Buğrahan Doğangil - DUVAR

Buğrahan Doğangil - DUVAR

Anadolu’da ‘Promosyon’ beceriksizliği

Eskişehir Anadolu Üniversitesi çalışanlara bir müjde vermişti.

111 bin lira gibi bir banka maaş promosyonunun, 2026 Ocak maaşları ile birlikte üniversite personeline dağıtılacağı duyurulmuştu.

Ve açıklanan rakam, “rekor promosyon” olarak, bugüne kadar yapılan en güçlü anlaşma olarak kamuoyuna servis edilmişti.

Buraya kadar her şey normal görünüyor ancak; kazın ayağı öyle değilmiş…

Anadolu Üniversitesi yönetimi ilgili banka ile yapılan anlaşma sonrası promosyonücretlerini personeline söz verdiği tarihte ödeyemedi. Bu durum son günlerde büyük eleştirileri beraberinde getirdi.

Üniversite yönetimi açıkça bu yılın ocak ayında ödeme yapacağını ilan etmesine rağmen paralar hesaplara geçmeyince, Anadolu’da yaşanan promosyonbeceriksizliği gün yüzüne iyice çıktı.

Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, Anadolu Üniversitesi’ni sert sözlerle eleştirirken, personellerin haklı isyanı da şehir kamuoyunda önemli bir yer buldu.

Bunun üzerine Anadolu Üniversitesi Yönetimi mecburi bir açıklama yayınladı.

Yayınlanan açıklamayı, bazı haber kaynakları “kamuoyunu aydınlatan açıklama” olarak değerlendirdi ancak bu değerlendirmeye katılmak mümkün değil.

Üniversite yönetimi; “Maaş promosyon sözleşmesi kapsamında yürütülen ödeme sürecinde, öngörülemeyen teknik ve idari sorunlar yaşandığını, aynı zamanda yeni döneme ilişkin idari ve mali çalışmaların, ilgili birimlerce titizlikle yürütüldüğü ve en kısa sürede çalışanlar lehine sonuçlandırılmasının hedeflendiğini dile getirdi.

Teknik ve idari sorun neyi ifade ediyor hiçbirimiz anlamadık.

Hani, yapılan açıklama kamuoyunu aydınlatmak içindi?

Bu açıklama ile üniversite yönetimi kendi beceriksizliğini mi örtbas etmek istiyor yoksa anlaşmaya uymayan bankayı mı koruyor?

Problemler nedir, üniversite personeli neden mağdur edildi, tüm bu konuların şeffaf bir şekilde açıklanması gerekir. Böyle yuvarlak cevaplar ile böyle ciddi bir mağduriyet yaratan beceriksizlik açıklanmaz. Kimse insanlara masal anlatmasın.

Çalışanlar belki de bu gelecek paraya bel bağlayarak borca girdi, kredi çekti? Kim ödeyecek ortaya çıkan zararı?

Bakın ben Anadolu Üniversitesi’ni farklı açılardan son dönemde sıkça eleştirdim. Eleştirmeye de devam edeceğim. Neden mi? Böyle beceriksizlikler sürdükçe övecek halim yok ya ondan…

Öncelikle düşen eğitim kalitesini rakamlarla eleştirdim. Yetmedi 2025 verileri ile daha da geriye giden rakamlarla bir kez daha eleştirdim.

Öğrencilerin yemekhanede yaşadıkları “rezervasyon sistemi” mağduriyeti üzerinden eleştirdim.

Üniversite yönetimi ise bu sorunlara kulak kabartmak yerine eşini dostunu Kıbrıs’ta, Azerbaycan’da eğlendirmekle ilgilendi.

Yetmedi medya sektörünü İstanbul Boğazı’nda yemekli, konaklamalı gezilere davet etti.

Daha önce de söylediğim gibi yapılan PR çalışmaları ile yazılan övgü yazıları ile sorunların üzerini makyajlarız dediler.

Makyajlama çalışmaları pek tutmadı. Çünkü kriz bitmiyor ki!

Bazı akademik personellerin hiç üniversiteye gelmeden maaş alma iddiaları ortaya çıktı. Üstelik Sayıştay raporları ile bu iddiaların kanıtlandığı konuşuldu.

Bugün de çalışan personelin promosyon krizi ile yine gündemimizde Anadolu Üniversitesi var.

Böyle işleyiş bakımından son derece sıkıntılı bir kurum makyaj yapsa makyaj da tutmaz tabi. Böyle giderse zaten makyaj değil estetik yaptırmaları gerekecek sanırım…

Yahu bunu da her zaman diyorum. Benim derdim kişilerle veya kurumla değil.

Eskişehir’in en büyük markalarından, ülkenin en önemli eğitim kurumlarından birinin düştüğü durumlar beni rahatsız ediyor.

Umuyorum ki üniversite yönetimi reklam işleri yerine somut, çözüm odaklı adımlar ile Anadolu Üniversitesi’ni layık olduğu noktalara yeniden taşımayı tercih eder.

Öğrencilerin refahı için, personelinin refahı için adımlar atar. Eğitim kalitesinin eski günlere dönmesi için çalışır.

Beceriksizlik, Anadolu Üniversitesi gibi bir kuruma açıkçası hiç yakışmıyor.

Herkese mutlu bir hafta sonu diliyorum. Sevgiyle kalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Buğrahan Doğangil - DUVAR Arşivi