Rabbimize ne kadar şükretsek azdır. Bizleri bu mübarek günlere eriştirdi. Oruç tutarak fitrelerimizi vererek kendi nefsimizi temizledik. Zengin olanlarımız zekâtlarını vererek mallarını da temizlediler. Böylece maddi ve manevi temizliğimizi yaparak Müslümanların en büyük bayramı olan Ramazan Bayramına eriştik.
Bayram sevinç ve eğlence günü demektir. Gerek islamiyetten önce gerekse sonra bayramlar insanoğlunun hayatında mühim bir yer kaplamıştır.
Dini esaslara milletimizin örfüne aykırı düşmeyecek bir bayram yapabilmek için dikkat etmemiz gereken ölçüler bulunmaktadır. Onları bilgilerinize arz etmek isterim.
Bayram günlerinde dini esaslara ve milli harslara aykırı bir davranışta bulunmamaktır. Bayram günlerinde islami çerçeve içinde kalmak, islamın temel pirensipleri ile çatışmamak şartıyla örf ve adetlere göre eğlenmek caizdir. Bayram kutlaması deyip (okuyucularımı tenzih ederim fakat bugün cemiyetiz de bulunduğu için hatırlatmak zorundayım) içikiler içiliyor, kumarlar oynanıyor, haramlara kol kol seyehatler tertip ediliyorsa buna İslam da yer bulmak mümkün değildir. Ne yazık ki cemiyet fertlerinin birbiriyle kaynaşmasını temin gayesi güden bayramlar, bazılarınca vesile edilerek tatil beldelerinde kutlanmaktadır. Misafirlerimize mali imkânlarımız el verdiği kadarı ile tatlı vs. ikram etmelidir. Bazı muhitlerin adetlerine özenip, dinimizce yasaklanmış bulunan likör ve benzeri içkileri ikrama asla teşebbüs etmemelidir.
Türkiye'mizde belirli bir çevre Ramazan Bayramına "Şeker Bayramı" demeyi tercih etmektedir. İhtimal bayram ziyareti münasebetiyle ziyarete gelen müsafirlere şeker, lokum, çikolata, tatlı ikramından hareketle bu ismi kullanıyorlar olabilirler ama dini isim ve kavramların korunması kadar önemlidir. Peygamberimizden bize intikal ettiği şekliyle bu bayramları isimlendirmek ve gelecek nesillere taşımak müslümana düşen vazifeler arasındadır.
Bayram günü Allah Teala'nın biz kullarına tahsis buyurduğu bir ziyafet günüdür. Bu sebeple o günlerde oruç tutmamalı, evinde olan nimetlerden yemeli ve ziyaretçilerimize ikram etmelidir.
İlim veya yaşta büyük olanların bayramlarını tebrike varmalı, hastaları ve hapishanede bulunan Müslümanları ziyaret edip kendilerine ümit ve teselli verici konuşmalar yapmalıdır.
Ziyaretimize gelenleri güler yüzle ve güzel sözle karşılamalı, münasip ikramlarda bulunmalı ve çocuklara bahşiş ve hediyeler vermelidir. Dargın bulunduğumuz kimselerle barışmalı, iki kişi arasındaki kırgınlığı düzeltmeli ve sevgi ile kucaklaşmalarını temin etmelidir.
Çocuklarımızı bahar çiçekleri gibi giyindirirken, yetimleri ve öksüzleri ihmal etmemeli, yoksulları unutmamalı ve onları da sevindirme çareleri aramalıdır. Anasını veya babasını kaybetmiş yavruları ve gülmesini bile unutmuş bahtsızları, müşfik davranışlarımızla mesut etmelidir.
Düşman milletlerin elinde esir bulunan din kardeşlerimizin, hürriyetlerine kavuşması için dua etmeli; vatan hasretiyle yanan gönüllerindeki cihat aşkının devamı için niyazda bulunmalıdır.
Cenab-ı Hakk idrak ettiğimiz Ramazan Bayramı'nı huzur ve sevinç dolu bir kalple yaşamayı ve ebedi hayatın bayramı olan cennet ve Cemalullah'a nail olmayı cümlemize nasip eylesin
Yorumlar