Fatma Yüzer Deniz

Fatma Yüzer Deniz

Kendi ritmini yakala

İnsan en çok kendi ritmini bulamadığında yorulur.

Çünkü herkesin içsel şarkısı farklı çalar.

Kimimizin melodisi sakin bir piyano,

kimimizin ki coşkulu bir davul.

Ama çoğu zaman başkasının müziğine göre yürümeye çalışırız.

Hayat bir otoban gibi.

Aynı yere giden tek bir şerit yok.

Yan yana farklı hızlarda ilerleyen araçlar var.

Kimisi hızlı, kimisi ağır.

Kimisi sollar geçer, kimisi manzaraya baka baka gider.

Hepsi ilerliyordur.

Ama aynı hızda değil.

Her sabah çıktığın o hayat yolunda

bazen trafik sıkışır.

Bazen yağmur başlar.

Bazen kar yüzünden yavaşlarsın.

Bazen bir yol kapanır, yön değiştirirsin.

Bazen bir kazaya denk gelir, ürperirsin.

Bazen uzun bir tünelden geçersin.

Bazen bir virajı döndüğünde dağlar açılır önünde.

Bazen yol kenarında çiçekler açmıştır.

Ama doğru ritimde değilsen

hiçbirini fark etmezsin.

Sürekli yetişme telaşındaysan

manzara bulanıklaşır.

Sürekli başkasının hızını kovalamaktaysan

yolun anlamı kaybolur.

Hayatın içinden bir kez geçeceğiz.

Bir kez.

Ve belki de en acısı,

hiç manzaraya bakmadan,

hiç kendi şarkını duymadan,

sadece hız yaparak geçip gitmek.

Oysa mesele en hızlı olmak değil.

Mesele direksiyonu eline almak.

Kendi ritmini seçmek.

Bugün belki de en büyük cesaret,

başkasının beklentisine göre hızlanmamak.

Kendi iç sesine göre ayar yapmak.

“Ben böyle iyiyim” diyebilmek.

Çünkü oyun hep vardı.

Yollar hep vardı.

Şeritler hep vardı.

Ama hangi şeritte gideceğine

sen karar verdiğin an,

yol senin olur.

Ve o gün,

hayat seni sürüklemez.

Sen hayatı sürersin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Fatma Yüzer Deniz Arşivi