Üniversiteye Rektör olduğunda, ilk yaptığı iş Üniversitenin yerleşkesine "Yunus Emre Kampusu" ismini vermek olmuş.
Ardından...
Kampusun girişine, ayakta Odun taşıyan yunus Emre heykelinin dikilmesini sağlamış.
Üstelik...
Üzerinde, Ana kapıdan girdiğinizde rahatlıkla görülebilecek bir şekilde "Bu kapıdan eğri odun bile giremez" yazısını bizzat yerleştirmiş.
İlk Büyükşehir belediye Başkanı olduğunda, Odunpazarına çıkarken, tam eski Otobüs işletmesinin olduğu yerin ortasında bulunan Ellerini havaya açmış Yunus Emre heykelinin simetrik olmaması ve tasvir edilen yunus'a benzememesi nedeniyle, bu heykelin kaldırılarak, yerine şimdi ki ellerini göğsüne bağdaş kurmuş Yunus Heykelinin yapılarak, konulması talimatı vermiş.
Son olarak da...
Uzun yıllardır cenaze gömülmediği için Eskişehir'in ilk Büyük parkı haline getirilen ve ismi de "Büyük park" olan park içine, Yunus Emre beldesinde ki Yunus temsili kabrinin aynısının yapılmasını sağlayarak, önüne de bir yunus Emre heykeli konulmasını gerçekleştirmiş.
Dahası...
Eskişehir'e gelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün;
-"Niçin Tepebaşı Belediyesinin adını 'Yunus Emre' olarak değiştirmiyorsunuz?" şeklinde ki önerisini memnuniyetle karşılayarak, hemen harekete geçen ve önceki gün yapılan Büyükşehir meclisine getirerek, kabul edilmesini sağlamış.
Tüm bu anlattıklarımızı yapan ismin, Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen olduğunu, sanırız anladınız.
İyi güzel de, tüm bunları niçin yazıyoruz dersiniz?
Hani birileri çıkıp sırf eleştiri olsun diye;
-"Eskişehir'in her yerini yabancı özentisi ile doldurdu. Yaptıkları içinde bizim kültürümüzü yansıtan ne var ki?" diyor ya...
İşte sırf "Varmış demek ki" demek için bunları bir hatırlatalım istedik...