Köprübaşı’nda bir araya gelen Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu üyeleri Alpagut-Atalan Altın Gümüş Madeni Projesi’ni protesto etti. Projenin bilirkişi raporu hakkında Platform adına basın açıklaması yapan Avukat Mert Yedek, "Sivil toplum örgütleri olarak açmış olduğumuz davada sunulan bilirkişi raporu, proje hakkındaki ciddi çevresel ve toplumsal riskleri ortaya koyarak itirazlarımızın haklılığını teyit etmiştir" dedi.

Atatürk Bulvarı'nda “Arabasız Pazar” düzenlemesi
Atatürk Bulvarı'nda “Arabasız Pazar” düzenlemesi
İçeriği Görüntüle

Eskişehir Için Umutlu Gelişme “Bilirkişi Raporu Itirazlarımızın Haklılığını Teyit Etti”2

“Projenin iptali ve yürütmeyi durdurma talebiyle davacı olundu”

Maden projesine karşı belediyelerin ve sivil toplum örgütlerinin davacı olduğunu hatırlatan Yedek, “Eskişehir Tepebaşı Atalan ve Mihalgazi Alpagut mahallelerinin sınırları içinde Alpagut-Atalan Altın Gümüş Madeni projesi adı altında başta Eskişehir olmak üzere tüm Sakarya Havzasını doğamızı ve yaşam alanlarımızı tehdit eden projeye ilişkin Bakanlık tarafından 18 Ekim 2025 tarihinde “ÇED Olumlu” kararı verilmişti. Platformumuz hızlıca hukuki sürecin takipçisi olmuş ve kamuoyunu da bu süreçte devamlı bilgilendirmişti. Aynı zamanda platform bileşeni birçok kurumun ve kişinin de davacı olması için çağrılarda bulunmuştu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Tepebaşı Belediyesi, TEMA Vakfı, Eskişehir Barosu, Eskişehir-Bilecik Tabip Odası ve yöre halkıyla beraber Eskişehir Ekoloji Derneği projenin iptali ve yürütmeyi durdurma kararı verilmesi talebiyle davacı olmuştu” diye konuştu.

“Güçlü bir şekilde yaşam alanlarımızı savunduk”

Süreç içinde madene karşı yürüttükleri mücadele hakkında konuşan Yedek, “20 Nisan 2026 tarihinde projenin yapılacağı sahada bilirkişi incelemesi yapılmış ve platformumuz da çağrı yaparak şehrimizin ve Sakarya Vadisi’nin geleceği için doğamızı ve yaşam alanlarımızı savunmak için tüm şehir halkı adına Milletvekilleri, Belediye Başkanları, TEMA Vakfı temsilcileri, Kent Konseyleri ve Eskişehir Doğa ve Yaşam platformu teknik komisyon ve mücadele dostları ile bilirkişi keşfindeydik. Hem keşif heyetiyle beraber davacı olarak hem de Alpagut mahallesinde yapılan açıklamalarımızla, şehrimize, doğamıza, geleceğimize sahip çıkmanın sorumluluğuyla çok etkili ve güçlü bir şekilde doğamızı ve yaşam alanlarımızı savunduk” şeklinde konuştu.

Eskişehir Için Umutlu Gelişme “Bilirkişi Raporu Itirazlarımızın Haklılığını Teyit Etti”3

“Bilirkişi raporu itirazlarımızın haklılığını teyit etmiştir”

Bilirkişi raporunun proje hakkındaki çevresel ve toplumsal riskleri ortaya koyduğunun bilgisini paylaşan Yedek, “Projenin iptaline karşı uzun yıllardır verdiğimiz mücadelede önemli bir gelişmeyi paylaşmak üzerine bugün burada bir aradayız. Yöre halkı, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve yaşam savunucuları olarak açmış olduğumuz davada sunulan bilirkişi raporu, proje hakkındaki ciddi çevresel ve toplumsal riskleri ortaya koyarak itirazlarımızın haklılığını teyit etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda; projenin doğal yaşam, tarım alanları, su varlıkları, ekosistem dengesi ve bölge halkının yaşam koşulları üzerinde yaratabileceği olumsuz etkilerin yeterince değerlendirilmediği, çevresel risklerin ortaya konulamadığı ve sağlık etkileri açısından ciddi soru işaretleri bulunduğu yönünde tespitlere yer verilmiştir” ifadelerini kullandı.

“Kaygılarımız bilimsel veriler ışığında doğrulandı”

Yedek, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Bu rapor, yalnızca dava dosyasındaki teknik bir belge değil; aynı zamanda bölgenin geleceği, doğal varlıklarımızın korunması ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının savunulması bakımından son derece önemli bir kazanımdır. Başından beri dile getirdiğimiz kaygıların bilimsel veriler ışığında doğrulanmış olması, mücadelemizin ne kadar haklı ve meşru olduğunu göstermektedir. Su varlıklarımızın yok olması, tarımsal üretimin zarar görmesi, ormanlarımızın ve doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi gibi telafisi güç veya imkânsız sonuçlar doğurabilecek bir projenin uygulanmasına izin verilmesi kabul edilemez.

“Mahkemenin yürütmenin durdurulması kararını vermesi zorunludur”

“Bu nedenle mahkemeyi, bilirkişi raporunda ortaya konulan tespitleri dikkate alarak, geri dönülmesi mümkün olmayan zararların oluşmasını önlemek amacıyla ivedilikle yürütmenin durdurulması kararı vermesi zorunludur. Bilimsel veriler ışığında bu projenin artık hayata geçmesi mümkün değildir. Hukukun temel amacı, ortaya çıkabilecek zararları sonradan telafi etmeye çalışmak değil, bu zararların meydana gelmesini önlemektir. Tek bir ağacı kestirmeyeceğiz diye çıktığımız bu yolda kazanımlarımız bize güç veriyor. Fakat unutmamak gerekir ki bu projenin Bakanlık tarafından halka anlatıldığı toplantıda o zamanki Eskişehir Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hikmet Çelik toplantı sırasında platformumuzun yerli ve milli projelerin hepsine karşı olduğunu ve yanlış bilgilerle propaganda yaptığımızı belirtmişti. Bu projenin Avrupa standartlarında yapıldığını iddia etmiş ve proje kapsamında yüz binlerce ağacın kesileceği bilinen projeyi halka anlatırken terenize, rokanıza, maydanozunuza, ağacınıza hiçbir zarar gelmeyecek diyerek, yanlış bilgilerle şirket adına taahhütlerde bulunmuştu. Şimdi buradan Bakanlığa soruyoruz bu verdiğiniz halkı yanıltıcı bilgilerle proje hayata geçseydi sorumluluk alacak mıydınız? Yoksa yöre halkını çaresiz mi bırakacaktınız?”

Kaynak: Meltem Karakaş