Vedat Alp
CHP İl Başkanı’nı hiç ilgilendirmiyor mu?
Eskişehir’in ciddi sorunları var.
Kentsel dönüşümden kent içi trafiğe kadar sorunlar sıralansa uzunca bir liste oluşur.
Yıllardır çözüm bekleniyor.
Ama boşuna, sorunların çözümü yolunda en küçük bir adım atılmış değil…
Çözümsüz olarak yeni yıla devroldular.
Yeni yıl ‘’Eskişehir Yılı’’ ilan edildi.
Özel tasarımlarla kent süslendi.
2026’yı ‘’Eskişehir Yılı’’ ila etmek de kenti süslemek de güzel…
İyi de ne olacak?
Kendisinden önceki yıllardan nasıl ayrılacak?
Henüz bu sorulara bir yanıt yok.
PTT Başmüdürlüğü kapatılıyor.
Çok sayıda ilde bölge müdürlüğü oluşturulurken Eskişehir’e yine ‘’üvey evlat muamelesi’’ yapıldı.
Önemli kayıplar yaratacak…
Tüm bunlar kentin gündemine yerleşmesi gereken konular.
Daha da çoğaltılabilirler.
Konuşulmaları, ortak akılla çözüm aranmalı…
Ne var ki kent gündeminde hiç birisi yok.
Gündeme yerleşen, her zeminde konuşulan tek konu var.
O da Yılmaz Büyükerşen- Kazım Kurt kavgası…
CHP kurultayından sonra başladı.
Nasıl başladığı da malum…
Yılmaz Büyükerşen’in damadı Yavuz Tuna, ‘’CHP Parti Meclisi’ne girmek’’ istiyordu.
Resmi başvuru yapmadı.
Öyle olsa da isteğini cümle alem biliyordu.
Yavuz Tuna’nın Parti Meclisi’ne girememesinin değişin nedenleri olabilir.
Ancak fatura Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a çıktı.
Bunda kendi söylemlerinin payı büyük…
Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Yılmaz Büyükerşen de aynı düşünce de olsa gerek ki, Kazım Kurt’a yönelik oldukça ağır sözler söyledi.
‘’CHP’den kovulmuştu, elinden ben tuttum’’ bile dedi.
Derken ‘’Kırım’ın Giray Hanları’’ benzetmesi de yaptı.
Aslında bu benzetmeyi ilk kez yapmadı.
Ancak geçmiştekilerin aksine bu kez geniş yankı yarattı.
Kazım Kurt da yanıt verdi.
Verdiği yanıt farklı yorumlara neden oldu.
Yılmaz Büyükerşen karşılık vermek yerine ‘’siyasetten emekli olmayı’’ tercih etti.
Sitemlerde de bulundu.
Yalnız kimseyi açıktan suçlamadı.
Kazım Kurt üzerine alınmış olacak ki, katıldığı bir TV programında Yılmaz Büyükerşen’e yönelik sert sözler söyledi.
‘’Ben hocayla ilgili hiçbir yorum yapmıyorum. Bundan sonra da yapmayacağım. Çünkü yaparsam hakaret etmek zorunda kalabilirim.
Bana, benim atalarıma hain demek hiçkimsenin hakkı değil. Hiç kimsenin de yetkisi değil. Herkes işine baksın. Bundan sonra Sayın Yılmaz Büyükerşen ile ilgili hiçbir yorum yapmam.
Ben kırıldım. Ben de Yılmaz hocaya bir şeyler katmışımdır ama çıkıpta, ‘ben şöyle yaptım, böyle yaptım’ demek benim Atalarımdan Kırım Giraylarından aldığım terbiyeye uymaz. Anlayan anlasın, kendisi bilir, Allah herkesin yolunu açık etsin.”
‘’Yorum yapmam’’ derken bunları söylüyor.
Yorum yapsa kim bilir neler söyleyecek.
‘’Hakaret etmek zorunda kalabilirim’’ sözüyle bu konuda ip ucu veriyor.
Neyse…
Olay ‘’saygı’’ boyutlarını çoktan aşmış durumda…
‘’Çirkinleşti’’ demek de yanlış olmaz…
Yılmaz Büyükerşen, 25 yıl Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış bir isim… CHP kurultayında Divan Başkanlığı yapmışlığı da var. Kısacası CHP için önemli bir isim…
Kazım Kurt da Odunpazarı Belediye Başkanlığında 3’ncü döneminde, daha önce milletvekilliği yapmışlığı da var. O da CHP için önemli bir isim…
CHP için önem taşıyan iki isim arasında ‘’saygı’’ sınırlarını fazlasıyla aşan bir diyalog var.
Aslında ‘’kavga’’ dense de olur.
Her zeminde konuşuluyor… Eskişehir’in sorunlarını bile gölgede bıraktı.
İyi de CHP İl Başkanı Talat Yalaz ne yapıyor?
Hiçbir şey…
CHP için önem taşıyan 2 isim arasındaki kavga CHP İl Başkanı’nı hiç mi ilgilendirmiyor?
CHP İl Başkanı’nı fazlasıyla ilgilendirir.
Ancak belli ki Talat Yalaz’ı pek ilgilendirmiyor (!)