28 Mayıs 2018 Pazartesi, 06:12

 7--İbrahim ŞAVK (CUMADAN CUMAYA)

“ANA BAŞTA TAC İMİŞ...”

989

Cenab-ı Hak insanları bir ana-babadan yarattığını bildiriyor. (Nisa suresi A:1).
Böylece biz ana-babamızı sebeb-i hayatımız biliyoruz. İnsan onlara ömür boyu şükran borçludur. Günümüzde ana-babasını dövenlerden tutun da para pul için onları öldürenleri bile üzüntüyle görmekteyiz.
Cenab-ı Hak insanlara görev olarak kendi hakkından sonra ana baba hakkına riayeti emrediyor. Kutsal kitabımızın 283.sahifesindeki İsra Suresi’nin 23.-24. Ayeti Kerime’si şöyle buyuruyor.
“Rabbin kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, ana babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri yada her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa sakın olara “öf!” bile deme; onları azarlama onlara tatlı ve güzel söz söyle”
“Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve deki; Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı” (İsra 23-24.sh:283)
Sevgili Peygamberimize biri geldi ve dedi ki; “Ya Rasulüllah! insanlar için ihsan ve iyiliğime en layık olan kimdir?
Efendimiz cevaben;
-Anandır, buyurdu. Gelen kişi aynı soruyu sonra kimdir? diyerek iki defa sordu. Efendimiz, “Anandır” buyurdu. Dördüncü soruyada “Baban”dır cevabını verdiler. (Buhari, Edep:2)
Bu Hadis-i Şerif, bizlere ana hakkının baba hakkından üç kat fazla olduğunu bildirmektedir. Maneviyat aleminin büyüklerinden Ebu’l Haseni Harkani şöyle anlatır: İki kardeş vardı. Bunların hizmete muhtaç yaşlı bir anaları vardı. Her gece nöbetleşe analarına bakarlardı. Anasına bakma nöbeti kendisinde olan kardeş diğer kardeşine ben bu gece ibadet etmek istiyorum anamıza sen bakıver, dedi. Nafile ibadetteki kardeş secdede uyuya kaldı ve bir rüya gördü. Rüyasında bir ses ona;
- Kardeşini affettik, seni de onun hatırı için bağışladık deyince,
- Ben Allah’a ibadet ediyorum. Kardeşim ise anneme hizmet ediyor. Fakat beni onun hizmeti yüzünden bağışlıyorsunuz. Neden?.. ayni ses;
- Evet senin yaptığın nafile ibadete bizim ihtiyacımız yok. Fakat kardeşinin annene yaptığı hizmete onun ihtiyacı var, karşılığını verdi.
Sevgili Peygamberimiz (a.s); Ana babaya yapılan saygısızlığı büyük günahlardan saymıştır. Şöyle buyurdular;
“Size büyük günahların en büyüğünü bildireyim mi? diye sordu.
“Evet bildir” diyen Ashab-ı Kiram’a bunları sırasıyle;
- Allah’a şirk (ortak) koşmak, ana-babaya karşı gelmek, haksız yere adam öldürmek ve yalan söylemek, olduğunu belirtti. (Buhari Edep:6)
Rasülullah Efendimiz (a.s) Birgün; “Bir kimsenin ana-babasına sövmesi büyük günahlardandır” buyurunca Sahabe;
-Bir kimse anne-babasına nasıl söver? Ya Rasulüllah dediler. Efendimiz;
“Biri başkasının anasına söver, O da tutar bunun ebeveynine (ana babasına) söver” diye cevap verdi. (Buhari, Edep:4)
Ölmüş olan ana babayı ziyaret: Mayıs ayının 2.Pazarı kutlanan Anneler Günü, sağ olanlar çiçek ikramlarıyle memnun edilmeye çalışılır ama ya ölmüş olan ana babalar.. Ölenlerin hiç hatırı yok mu?
Ölmüş olan ana babalar için kabristanlığa gidilerek ziyaret edilmeli onlarak çiçek (çelenk) yerine baş ucunda Bir Fatiha ile 11 adet İhlas-ı Şerif (Kul hüvallahü ehad...) okuyup bağışlanmalıdır.
Huzur evine bırakılan ana babalar:
Görevimiz dolayısıyle ziyaret ettiğimiz huzur evlerinde ana babaların gözyaşları böyle özel günlerde sel olup akıyor. Bir ana ağlayarak;
-Sorma hocam! iki oğlum iki kızım vardı. Onları öyle zorluklarla büyüktüm okuttum ki anlatamam şimdi beni buraya attılar, ne arıyor ne de soruyorlar. Rabbin onlara da benim çektiğimi göstersin.. diyor.
Ben de ilenme anne! sonra pişman olursun diye teselliye çalıştım ama nafile. Bedduanın sonu gelmiyordu.
Cenab-ı Hak bir kısım günahların birazını dünyada göstermektedir. Bu günahlar ana-baba-evladlar arasındaki münasebetlerdeki günahlardır. Evladlarından iyilik görmek isteyenler, ana-babalarına iyilik etsinler.
Anneleri en çok üzen, darıltan olay, evlenen çocukların eşlerini birinci plana alıp analarını ikinci plana atmalarıdır. Ana oğlunu binbir zahmetle doğurup büyütür, evladından iyilik saygı bekler, okutur, evlendirir. Evlendikten sonra anaya sevgi, saygı azalır, ikinci plana atılırsa ananın kalbi kırılır, yıkılır.
Evlatlar anaya saygıda kusur etmemeli, eşin yeri ayrı, ananın değeri ayrıdır. Evlilikte sevgi, saygı prensiplerini karıştıranlar iflah etmez.
Sevgili Peygamberimizin “Cennet anaların ayağı altındadır” sözünü hiç ama hiç unutmamalıyız. “Ayağı altından” murad onların rızasıdır.
Başlığımızı tamamlayalım:
Ana başta tac imiş Her derde ilaç imiş
Bir evlad pir olsada Anaya muhtaç imiş
Hoşçakalınız.

  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar