Kırsaldan düşündürücü kaçış

Eskişehir için ‘’yaşanılabilir bir kent’’ tanımlaması yapılıyor.

Tanımlama için ‘’yanlış’’ demek çok zor.

Ciddi sorunları olsa da diğer illerle kıyaslama yapıldığında artıları çok daha fazla çıkar.

Bu tartışma götürmez bir gerçek…

Yalnız pek de olumlu olmayan bir başka gerçek var.

‘’Yaşanabilir bir kent’’ tanımlaması yalnızca kent merkezi için geçerli…

‘’Kırsal’’ olarak tanımlanan dış ilçeleri kapsamıyor.

Bu konuda somut bir gösterge var.

O da Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’nin 2025 yılı verileri…

İlçelere ait veriler dikkat çekici…

Merkezde yer alan Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerinde nüfus artışı söz konusu…

Odunpazarı’ndaki nüfus artışı 5 Bin 71…

Tepebaşı’ndaki nüfusa artışı ise 3 Bin 395…

Buna karşılık ‘’kırsal’’ olarak tanımlanan 12 dış ilçenin nüfusunda bir artış yok.

Tam aksine azalma var.

Nüfusu en fazla azalan ilçe Mihalıççık… Bir önceki sayıma göre nüfusu 354 azaldı.

Onu 347 azalma ile Alpu, 327 azalma ile Çifteler ve 313 azalma ile Seyitgazi izliyor.

Günyüzü nüfusunda 253, Mahmudiye nüfusunda da 117 azalma var.

Hepsini sıralamaya gerek yok.

Nüfusu azalmayan ilçe yok.

‘’Gelişiyor’’, ‘’sanayi geliyor’’ denilen Sivrihisar’ın bile nüfusu azaldı.

Nüfusu en az olan ilçeler de Mihalgazi ve Han…

Nüfusları 3 Bin bile yok.

Mihalgazi’de 2.861, Han’da 2.126 insan yaşıyor.

‘’İlçe’’ demeye ‘’bin şahit’’ gerek…

Oralarda görev yapan kamu çalışanlarının vah haline…

Neyse…

Nüfus verilerinin ortaya koyduğu tablo iç açıcı değil…

‘’Eskişehir kırsalından kaçış var’’ demek yanlış olmaz…

Bu elbette ki boşuna değil…

Kırsaldaki koşullar ortada…

‘’Tarımsal üretim’’ durma noktasında…

Ürettikleri ile karınlarını doyuramayan, borçlarını ödeyemeyen üreticiler üretimi bırakıyor.

Tarımsal üretim yapan insan sayısı her yıl azalıyor.

Hayvancılık da aynı durumda…

Hayvan üreticileri, yem fiyatlarıyla baş edemiyor.

Doğal olarak hayvanları elinden çıkartıyor.

Süt hayvanları bile kesime gönderiliyor.

Acı da olsa gerecek bu…

İnsanlar, özellikle de gençler kırsalda ne yapacaklar, geçimlerini nasıl sağlayacaklar?

Soruların yanıtı belli…

Geçimlerini sağlamaları olanaksız…

Doğal olarak şehir merkezine kaçıyorlar.

Kırsaldaki yaş ortalaması çok yüksek…

Çok köy ‘’huzur evi’’ gibi…

Kırsaldan kaçışın başka nedenleri de var.

Her şeyden önce doğru dürüst yolları yok.

‘’Ölüm Yolu’’ olarak adlandırılan ulaşım hatları hala olduğu gibi duruyor.

Verilen sözlerin hepsi boş çıktı.

Söylenecek daha çok şey var.

Ancak sözü daha fazla uzatmaya gerek yok.

Uzun sözün kısası kent merkezi açısından ‘’yaşanabilir bir kent’’ olan Eskişehir’in kırsalı ‘’yaşanamaz’’ durumda…

Onun için kaçıyor insanlar.

Bu düşündürücü bir tablo…

Kaçışı durdurmak gerek.

Bunun yolu da belli…

Kısaca ‘’kırsalı yaşanabilir’’ bir hale getirmek…

Bu konuda Büyükşehir Belediyesi’ne söylenecek fazla söz yok.

Tarımsal üretimi ve hayvancılığı geliştirmek için yoğun çaba harcıyor. Üreticilere verdiği önemli destekler var.

Onların dışında merkezler oluşturuyor, yeni üretimleri teşvik ediyor.

Bunlar son derece önemli…

Ancak yalnızca Büyükşehir Belediyesi’nin çabaları yetmez… Merkezi iktidardan da destek gelmesi şart…

Merkezi iktidar da üzerine düşeni yaparsa o zaman kaçış durdurulabilir, geri dönüş bile sağlanır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Vedat Alp Arşivi