Futbolda bazen alınan bir puan, kaybedilen iki puandan daha fazlasını anlatır.
Eskişehirspor sezona 4-0’lık Alanya galibiyetiyle başladı.
Uşak’ta ise 2-0 geriye düştüğü maçtan 2-2’lik beraberlikle çıktı.
Tabela çok kötü değil. Ama futbolun verdiği mesaj daha önemli. Çünkü Uşak’ta Eskişehirspor’un bazı eksikleri artık açık şekilde ortaya çıktı.
***
Alanya maçında da savunmada bazı sıkıntılar vardı.
Direkt toplar, savunma arkası koşular, geçişlerde verilen boşluklar...
Ancak 4-0’lık skor bütün bunların üzerini örttü.
Uşak’ta ise aynı hatalar affedilmedi.
Rakip ne yapacağını biliyordu.
Merkezi kapattı, alanı daralttı ve uzun toplarla Eskişehirspor savunmasının arkasına sarktı.
Sonuç? 4 dakika içerisinde gelen iki gol.
Üstelik iki gol de kalecinin uzun pasının asiste dönüşmesinden...
Şampiyonluk hedefleyen bir takım için kabul edilmesi çok zor.
Alanya kaçırdı, Uşak attı.
Daha güçlü rakipler affetmez.
Eskişehirspor’un burada ciddi bir savunma dersi çıkarması gerekiyor.
***
45+1’de Abdülkadir Öksüz’ün golünün önce verilip ardından iptal edilmesi elbette tartışılacak.
ararın neden değiştiği konusunda soru işaretleri var.
Levent Gümüşdere ve yardımcı hakem Yunus Yıldız’ın pozisyondaki karar değişikliği Eskişehirspor cephesinde tepki yarattı.
Hakem hatası var mı? Var...
Ancak bütün maçı hakem üzerinden okumak doğru değil.
Çünkü Eskişehirspor’un Uşak’ta puan kaybetmesinin tek nedeni hakem değildi.
İlk yarıda üretkenlik yoktu.
Ön alan baskısı yoktu.
Rakibin kapattığı merkeze karşı yeterli çözüm üretilemedi.
Ve en önemlisi savunmada iki basit hata, iki gol olarak geri döndü.
Hakem hatası tartışılır.
Takımın hataları ise düzeltilir.
Asıl mesele burada.
***
Beykan Şimşek yine sorumluluk aldı.
Penaltıyı gole çevirdi.
Ardından Atalay Yıldırım’ın golünde asist yaptı.
İki haftada iki gol, iki asist. Kaptan sezona iyi başladı.
Ancak şampiyonluk hedefleyen Eskişehirspor’un bütün hücum yükünü Beykan’ın üzerine bırakma lüksü yok. R
akip merkezi kapattığında alternatif üretmek gerekiyor.
Beklerin daha fazla oyuna girmesi gerekiyor.
Kanatların daha etkin kullanılması gerekiyor.
Bu tip sıkışan oyunlarda merkez orta sahada kaybolan bazı oyunculardan farklı formasyonlarla faydalanmak gerekiyor.
Uşak’ta savunmada ki büyük aksaklıklar kadar; orta sahada çözüm bekleyen detayları atlamamak gerekiyor...
Çünkü şampiyonluk için detayları iyi görmek gerekiyor.
Gerekiyor da... Gerekiyor...
***
Sonuçtan ziyade kazanımlar da yok değil! 2-0’dan sonra başkaldırış...
Oyuna sonradan girenlerin katkısı...
Ahmet Dereli penaltıyı kazandırdı. İsmail Kület sağ bekte o kanada hareket getirdi.
Mehmet Bağlı orta sahaya enerji kattı.
Atalay Yıldırım oyuna girdi ve kısa süre sonra golünü attı, Mert Başer ise son bölümde galibiyeti getirecek fırsatı yakaladı.
Yani Eskişehirspor’un kulübesinde de maçı değiştirebilecek oyuncuların varlığı yine ortaya çıktı.
Bu önemli.
Çünkü uzun lig maratonunda sadece ilk 11 değil, kulübenin gücü de belirleyici olacak.
***
Uşak’ta iki puan kaybedildi mi, yoksa 1 puan kazanıldı mı?
Bunu önümüzde ki hafta takım olarak verilecek reaksiyon belirleyecek.
Çünkü sezonun ikinci haftasında gelen bu beraberlik, doğru okunursa önemli bir uyarıdır.
Savunma zaafları giderilmeli.
Kapalı savunmalara karşı çözüm artırılmalı.
Bazı oyuncuların temposu ve performansı yükseltilmeli.
Ve özellikle deplasmanlarda oyun kontrolü daha üst seviyeye çıkartılarak akışkan hale gelmeli.
Çünkü şampiyonluk yolunda her maç farklı kazanılmaz.
Bazen rakip kapanacak,
Bazen oyun istediğiniz gibi gitmeyecek,
Bazen ilk golü siz yiyeceksiniz,
İşte o anlarda kendi oyununuzdan vazgeçmeyerek, büyük takım farkını ortaya çıkaracaksınız!
Uşak’ta alınan bir puan bugün birçokları için can sıkıyor.
Benim için tam tersi.
Bir yerde iyi oldu.
Herkesin ayağı yere sağlam basmalı. Sezon sonu ağlamaktansa bugün üzülmeyi tercih ederim.
Bu yüzden bu maçın mesajını değerli kılan yolun daha uzun ve tekrar ayağa kalkabilecek zamanımızın olmasıdır.
***
Evet Eskişehirspor’un kötü oynarken dahi hücum gücü şampiyonluk için umut veriyor.
Fakat savunması ne yazık ki henüz aynı güveni vermiyor.
Eksikleri görmek için ise bundan daha iyi bir zaman yok.
Bugün yapılan hata bir puana mal olur.
Yarın ise şampiyonluğa...
Geçen sezondan tecrübelerimiz var.
Biliyoruz ki sezon başındaki küçük bir ihmal, sezon sonunda büyük bir probleme dönüşüyor.
***
Eskişehirspor’un şimdi yapması gereken belli...
Uşak’ta yaşananları unutmak değil, ders çıkarmak.
Şampiyonluk yolunda yalnızca kaç puan aldığınız değil, kaybettiğiniz puanlardan ne öğrendiğiniz ve nasıl ayağa kalktığınız önemlidir.
***
Son olarak...
Uşak deplasmanında sahadaki mücadelenin yanında tribünde yaşananlar da Eskişehirspor adına düşündürücüydü.
Siyah-kırmızılı taraftara yalnızca 175 kişilik bölüm ayrılırken, tribün yanındaki boş alanın da kullanılmaması dikkat çekti.
Birçok taraftar stat dışında kaldı.
Münferit gelen, farklı şehirlerden taraftar bile stada giremedi.
Bilet uygulamasının önceden net şekilde duyurulmaması burada ciddi bir mağduriyet oluşturdu.
Artık bu konuda da bazı şeylerin aşılması gerekiyor.
Eskişehirspor yönetimi, deplasman öncesinde bilet ve kontenjan konusunda daha erken ve net adımlar atmalı.
Çünkü puan kaybedilir, maç kaybedilir, ama takımının peşinden binlerce kilometre gelen taraftarın stadyum kapısında kalması kabul edilemez...
Taraftar, deplasmanın misafiri değil; Eskişehirspor’un yol arkadaşıdır.
Ve asla unutulmamalıdır ki; bazen kaçan şampiyonluk kalbi kırılmış bir çocuğun veya yaşlı bir taraftarın göz yaşında saklıdır!
Umarım herkes üzerine düşeni alır...