Sosyal medyada yapılan bir paylaşım…

Deniliyor ki;

‘’Hırsızın , Rüşvetçinin , Ahlaksızın partisi olmaz. O şu partili , bu şu partili diye ayırım yapılmaz. Hırsız hırsızdır , ahlaksız ahlaksızdır. Sadece senin saflarında diye ahlaksızlığı savunmak seni de o ahlaksızlığa ortak yapar.

Şüphesiz egemen güç kendi ahlaksızını koruma zırhına büründürüyor, bizim mahalleye olmadık alçaklıkları yapıyor.

Şüphesiz yargı kararı olmadan kimseyi suçlu ilan edemeyiz.

Fakat bir de görünen köy var. Akılla izanla izah edilemeyecek zenginleşmeler, ahlaksızlıklar var.

Ben şahsım adına bizim mahallede olan bu rezaletleri çok daha fazla önemsiyor ve kınıyorum. Avukatlık bürosunda kurulan bir partinin ahlak anlayışı ile savaş cephelerinden gelip devlet kuran bir partinin ahlak anlayışı aynı olamaz, olmamalı.

Kuruluşun ve kurtuluşun partisi içindeki ayrık otlarını temizlemeli ve arınmalı. Hiç kimse bilmiyordum görmedim duymadım deme lüksüne sahip değil. Temizlenmeye önce kendi içimizden başlamalıyız. Ancak böylece ahlaksıza ahlaksız, hırsıza hırsız deme hakkına sahip oluruz.

Bu ceberrut iktidarın yaptıklarını halka anlatabilmenin ve Türkiye'de iktidar olmanın yolu temizlenmek ve arınmaktır. Nokta…’’

Paylaşımı yapan Cemal Okan Yüksel… Nam-ı diğer ‘’C.O.Y’’…

CHP eski milletvekili… 25’nci ve 26’ncı dönemlerde TBMM’de Eskişehir’i temsil etti.

Nasıl milletvekili olduğu da malum…

O dönemler ‘’Eskişehir’in emanet edildiği’’ Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Yılmaz Büyükerşen tercih ettiği için oldu.

Yılmaz Büyükerşen onu tercih etmeseydi, değil milletvekili olmak aday bile olamazdı.

‘’Hocanın eseri’’ dense olur.

Yılmaz Büyükerşen şimdi ne düşünüyordur acaba?

Bilemiyoruz ama sanki ‘’bin pişman olmuş’’ gibi…

Aralarında selam sabah bile çoktan kesilmiş durumda…

Neyse…

Cemal Okan Yüksel milletvekilliğine devam etmek istiyordu…

‘’Kemal Kılıçdaroğlu’nun Başdanışmanıyım’’ diyerek yeniden aday yapılacağına inanıyordu.

‘’Eskişehir olmasa bile İzmir kesin’’ falan bile deniliyordu.

Ama umduğunu bulamadı.

‘’Hoca oluru’’ olmayınca kendisine aday listelerinde yer verilmedi.

Milletvekili son bulduğundan sonra sesi soluğu çıkmaz oldu.

Sesi soluğu çıkmadığı gibi ortalıkta görünmez de oldu. Ne parti toplantılarına katıldı ne de etkinliklerde kendisini gösterdi.

‘’Küsmüş’’ gibi köşesine çekildi.

Paylaşımını görünce şaşırmadık desek yalan olur.

Demek ki hala Eskişehir’de ve yaşıyor imiş…

Neyse…

Paylaşımını Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik olarak yürütülen yolsuzluk soruşturması üzerine yaptığı belli…

İyi de, soruşturma kapsamında tutuklananlar arasında tek CHP’li bile yok.

Tamamı kamu görevlisi…

Dahası siyasi görüşleri açısından da CHP’li oldukları söylenemez…

Doğal olarak CHP’nin o kişilerle ilgili bir yaptırımda bulunması da söz konusu olamaz…

Cemal Okan Yüksel bunları bilmiyor mu?

Bilmemesi düşünülemez. Elbette ki biliyordur.

Peki ‘’CHP arınmalıdır’’ derken neyi, kimi kastediyor?

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ı kastediyor olabilir mi?

Bilemiyoruz artık…

İşin bir başka yanı daha var.

Cemal Okan Yüksel’in paylaşımı bize hiç yabancı gelmedi.

Uzun süre önce, İBB soruşturmaları devam ederken CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da benzeri bir paylaşım yapmıştı.

Paylaşımlar bir birlerine çok benziyor.

Nerdeyse ortak olan ‘’CHP arınmalıdır’’ paylaşımlar, akıllara ‘’mutlak butlan’’ beklentisini getiriyor.

CHP’de ‘’mutlak butlan’’ ile partini başına geçmeyi düşünenler, düşünmenin ötesinde çaba harcayanlar var.

Cemal Okan Yüksel de onlardan birisi mi yoksa?

Bu konuda bir bilgimiz yok.

Ama paylaşımını görünce öyle gibi geldi işte…