorum her yerde de. Pek çok insan evet artık benim sözüm çok geçer akçe, ben de artık yöneticilerimi seçebileceğim diyerek gerçekten ciddi de bir emek ve mesai harcayarak üye olmaya yönlendiler. Halihazırda da YENİ Parti’nin özellikle 30 Eylül'e kadarki üyelik sürecinin il başkanı seçiminde ve kurultaydaki seçimlerde dikkate alınacağına yönelik belirtmesi de bence YENİ Parti’nin üye sayısının artışında etkili oldu. Çünkü artık hangi mecrada olursa olsun Türkiye'deki siyasetin yapılış biçiminden insanların bir yılgınlığı var. Yani insanlar, halk hep güvendi, hep güvendik. Hep böyle bizim adımıza birilerinin önümüze cumhurbaşkanı adayı koymasına, milletvekili adayı koymasına, belediye meclis üyesi adayı koymasına, il başkanı adayı koymasına, ilçe başkanı adayı koymasına hep bir şekilde şimdiye kadar zorunluluktan hoşgörüyle yaklaşmak durumunda kaldık. Ve kendi dünyaya bakış açımız, yaşamak istediğimiz dünyaya dair bizi, bu partilerin, bu kişilerin ulaştıracağına dair inancımızı hep muhafaza etmeye çalıştık. Ama bu artık bizim için de çok yorucu oldu.

“BUTLAN SÜRECİ KENDİ YÖNETİCİLERİMİZİ SEÇMEMİZ GEREKTİĞİNİ GÖSTERDİ”

Özellikle son yaşadığımız butlan sürecinden sonra, işte birkaç sene önce cumhurbaşkanlığı seçiminde oy verdiğimiz, peşinden koştuğumuz, oyunu takip ettiğimiz adayın kalkıp da kendine inanan kitleye, halka, yani ona oy veren yüzde 49'a aykırı davranışı, onların hayallerinin kırıcı davranışı artık bizim de kendi adaylarımızı belirlememizin, kendi yöneticilerimizi belirlememizin vaktinin geldiğine yönelik çok ciddi bir şekilde motive etti. YENİ Parti de bunu çok güzel bence değerlendirdi ve kuruluş felsefesinde de buna çok ayrıntılı yer vererek artık siyasette yeni yüzler görmek istiyoruz. Eskinin de olumsuz alışkanlıklarından kurtulmak istiyoruz dedi ve yeni bir örgütlenme modeli sunduğunu belirtti.

Yeni̇ Parti Odunpazarı Ilçe Başkan Adayı Avukat Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı

“BEN GENEL MERKEZİMİZE GÜVENİYORUM”

YENİ Parti’nin örgütlenme modeline ilişkin partinin açıklamaları diyor ki, parti örgütü yöneticilerin değil, üyelerin ortak siyasal alanıdır. Yöneticiler örgütün sahibi değil, üyeler tarafından belirli bir süre için görevlendirilen, çalışmaları koordine eden, yaptığı her işin de hesabını veren kişiler olmalıdır. Yani YENİ Parti aslında böyle bir siyaset modeli istiyor ve bu işte ilçe başkanlığı seçimleri, il başkanlığı seçimleri ve kurultayda bunun bir turnusol kâğıdı olacak. Ben genel merkeze çok güveniyorum. Genel merkezden bütün genel başkanımız Sayın Özgür Özel'in, genel başkan yardımcılarımızın açıklamalarından, pratiğinden bu işi ne kadar ciddiye aldıklarının ve ne kadar samimi olduklarının farkına vardım. Biz de artık seçim sürecinde bunu yaşayarak bu pratiği de siyaset dünyasında kazandıracağız.

“ÇOK İYİ BİR SİYASİ PARTİ YÖNETİMİ İSTİYORSAK MENTAL YORGUNLUK OLMAMALI”

Az önce “belirli bir süreyi” vurguladınız. Ama genelde koltuklara oturan isimler üç dönem, dört dönem ne kadar gidebiliyorsa o koltuklarda oturuyorlar. Siz seçilirseniz ne kadar süre ilçe başkanlığı yapmayı hedefleyeceksiniz?

Ben daha önce herhangi bir siyasi partide yöneticilik yapmadım ama benim hayat pratiğim sivil toplum örgütlerindeki yöneticilik pratiklerimdir veya barodaki yöneticilik pratiğimdir. Ben büyük bir aşkla ve şevkle girdim bu örgütlerin içerisine veya işte baroda yöneticilik makamına. Ama her bir görevimde ben kendim dedim ki, artık benim en verimli çağım bitti, sunabileceğim her şeyi sundum ve artık bundan sonra da genç arkadaşlarımın, yeni arkadaşlarımın önünü açmam gerekiyor. Yani her bir yöneticilik görevimi de ben aslında bir seçim kaybıyla değil, kendi irademle, aday olmayarak bıraktım ve benden sonra gelecek arkadaşlarımın, genç arkadaşlarımın önünü açtım. Çünkü bu bir bayrak yarışı ve bizim hiçbir şekilde yani mesela çok iyi bir baro istiyorsak, çok iyi bir baro örgütü istiyorsak, çok iyi bir dernek örgütü istiyorsak, çok aktif çalışması yapan ama çok iyi de bir siyasi parti yönetimi istiyorsak artık mental yorgunluğa da izin vermememiz lazım. İnsanları da bıktırmamamız lazım. Benim ilçe başkanlığım için de aynı şey geçerli olacak.

“SEÇİLDİĞİMDE SÖZ SÖYLEMEYİ BEKLEYENLERİN ÖNÜNÜ AÇACAĞIM”

Yani seçildiğim takdirde bu partiye inanarak, gönül vererek gelmiş, benim gibi hep böyle bir adım geride durarak şimdiye kadar artık siyasi sahnede sözünün dinlenebileceği bir noktayı bekleyen bireylerin önünü ilk günden itibaren açacağım, birlikte çalışacağız. Benim vay bu kişi çok parladı, çok ön plana çıktı, işte halkta da çok büyük bir desteği var, ya da işte kota itibariyle benden daha genç, benim gelecekte önümü tıkar, böyle bir anlayışım kesinlikle yok. Yani şunu da belirteyim, ben burada artık ülkeme, halkıma, aileme, kendime, komşuma, yani herkese yaşanabilir bir ülkeyi sunmak istiyorum.

Seçildiğiniz taktirde nasıl bir yönetim listesi oluşturacaksınız?

Genel merkez diyor ki, buna yönelik bir yönerge açıklamış. Bir kere diyor, burada kardeşlik hukukunu bozmayacaksınız. Yani birbirinizin yüzüne bakmaktan vazgeçmeyeceksiniz. Burada ayırım yapmayacaksınız. Herkes birbirine sahip çıkacak. Kimseyi de ötekileştirmeyeceksiniz. Ayırmayacaksınız. Benim için kadın, çocuk konusu çok önemli. Çevre çok önemli. Eskişehir'de yaşıyoruz. Yani bir sürü müstakbel maden sahasının üzerindeyiz. Dolayısıyla çevre çok önemli. Hayvan hakları ile ilgilenmek çok önemli. Göç hukuku da çok önemli. Bunlara yönelik politika üretmek de çok önemli. Yani bu tarz uzmanlıklara da dikkat etmek gerekiyor. Yine kırsalda 50 mahallemiz var bizim. Kırsaldaki 50 mahallemizin bizden beklentisi tarım politikaları ve hayvancılık politikaları olacaktır. Bu noktada da söz söyleyebilmek çok önemli. Dolayısıyla ben 24 kişilik bir yönetim kadrosunu hiç de kalabalık bulmuyorum. Burada herkese de yer olduğunu değerlendiriyorum. Ve yönetimi seçerken hem mahallelerin temsiliyetini esas alarak ama aynı zamanda bizim iktidara yürüyen bir parti olduğumuzu da gözden kaçırmayarak kardeşlik hukuku içerisinde bir yönetim kurulu oluşturmayı planlıyorum. Ve bütün bu kriterlere de dikkat edeceğim.

“BENİM DAVETİM ÖZGÜR ÖZEL’İN DAVETİ”

Daha önce basında bahsettim. Zannediyorum yani bu kibir olarak falan mı algılandı, bilmiyorum. Asla öyle biri değilim. Ama ben şunu söylemiştim. Ben Rahmi Bey'e önce teklif edeceğim demiştim. Bunu da hani özellikle buradan da sizin kanalınızla açıklama yapmış olmak isterim. Bunu bir kibir, bir ego veya başka herhangi bir şeyle değil. Biz geçmişin de tecrübelerini asla arkamızda bırakmak istemeyiz. Artı tecrübeli bir aday olmasaydı bile karşımda o da partiye bir katkı sunmak istiyor. Bir destek sunmak istiyor. O da partisini iktidara taşımak istiyor. Onu da asla küstürmemeliyiz. Kardeşlik olarak, yüz yüze bakma hukuku olarak yapmamız gereken budur diyerek. Ben üçüncü bir aday çıkarsa ona da teklif edeceğim. Bu Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı’nın tasarrufu değil. Bu davet genel merkezin tasarrufu her şeyden önce. Bu davet Özgür Özel'in daveti. Bunu da böyle değerlendirmek lazım. Yani benim bu siyaseten düşüncelerimin genel merkezin düşünceleriyle örtüşmesi de beni çok mutlu etti.

“BEN ÜYENİN ADAYIYIM”

Yola “Ben kimsenin adayı değilim” diyerek çıktınız. Bu söylem sahada nasıl karşılık buldu?

Şöyle söyleyeyim; ben gerçekten halkın adayı olduğunu hissettim sahada. Hiç tanımadığım pek çok insan, şimdi benim ablam oldu, abim oldu sağ olsunlar. Çok çok çok değişik isimler, çok çok çok değişik kitleler. Yani herkes dedi ki, evet ya biz etrafında olmalıyız. Yani ben samimi olarak kendimi ifade edebileceğim, kendimi var edebileceğim bir sistemde kendi adaylığımı açıkladım. Ve bu da gerçekten yılmış olan ya da işte yeni bir arayışta olan insanlarda bir karşılık buldu. Ben hala söylüyorum. Kimsenin adayı değimlimdeki kasıt şeydi; yani biliyorsunuz siyaseten bazı şeyler var işte isimler var. Ve hep böyle oldu, hep birileri sundu, hep birileri takdim etti sizi. Benim kastım buydu. Ama ben bugün size şunu söyleyebilirim. Ben halkın adayıyım. Bunu çok açık ve net söyleyebiliyorum. Bana gösterilen teveccühten bunu söyleyebiliyorum. Ben üyenin adayıyım.

“YENİ PARTİ’NİN SEÇİM PRATİĞİNİ GÖRMEK İSTEYENLER VAR”

Sokakta, dışarıda YENİ Parti’nin bu seçim pratiğini bir görmek isteyenler. Gerçekten eylem ve söylem uyumlu mu değil mi? Bunu da test etmek isteyen bir kitle var. Ve bu kitle de bakıyorum bunu çok yürekten destekliyor. Yani hiç tanımadığım insanlar benimle ilgili, bu politikamla ilgili sosyal medyada bir şeyler yazıyorlar, tweet atıyorlar. Bu beni çok onure ediyor. Çünkü gerçekten aslında halkın aradığı bu. Halkın aradığı kendi müstakil varlığıyla orada olan samimiyetini muhafaza eden, nazik, ne olursa olsun hakkını da arayan ama hakkını da ararken bağırmayan, çağırmayan. Biz artık çok sıkıldık bağırmalardan, çağırmalardan. İlla da hakkımızı ararken veya kendimizi ifade ederken bağırmaya, nara atmaya, nutuk çekmeye de ihtiyacımız yok. Aslında halkın aradığı kişi de ben oldum.

“OPERASYON VARSA BUNA İLK KARŞI DURACAK KİŞİ BENİM”

Ayşe Ünlüce, İbrahim Arslan, Sinan Özkar, Erdal Çakıcıer gibi isimler size oy vereceklerini açıkladı. Bu desteği nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yani ben onure oldum bir kere. Benim için siyasi hayatta çok kıymetli isimler saydığınız isimler, siyaset yapmaya karar verdiğimde veya yaparken çok örnek aldığım isimler. Şunu da söyleyeyim bir ötekileştirme asla istemiyorum. Yani Kazım Başkan da benim için çok kıymetli, çok özel. Bugünkü pratiği ne olursa olsun ben kendisini de ziyaret ettim. Hatta bazı söylemler var işte bizim kulağımıza da bu söylemler geliyor. Yok ben butlancıların adayıymışım ya da işte ben Kazım Kurt'u bitirme operasyonunun bir halkasıymışım. Buradan da açıkça söyleyeyim böyle bir operasyon varsa da ben bilmiyorum. Böyle bir operasyon varsa da buna ilk karşı duracak kişi benim. Kimsenin de kimseye böyle operasyonlar yapmaya hakkı yok. YENİ Parti operasyonların partisi değil. Ben YENİ Parti’nin parti programını, tüzüğünü okuyarak buraya gelmiş biriyim. Bu kadar bütünleştirici, bu kadar kucaklayıcı, bu kadar birleştirici ilkeleri olan bir partinin de operasyon partisi olmayacağına kesinlikle eminim.

“İTİRAZLAR SADECE ‘OYUM CEVAHİR ÇALIKUŞU’NA’ DİYENLERE”

Ya da şöyle bir şey konuşuldu. Ayşe Hanım tarafını açıkladı, İbrahim Aslan tarafını açıkladı. Biraz tarafı açıklamak gibi değildi, Cevahir Çalıkuşu belediye başkanlarından böyle bir destek aldı, ziyaret etti gibi eleştirdiler. Şimdi şunu söylemek zorundayım. Hepimiz bu şehirdeyiz. Şimdi ben aynı zamanda Odunpazarı İlçe Örgütü'nün bir üyesi olarak, YENİ Parti Odunpazarı'na kayıtlı bir üye olarak bu ilçe örgütünün sosyal medya hesabını takip ediyorum. Birçok kişi de takip ediyor. Yani Ayşe Başkan'ın açıklama yaptığı tarihe bakıldığında, bu tarihten bir gün önce Atatürk Bulvarı'nda bir kafede yöneticilerin dışında beş kişiyle toplantı yapıldığı ve bu toplantıda yönetici kadrosundan çok kıymetli başkanım Sayın Kazım Kurt’un, çok kıymetli il başkanım Sayın Talat Yalaz'ın ve çok kıymetli karşımdaki aday Sayın Rahmi Çınar'ın bir arada, el ele, kol kola pozlar verdiği ve bunların da çarşaf çarşaf yayınlandığı bir seçim süreci yaşıyoruz. Saygı duyarım. Onlar da çok açıkladılar. Yani burada bütün itirazların “Oyum Cevahir Çalıkuşu'na” diyen kişiye gitmesinin de yanlış olduğunu değerlendiriyorum.

“TALAT YALAZ’IN TARAFINI AÇIKLAMASI SEÇİM GÜVENLİĞİ AÇISINDA PROBLEM”

Acaba insanlar neden böyle bir açıklama yapma gereği duydu? Acaba tarafsız görünmelerinin zaten eşit olarak sürdürülmeyen bir yarışta dezavantajlı konumda olan ama gönüllerinden de ilçe başkanı olarak görmek istedikleri kişiye zarar vereceğini mi düşündüler? Aslında bu soruların muhatabı destek açıklamaları yapandır. Ama benim gördüğüm ve gözlemlediğim, biz burada bir demokrasi şöleni yapabilecekken, ben de beklerdim ki çok sevgili Kazım abimden, kenarda durup iki aday yarışacak, biz yeni bir partiyiz, yeni söylemlerimiz var, yeni politikalarımız var, biz kimseyi desteklemeyeceğiz. Yani mesela il başkanının bile şu an taraf açıklamasını ben doğru bulmuyorum. Yani bir belediye başkanı belki bunu söyleyebilir, ben onunla çalışmayı daha uygun buluyorum diyebilir. Ama şu an kendi seçimini tamamlamamış, kendisi de genel merkez tarafına atanmış ve ilçe seçiminden sonra kendisinin de bir seçim sürecine gireceği il başkanının böyle bir açıklama yapması, bir kere seçim güvenliği açısından da aslında ciddi bir problem. Çünkü o seçimin organizasyonunu yapacak, seçimin güvenliğini o sağlayacak ve yeni partinin ilk seçiminin yüz akı mı olacağı, yüz karası mı olacağı aslında il başkanına yazacak. Bana ya da karşındaki adaya da yazmayacak.

“BURADA ÇOK BÜYÜK EŞİTSİZLİK VAR”

Dolayısıyla burada özellikle il başkanının böyle bir açıklama yapması, açıklama yapmadan önce de sahada çalışarak, tamam il başkanın açıklaması belki dün geldi ama pazartesi akşamına bakalım, yani diğer destek açıklamalarından önceki güne bakalım. Şu an hali hazırda kaldırılmadıysa veya bu açıklamadan sonra kaldırılmayacaksa var. Yani 10 kişilik, 15 kişilik bir toplantıda bunun yarısından fazlası zaten Rahmi Bey'in mevcut yönetimi. İl başkanımın bu toplantıda bulunması, biz bir aradayız, biz birlikteyiz mesajı vermesi. Bence şahsi kanaatim, burada çok büyük eşitsizlik var. Destek açıklaması yapanlar, biz de en azından kendi oyumuzu açıklayalım dediler. Yani bu insanlar oylarını açıkladı. Bu insanlar benimle birlikte herhangi bir yere gelip de adayımız bu deyip elimi kaldırmadılar.

“ÖZELLİKLE ‘KİMİN ADAYISIN?’ DİYE SORULDU”

Sizin için “Cevahir Çalıkuşu’na AK Parti ve CHP’liler destek veriyor” gibi dedikodular yapıldı. Bunları takip ediyor musunuz?

Çok açık ve net şunu söyleyeceğim. Ben basına çıkmadan önce, bunu da artık açıklamam gerektiğini düşünüyorum. Basına çıkmadan önce ben dediğim gibi kendi siyasi kültürüm gereği önce Büyükşehir Belediye Başkanı'mdan başladım, temsil ettiği makamı dikkate alarak. Sonra da dedim ki ben Odunpazarı bölgesinde çalışacağım. Odunpazarı Belediye Başkanı'mı ziyaret ettim. Büyükşehir Belediye Başkanı'mla toplantım 10 dakika veya 15 dakika sürdü. Tebrik ederim, hayırlı olsun, yolun açık olsun denilerek tamamlandı. Odunpazarı Belediyesi'ndeki randevum iki saati aştı ve bana sürekli şey soruldu. Doğrudan başkanım tarafından da değil, o an odada olan, başkanımın da çok yakınında olan birisi özellikle sordu bu soruları. Kimin adayısın? Arkanda kim var? Senin adını şu gazete dillendirdi, bu gazete bize yakın değildir. Senin adını eğer biz şu gazeteden duysaydık veya bu medyadan duysaydık bu bize yakındır gibi. Daha orada başladı aslında ayrışma. Sonra dedim ki ben kendi başıma adayım, siz hepiniz beni tanıyorsunuz bunu bana soranlar da tanıyor.

“SEN NİYE 3 HAFTA ÖNCE GELİP BİZE ADAY OLMAK İSTEDİĞİNİ SÖYLEMEDİN?”

Başkanım odasından çıktık. Sonrasında bu abimiz dedi ki oturalım, konuşalım bakalım ben seni dinlemek istiyorum. Acaba arkamda gerçekten biri var mı? Bu tespit edilmeye çalışıldı. Ben de yanıtladım bütün soruları. Zaten arkamda biri olsaydı ve kaygılarım olsaydı ben orada ekstrada kalmazdım. Çıkar giderdim, yapmam gereken bu olacaktı ama ben kendime bu kadar çok güvendiğim için kaldım. Dedim ki arkamda kimse yok ve bana şu geldi: Ya sen niye 3 hafta önce gelip bize aday olmak istediğini söylemedin? Dedim ki tam da bu sebeple ben size 3 hafta önce gelip aday olmak istediğimi söylemedim.

YENİ Partili Kazım Kurt: Kurultay sürecinde yeni olduğumuzu göstermeliyiz
YENİ Partili Kazım Kurt: Kurultay sürecinde yeni olduğumuzu göstermeliyiz
İçeriği Görüntüle

“BENİM ÇALIŞTIKLARIMIN TAMAMI KAZIM BAŞKANA YAZILACAK”

Çünkü ben kapsayıcı, birleştirici, bütünleyici bir aday olmak istiyorum. Ben neden size geçmişte gelip ya ben siyaset yapmak istiyorum, elimden tutun demediysem 3 hafta önce de bu sebeple gelmedim. Bu kadar yani hala da bunun arkasındayım. Desteklerler, desteklemezler ben saygı duyuyorum. Ben Kazım Başkan'a da evvelsi gün söylediğim, ben kendime yakışanı yaparım. Ben şimdiye kadar Kazım Başkan'ımın önünden de bir kere geçmedim. Ama ben kazandığımda o kadar çok çalışacağım ki benim çalıştıklarımın tamamı Kazım Başkan'ıma yazılacak. Yani alet işler övünür diye atasözümüz var bizim. Ben çalışacağım, Kazım Başkan'ım Odunpazarı’nı bir adım daha ileriye götürmüş olacak. Ve o benim hep abim olacak, hep başkanım olacak. Asla bir saygısızlık da yapmam, kendime yakıştıramam. Çünkü ben kendime yakışanları yapmakla mükellefim.

YENİ Parti üyelerine bir mesajınız var mı?

Ben üyelerin bu değişimin öncüsü olduğunu değerlendiriyorum. Özellikle bu kadar kısa zamanda bu kadar yoğun üye katılımı aynı zamanda biliyorsunuz üyelik için de partiye ekonomik de bir katkı sağlamak, bir arada olmak duygusu gerektiğinden bu kadar yoğun üye katılımı ve bu kadar yoğun bir şekilde partiye de bir katkı sağlandıysa üyeler de artık değişimin tarafındalar. Üyeler de söz hakkı olsun istiyorlar. Ama bunun yolu da sandıktan geçiyor. Ben 27 Eylül Pazar günü Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek ön seçime bütün üyelerimizi bekliyorum. Çeşitli benden oy istedi, oy istemedi gibi şeyler kulağıma geldiği için söylüyorum. Ben bütün üyelerimizden oy istiyorum. Bütün üyelerimizin oyuna talibim.

Kaynak: Meltem Karakaş