1-Murat TAŞKIN (BİZDEN SÖYLEMESİ)
Biz bu Trafik sorununu paşa paşa çekeriz...
"Şu anda Eskişehir'in en büyük sorunu nedir?" diye bir soru sorulacak olunsa, hemen herkes bu soruya Trafik cevabı verir.
Gerçekten de son yıllarda Trafik Eskişehir'in en büyük sorunlarından birisi oldu.
Sorun, özellikle hafta sonlarında ve iş çıkış saatlerinde kendisini bir hayli hissettirmeye başladı.
Bazı caddelerde yaşanan sorun, gelecek için de tehlike çanlarının çalınmasına neden oldu.
Her ne kadar kurallara uymamanın da yarattığı bir sorun olarak gözükse de, Eskişehir'de Trafik sorununa "Yok" demek mümkün değil.
Bu durum, özellikle Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'e muhalif olanlar için bulunmaz da bir koz haline geldi.
Öyle ki, her ağızlarını açışlarında "Eskişehir'de Trafik Sorunu var ve yıllardır da bu sorun halledilemiyor" diyorlar.
Söylediklerinde haklılık payı olduğu için, her ne kadar Büyükerşen'i eleştirmek için söylenmiş olsa da, Eskişehir'deki Trafik sorununun varlığı, bunu söyleyenleri haklı çıkartır bir duruma getirmeye başladı...
HERKES "TRAFİK SORUNU VAR VE HALLEDİLSİN "DİYOR AMA
Yukarıda da söylediğimiz gibi, Eskişehir'de trafik sorununun varlığını artık herkes kabul ediyor.
Yine...
Herkes, var olan bu trafik sorununun halledilmesini istiyor.
Böyle gitmesi halinde, yakın bir gelecekte Eskişehir kent merkezi trafiğinin kilitleneceğini söylüyor.
Dahası.
Var olan bu sorunu halledemediği için Büyükerşen'i suçluyor ve gerekli tedbirleri almadığından yakınıyor.
Kısacası...
Pek çoğu Büyükerşen'i eleştirme amacıyla yapmış olsa da, Trafik sorunundan herkes yakınıyor...
"Trafik sorunu artık ortadan kaldırılmalı. Belediye bununla ilgili olarak gerekli tedbirleri almalı. Yoksa şehir merkezi kilitlenecek" diyor.
Ancak...
Hiç kimse, mevcut bu sorunun nasıl çözüme kavuşturulacağı konusunda yöntem dile getirmiyor.
Ya da...
"Şu şöyle yapılırsa, Trafik sorunu ortadan kalkar" demiyor.
Söylenilen sadece;
"Belediyeler Trafik sorununu çözmeli" gibi sözler oluyor.
Tıpkı, önceki gün Demokrat Parti yöneticilerinin yaptığı gibi.
ASLINDA ÇÖZÜM ORTADA AMA...
Halbuki, bir sorunun çözümü istenirken, o sorunun çözümü konusunda yöntem dile getirmek, bu konuda ne kadar samimi olduğunuzun bir göstergesidir.
Bakın şimdi size, Eskişehir Trafiğinin niçin rahat olmadığıyla ilgili çarpıcı bir örnek vereceğiz...
Eskişehir'in Trafik yükünün büyük bir bölümünü sırtlayan Atatürk Caddesi.
Odunpazarı'ndan başlıyor Cadde. Devam ettiğinizde, sonunda Gar binası çıkıyor karşınıza...
Diğer bir cadde ise, Ali Fuat Güven caddesi...
Atatürk Bulvarından girdiğinizde, Ali Fuat Güven Caddesinin sonunda ise, karşınıza yine Tülomsaş'ın Duvarı çıkıyor.
Şöyle bir düşünün;
Gar binası kalkmış olsa, ya da Gar binasının sağından veya solundan kıvrılarak Atatürk Caddesi devam edip Bursa yoluna bağlansa ne olur?
Ne olacak, Trafik büyük ölçüde rahatlamış olur.
Yine Ali Fuat Güven Caddesi sonunda Tülomsaş'ın duvarı olmayıp da, yol devam etse ve yine Bursa yoluna bağlanabilse, alın size daha başka bir rahatlama daha...
Peki bunu yapabilir misiniz?
Yani, Atatürk Caddesi'ni, Gar binasının yanından bir köprü ile devam ettirip, Bursa yoluna bağlayabilir misiniz?
Aynı şekilde, Ali Fuat Güven caddesinin tosladığı o duvarı kaldırıp, yolu devam ettirmek suretiyle yine çevre yoluna bağlar mısınız?
Aslında her ikisi de yapılabilir bu söylediklerimizin.
Ama bu gün için yapılamaz.
Çünkü, birisi "Benim duvarım" der, diğeri ise "Benim Gar binam"
O yüzden biz de bu trafik sorununu böyle paşa paşa çekeriz işte...