Ali Baş - Eskişehir Notları
Manşetin değerini yok ettik!
Hint pamuğunun kısa lifli kozalarını ayırma amacıyla 18. Yüzyılda Çırçır makinası Eli Whitney ABD'de icat edildi.
Çırçır makinesinin icadından önce bir köle sadece yarım kilo pamuğu temizleyebiliyordu. Çırçır makinesinin icadından sonra bu oran 25 kilograma çıktı. Bu nedenle köle sayısında da çok yüksek oranda artış meydana geldi. Eli Whitney, çırçır makinasını icat etti ama köleliğin 100 yıl uzamasına neden oldu!
Özellikle sinemada hayatı filmleşen Oppenheimer ismini hepimiz öğrendik! Atom bombasının mucidi olarak biliniyor. Oysa son derece önemli ve saygın bir bilim insanıydı. Milyonlarca kişinin ölümüne neden oldu!
Fritz Haber, kimyasal savaşın babası olarak biliniyor… 1.Dünya savaşında Almanya’nın kimyasal gazları kullanmasını sağladı.
Edward Teller, bilim ve teknoloji dünyasında "hidrojen bombasının babası" olarak adlandırılıyor.
Hepsi de “insanlık için” önemli adımlar attı! Ancak buluşları insanlığı çok büyük zarar verdi…
Gelelim Eskişehir’e…
Değerli meslektaşım Cihan Yıldırım…
Eskişehir Net’te göreve başladığında şimdiye kadar yapılmamış bir olayı hayata geçirdi…
Dijital gazete…
2 şubat 2019, tarihi Eskişehir’de ilk dijital gazete sayfasının yayınlandığı tarihti! Daha sonra bu olay çığ gibi büyüdü!
İnternet siteleri, kamu kurumları, kişiler, kuruluşlar herkes dijital gazete yapmaya başladı. İş çığrından çıktı!
Manşetlerin önemi kalmadı!
Artık her habere bir manşet vardı!
Ve manşet olmayan kimse kalmadı! İster basılı olsun ister dijital, manşetin değerini el birliği ile yok ettik!
Tıpkı çırçır makinasını icat eden Eli Whitney ya da atom bombasının sahibi Oppenheimer gibi, Cihan Yıldırım’da “iyi bir şey yaptığını sandığı” dijital gazete, artık bir çılgınlık haline geldi!
İlk dijital gazetenin çıktığı o tarihe “lanet olsun” demekten başka bir şey yapamıyoruz!
Djital gazetesi Eskişehir basınının atom bombası oldu! Artık gazeteyi okumuyoruz, gazeteye bakıyoruz!
Ekonomist Tanımı!
Ekonomist kime diyoruz!
Bir tanımı var mı? Ekonomiyle ilgilenen kişilere ekonomist diyoruz. Çok ilgilenen ve rakamlarla içli dışlı olanlara ise uzman ekonomist diyoruz…
Peki bu uzman ekonomistler ne yapıyor?
Ekonomiyle ilgili bir öngörüde bulunuyorlar! Genelde bu öngörüler tutmuyor! İşte o zaman yine devreye aynı ekonomistler giriyor. Öngörülerin gerçekleşmediğini güzelce açıklıyorlar!
Laurence J. Peter, bu durumu şu cümlelerle özetliyor:
-Dün öngördüklerinin, bugün neden gerçekleşmediğini yarın açıklayabilen insana ekonomist diyoruz.
Bir De Böyle Denesek!
Kazakistan'da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde mevcut lider Kasım Cüneyd Tokayev yüzde 81,3'le yeniden kazanmıştı…
Seçimlerde altı aday yarışmıştı!
Ancak pek az kişinin dikkat ettiği bir konu var.
Oy pusulasında "Hepsine karşıyım" seçeneği vardı…
Ve bu seçeneğin aldığı oy yüzde 5.8 oldu…
Cumhurbaşkanına oy verenlerden sonra 2. Sırada yer aldı.
Benzer seçenek bizim oy pusulalarına da koysa, ne olur?
Yanıtını vereyim. Biz de iktidar olur!
Domates Terörü!
Domatesi sevmiyorum…
Yemeklerdeki salça oranı o kadar fazla ki, yemeğin atdını alamıyorukm.
Bir de “sos” var.
Ne yersek yiyelim o sos bütün yemekleri aynı yapıyor…
Ketçap, asla kullanmıyorum. Ama domatesin bizim kültürümüzde neden bu kadar yaygın olduğunu anlamıyorum…
Büyüt tarihçimiz İlber Ortaylı, durumu izah ediyor:
-Dünya bizim kadar domates kullanmıyor. Dünyanın neresinde kadınlar oturup bir mevsim boyunca salça yapıyor. Salça kültürü Türkiye'ye has bir şey. İtalya'da eski kaynanaların yeni gelinleri kötüleme vasıtasıdır sos yapıp, salça yapıp dolaba koymak.Bir kültürü kadının dedikodusundan anlarsın.

BİZ BÖYLE KONUŞTURDUK

Rektör Burada Ne Demek İstedi!
Ali Saydam, Anadolu Üniversitesi’ne geliyor.
Tek bir sorum var…
Rektör Yusuf Adıgüzel burada ne demek istedi! Kimlerin algı, itibar konusunu öğrenmesini istedi…

Geçmiş Zaman Olur Ki!
1910'lu yıllarda Köprübaşı. Fotoğrafta görülen tahta köprü günümüzde Göksu köprüsüdür.

Sayfanın Sözü Günün Sözü!
Mutsuz insanlar bencil, kinci, acımasız olur, kolaylıkla haksızlık yapar, birbirlerini anlamayacak kadar ahmaklaşırlar. Anton Çehov