Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından uygulanan ve Türkiye Belediyeler Birliği’nin ana faydalanıcısı olduğu “Türkiye’de Demokratik Yerel Yönetişimin Güçlendirilmesi için Sivil Katılımın Desteklenmesi Projesi” kapsamında Eskişehir Sivil Katılım Zirvesi düzenlendi. Haller Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen zirveye Eskişehir Vali Yardımcısı Hasan Çiçek, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, AB İşleri Uzmanı Mehmet Ömürbek, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Sivil Toplum ve Temel Haklar Program Yöneticisi İpek Seda Geçim Bakır, Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Altun, akademisyenler ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.

“Bu, kağıt üzerinde kalan bir proje değildi”
Eskişehir Vali Yardımcısı Hasan Çiçek, sivil katılımın güçlü demokrasilerin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Güçlü demokrasi fikri de güçlü yerel yönetimlerin ana bileşenidir. Güçlü yerel yönetimler sadece kamunun değil, sivil toplumun, üniversitenin, muhtarın, kadının, gencin, dolayısıyla şehrin tüm dinamiklerinin karar süreçlerine dahil olmasıyla mümkün olabilmektedir. Eskişehir’in proje kapsamında pilot il olarak seçilmesi tesadüfi değildir. Eskişehir’in kamu, sivil toplum iş birliği konusundaki birikimi ve şehrin tüm dinamiklerinin ortak çalışma kültürüne açıklığının bir ürünüdür” dedi.
Çiçek, hazırlanan strateji ve eylem planlarının uygulamaya geçtiğini belirterek, “Bu, masada kalan tasarım ya da kağıt üzerinde kalan bir proje değildi. Bu, pratiğe kavuşan, günü ve zamanı geldikçe dinamik bir şekilde güncellenen ve aktive edilen bir süreçti, bir yol haritasıydı. Bu yol haritasının somut meyvelerini bugün bu toplantı salonunda görmek hepimizi mutlu ediyor” dedi.

Ünlüce: “Eskişehir dengeli kalkınan bir şehir olmak istiyor”
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise konuşmasında, “Bir masanın etrafında hem yerel yöneticilerimiz hem kamu kurumlarımız hem sivil toplumun değerli paydaşları, meslek odalarımız, mahalle temsilcilerimiz, muhtarlarımız, kısacası bu şehirde yaşayan ve fikrini sunmak isteyen herkesin toplandığı bir çalışmanın parçası olduk. Bununla beraber önemli bir stratejik plan çıktı ve bir eylem planı hazırlandı. Biz hem stratejik planımızı yaparken hem de 2026 hedeflerimizi ortaya koyarken bu çalışmadan çok faydalandık” ifadelerini kullandı.
Ünlüce, Eskişehir’in geleceğine ilişkin hedeflerini de anlatarak, “Bizim kentimizin şöyle bir iddiası var; dengeli kalkınan bir şehir olmak istiyor. Çünkü Eskişehir tam da Anadolu’nun kalbinde, bozkırın ortasında bir yıldız gibi parlarken hemşehrilerine şunu vaat ediyor; ben sadece gençlik şehri olmayacağım, sadece emekli şehri olmayacağım, sadece bir sanayi şehri olmayacağım, sadece tarımın yapıldığı bir şehir olmayacağım. Ben her yönüyle gelişen, her yönüyle kalkınan, büyüyen demiyoruz kalkınan diyoruz. Çünkü biz nüfusun aşırı arttığı, kontrolsüz arttığı bir şehir de olmak istemiyoruz. Bütün yönleriyle dengeli kalkınan bir şehir olmayı vaat ediyoruz” diye konuştu.

“Gerçek başarı sivil akılda saklıdır”
Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Altun ise konuşmasında, “Hepimiz çok iyi biliyoruz ki artık bir şehri yönetmek sadece yol yapmaktan, su getirmekten ya da rutin belediyecilik hizmetlerini eksiksiz sunmaktan ibaret değildir. Bugünün dünyasında gerçek başarı, o kentte yaşayan her bir hemşehrimizin sesine kulak verebilmekte ve en önemlisi de kentin geleceğini ve çözümlerini sivil aklın gücüyle hep birlikte üretebilmekte saklıdır. Türkiye Belediyeler Birliği’nin vizyonu; şeffaf, kapsayıcı, hesap verebilir ve katılımcı bir yerel yönetim anlayışını tüm Türkiye’ye yaymaktır” diye konuştu.

“Eskişehir’in deneyimi diğer illere de örnek oldu”
AB İşleri Uzmanı Mehmet Ömürbek, ortak çalışma kültürünün önemine vurgu yaparak, “Ortak çalışma kültürü bir deneme yanılma sürecinden geçerek, öğrenilerek, sonra bunun bir davranışa dönüşmesiyle oluyor. Ama bu davranışa dönüştükten sonra bunu yapmış ülkelerin çok hızlı kalkındığını, sorunları kolaylıkla çözdüklerini görebiliyoruz. Bu proje kapsamında geliştirilen Sivil Katılım Güçleri’nin başarısı yalnızca bu bölgeye faydalı olmadı. Depremden etkilenen illerde geliştirilecek olan sivil toplum katılım mekanizmalarına da ilham oldu. Bu bakımdan sizlere çok teşekkür ediyorum, kutluyorum” şeklinde konuştu.

“Katılım ve gönüllülük kültürü güçleniyor”
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Sivil Toplum ve Temel Haklar Program Yöneticisi İpek Seda Geçim Bakır ise, “Bugün burada vatandaşların, sivil toplum kuruluşlarının, kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin ve özel sektörün birlikte çalışarak daha katılımcı, daha kapsayıcı ve daha dirençli yerel yönetimler inşa etmesi amacıyla toplandık. Buradaki varlığınız; demokratik yerel yönetişimin temelinde yer alan katılım, gönüllülük ve iş birliği kültürünün giderek güçlendiğini göstermektedir” dedi.
Sunumların ardından programın sonunda, projeye katkı sunan paydaşlara plaket takdim edildi ve zirve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.





