1-Murat TAŞKIN (BİZDEN SÖYLEMESİ)
Doğruyu mezarda mı söyleyeceğiz?
Bu köşede sürekli dile getiriyoruz.
Eskişehir artık Turizm kimliğini kazanan bir kent.
Dolayısıyla da, Turizm kenti olmanın gereğini bir an önce yerine getirmesi gerektiğini ifade ediyoruz.
Bunun için de...
Gerek, bu kentte yaşayan insanların, gerekse dışarıdan Turist olarak Eskişehir'i görmeye gelen insanların ihtiyaçlarını karşılayacak modern mekanlar yaratılması gerektiğini söylüyoruz.
Dün bir arkadaşımızla buluşmak üzere yolumuz Kızılcıklı üzerinde açılış töreni resmen yapılmayan fakat, faaliyete başlayan "Passage" a gittik.
Bir süredir işyerinde düzenleme olduğunu dışarıdan gelip geçerken biliyorduk ama, ortaya bu denli kaliteli bir mekan çıkacağını, doğrusu tahmin bile edemiyorduk.
Önünde ve arkasında yaratılan oturma alanlarıyla Passage tam bir Avrupai görünüm kazanmış.
Yer döşemelerinden mobilyalarına, Işıklandırmasından çalışan personele kadar özenle hazırlanmış mekan, oturup kahvaltı yaptığınızda size ister istemez bir ayrıcalık hissi veren bir hale gelmiş.
Çevreyi hayran gözlerle izlerken, işletmenin sahibi Gürdal Abacı giriyor içeri...
Girer girmez de, duvarda ki bir aydınlatmanın yamuk durduğunu fark edip, düzeltilmesini istiyor çalışanlardan.
Aslında bu dikkati bile, kendisinin bu işi ne denli sevdiğini ve mekanın bu hale nasıl gelebildiğini açıklamaya yetiyor.
Başlıyoruz konuşmaya Abacı ile...
Gürdal Abacı, kim ne derse desin Eskişehir'de eğlence ve hizmet sektörünün belli bir seviyeye gelmesinde ki aktörlerin başında gelen bir isim.
-"Çok para harcanılmış ama, doğrusu değmiş de" diye giriyoruz lafa...
Önce gülümsüyor...
Ardından da;
-"Olacaksa böyle olmalı. Bizden sonra yapacaklar da bundan daha güzelini yapmalı ki, Eskişehir çıtasını hep yüksekte tutabilmeli" diyor.
Tek üzüldüğü nokta var Gürdal Abacı'nın. O da biraz olsun teşvik görmemek...
Bunu para-pul anlamında söylemiyor elbet.
-"Zaten söz konusu para olsa, bu mekanları gidip İstanbul'da açardık ve daha çok para kazanırdık" diye saptama da yaptıktan sonra;
-"Biraz sırtımız sıvazlansa, yaptığımız yatırım ve yarattığımız katma değer ile istihdam nedeniyle "helal olsun" dense bu bize yetecek" diyerek noktalıyor sözlerini...
Gerçekten de, konu eleştiri olduğunda biz dahil, önümüzde kimse duramıyor.
Ama, iyiyi ve güzeli takdir etme özrümüz olduğu da bir gerçek...
Güzele "Güzel" demek bir türlü içimizden gelmiyor nedense...
Belki, "Yalaka" derler diye tuhaf ve anlamsız bir düşünce taşıyoruz içimizde...
Ancak şu unutulmamalı ki...
Doğruyu sadece mezarda söylemenin hiçbir faydası yok...
Doğruyu, doğru yerde söylemenin de, yalakalıkla hiçbir alakası olmamalı.