8 Temmuz 2020 Çarşamba 952 Okunma

ATAÇ; “HER KESİME YATIRIMLARIMIZ SÜRECEK”

 


Geçtiğimiz günlerde Tepebaşı Belediyesi’nin yapımı devam eden özel bir projesini yorumladık.


Fatih’te, belediyeye bağışlanan bir alanda yükselmeye başlayan “Erken Çocukluk Eğitim Merkezi”nin, gelecek kuşaklara katacağı değerlerden söz ettik.


Sağlıklı nesiller yetiştirme adına, Tepebaşı Belediyesi’nin sorumluluk aldığını belirterek;


“Sosyal belediyecilik konusunda Tepebaşı ilkleri yapmaya devam ediyor” yorumunu da eklemiştik.


+++


Söz konusu yazımızın ardından dün aradı Başkan Ahmet Ataç.


Devam eden belediye çalışmalarına dair kısa bir sohbet ettik önce.


Ardından lafı, bizim de buradan zaman zaman anlattığımız mahallelerdeki sosyal dönüşüme getirdi.


Tepebaşı’nda neredeyse her mahallede halkın hayata katılacağı sosyal alanlar oluşturduklarından söz etti.


Belediye olarak halkla birlikte bir gelişim gösterildiğini anlattı daha sonra…


Tepebaşı’nın bunun meyvelerini almaya devam ettiğini de dile getirdi.


Ardından ise, bizim sözünü ettiğimiz “Erken Çocukluk Eğitim Merkezi”nin konusunu açtı.


Başkan Ataç, “Tepebaşı artık kocaman bir aile oldu.


Bu tesisler aracılığıyla da, bu büyük aile bir araya gelip, buluşma imkânı buluyor.


Tepebaşı Ailesi olarak, elbette çocuklarımızı da hep birlikte sağlıkla ve güvenle yetiştireceğiz.


Onlar bu ülkenin ve bu şehrin geleceğidir.


Çocuklarımıza daha çok yatırım yapmamız gerekiyor.


Bu nedenle, senin aracılığın ile imkânımızın olduğu her mahallede buna benzer tesisler açmaya devam edeceğimizin müjdesini verebilirim” diyerek sözlerini tamamladı…


Bizde gazetecilik görevimizi yaparak sizlere yeni tesislerin geleceğinin haberini buradan duyuralım.


Öyle görünüyor ki, Tepebaşı’ndaki semtler kalkınmaya ve gelişmeye daha da devam edecek…


 


*******************


 


SADECE BAKIYORUZ!


 


Doktor hastanenin penceresinden baktığında bir grup akıl hastasının aynı delikten baktığını fark eder.


Dakikalarca deliğin bulunduğu duvarın önünden ayrılmazlar.


Sırayla delikten içeri bakmaya devam ederler.


Elbette merak içinde kalır ve soluğu hastalarının yanında alır.


Bir de kendisi bakar delikten içeri.


Ama deliğin içerisi kapalıdır ve bir şey görünmez.


Kızarak fırlar yerinden;


“Ben burada bir şey göremedim yahu!” diye çıkışır oradakilere…


Hastalarda ağız birliği ederek şu şekilde yanıt verirler doktorlarına;


“İyi de biz yıllardır bakıyoruz bir şey göremiyoruz, sen tek bakışta nasıl göreceksin?”


+++


Fıkra işte…


Gülüp geçeriz çoğu zaman ama kendimizi ve çevremizde olup biteni anlamak adına da bir fırsat sunarlar bize.


Yıllardır siyaseti takip ederiz örneğin.


Hatta öylesine fanatik şekilde parti tutarız ki, kendimizi parçalarız partiyi ve genel başkanını korumak için.


Oysa daha bugüne kadar o partinin yazılı programlarını bir kez bile okumamışızdır.


Tarafını seçtiğimiz partinin gençler için, yeniçağa ilişkin ne düşündüğünü bilmeyiz.


Geleceğe dair fikirlerini bilmeyiz.


Vizyonundan, misyonundan bihaber yaşarız.


Bizi temsil etmesi için çıkarılan vekil adaylarını hiç mi hiç tanımayız mesela.


Sadece bize “seç” derler, hiçbir şeyden habersiz olarakta bizde bir güzel seçeriz.


Yani “körü körüne” yapılır bizim ülkemizde siyaset.


İşte bu yüzden de bugünkü kuru gürültü siyasete, potansiyelsiz siyasetçilere ve onların koskoca bir ülkeyi ve toplumu köreltmesine razı oluruz…


Çıkarların, menfaatlerin, kayırmacılıkların, torpillerin havada uçuştuğu bir siyaseti aslında kendi elimizle yarattığımızı bir türlü göremeyiz!