TMMOB Eskişehir İKK Sekreteri Salih Eğerci, şehirciliğin mühendislik hizmeti anlamına geldiğini ve belediye meclislerinin daha fazla mühendis, mimar ve şehir plancılardan oluşması gerektiğini söyledi.

Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri Salih Eğerci, İstikbal Gazetesi Genel Koordinatörü Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı.

Eskişehir’de yürütülen temiz enerji politikalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu anlamda yerel yönetimler ve merkezi idarenin yatırımları yeterli mi?

​Temiz enerji dendiğinde akla ilk gelen yenilenebilir enerji. Burada da herkes Güneş Enerji Santrallerini (GES)’leri düşünüyor. Bunun yanında Rüzgar Enerji Santralleri (RES)’ler de var. Eskişehir özeline baktığımızda aslında lisanslı RES ve GES’lerle ilgili yatırımlar devam ediyor. Burada mevzuatsal anlamda sıkıntı olmasına rağmen özellikle yerel yönetimlerin bu konuyla ilgili Eskişehir özelinde çalışmaları var. Burada en önemli kısım, küçük bir GES santrali ya da bir binanın çatısına bir GES kurduğunuz zaman sanki sahada koca bir GES kuruyormuş gibi süreçlerin aynısını takip ediyorsunuz. Yatırım yapmak isteyen vatandaşlar mevzuat açısından sıkıntılar yaşıyor. Bu nedenle temiz enerji ile ilgili Eskişehir özelinde çok fazla çalışma yapıldığını söyleyemeyiz. Burada iki önemli nokta var: Özellikle fabrika ya da büyük üretim tesislerinin bu tarz temiz enerji kaynaklarıyla elektrik üretimiyle ilgili kapasite sorunu var. En son bakanlıkta bir açıklama yapıldı. OSB’lerde çok da onlara yetmeyecek bir kapasite açıklandı. İkincisi de özellikle binaların enerji performans yönetmeliğinde 2 bin metrekarenin üzerindeki binalarda mevzuat gereği tükettikleri enerjinin yüzde 10’unun yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlaması gerekiyor. Burada bakanlık çok ilginç bir şey yaptı ve yenilebilir enerji kaynağı ile ilgili açıklamaların içine ısı pompalarını koydu. Bu da birçok müteahhitti GES yapmak, yenilenebilir enerji kaynağı yapmak yerine ısı pompasına yönlendirdi. Hem daha ucuz hem de mevzuat anlamında daha hızlı yapılıyor. Bu nedenle aslında tüketilen enerji kısmı artmaya başlarken temiz enerji kısmı bu mevzuat karışıklığından kaynaklı sıkıntıya giriyor.

Eskişehir sanayisini temiz enerji konusunda nasıl değerlendiriyorsunuz?

Eskişehir sanayisi yenilenebilir enerji kaynağını kullanması durumuyla ilgili biraz zayıf. Ama kullanma isteği kısmıyla ilgili pekiyi alacak noktada. Çünkü özellikle OSB’de ve dışındaki birçok yatırımcı fabrika aslında yenilenebilir enerji kaynağıyla ilgili yatırım planları var. Ancak burada özellikle kapasite sorunları nedeniyle bu yatırımların çok gerçekleşemediğini görüyoruz. Baktığımız zaman orta iyi bir durumda şu anda. Ama pekiyiye gidebilecek durum için önünün açılması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda yerel yönetimlerin destek vermesi gerekiyor. Ayrıca valilik, çevre şehircilik müdürlüğü gibi kurumların da bu tür yatırımlara öncelik vermesi gerekiyor.

Tmmob Salih Eğercii

“ESKİŞEHİR GES’E UYGUN BİR ŞEHİR”

Eskişehir, Türkiye destekler ve yol haritası anlamında bir Danimarka olabilir mi?

Eskişehir, teknik anlamı itibariyle yenilenebilir enerji potansiyeli yüksek illerden birisi. Herkes şöyle düşünüyor: Çok fazla güneşlenme olması gerekiyor ki GES yapılsın, çok fazla rüzgar olması gerekiyor ki RES yapılsın. Aslında bunun teknik açıklaması direkt buna bağlı değil. Mesela çok yüksek ısı alan yani güneş alan alanlardaki GES panel verimlilikleri düşüyor. Çünkü onlar da ısındığı için, belli bir sıcaklık seviyesinden sonra potansiyeli düşüyor. Eskişehir’in şu avantajı var: Yüksek bir ışıma seviyesi var. Yani güneş alabiliyor ama hava soğuk. Bu da doğal anlamda bizim soğutmak istediğimiz panellerin doğal ortamda soğuması anlamına geliyor. Özellikle Sivrihisar ve Seyitgazi tarafında büyük firmalar tarafından yüksek rakamlarda GES tesislerinin kurulmasının en önemli nedenlerden birisi bu. Verimliliği yüksek, ışıma seviyesi yüksek bir ildeyiz. Eskişehir bu anlamda yüksek potansiyele sahip, GES’e uygun bir şehir.

TMMOB olarak Eskişehir’in acil olarak çözülmesi gereken sorunlarının neler olduğunu düşünüyorsunuz mühendislik anlamında?

​Yüksek bir potansiyelde mühendislik hizmeti üretebilen, bu üretimini sanayi üretimiyle, yapı üretimiyle ya da hizmet üretimiyle Türkiye’de çığır açabilecek bir şehirde yaşıyoruz. Ama bunun için öncelikle bir birlikteliğin sağlanması lazım. Eskişehir şu an itibarıyla özellikle turizm anlamında gelişmiş bir şehir ama sadece turizmle geçinebilen, turizmle yürüyebilecek bir şehir olmaması gerekiyor. Sanayi anlamıyla ilgili yatırımların olması gerekiyor. Eskişehir’in en önemli avantajlarından birisi raylı sistemler ve sivil havacılık kısmı. Burayla ilgili yatırımların şehir halkıyla beraber, şehir halkına anlatılacak şekilde oluşması gerektiğini düşünüyorum.

“ESKİŞEHİR’İN ŞU AN METRO İHTİYACI YOK”

Raylı sistemler demişken, Eskişehir’de artık bir metro ihtiyacı var mı?

​“Eskişehir’e bir metro gerekiyor mu?” sorusu bir fizibilite çalışması yapılmadan direkt cevap verilemeyecek bir konu ama şöyle de söyleyebiliriz: Birincisi Eskişehir’in zemin yapısıyla ilgili ciddi problemler var metro yapımıyla ilgili. İkincisi de metro çok hızlı bir ulaşım aracı ve şehrin bir tarafından diğer tarafına hızlı bir şekilde ulaşım sağlayabiliyor. Eskişehir buna ne kadar ihtiyaç duyuyor? Yani şehrin başlangıç noktasıyla bitiş noktası arasındaki mesafeler... Bir metro inşa etmeye kalktığınız zaman bunun yatırım maliyeti size geri dönüşüyle ilgili düşündüğünüz zaman aslında buradaki fizibilite çalışması önemli. Normal şartlarda akıcı bir trafikte ya da işte planlı bir trafik içerisinde siz Eskişehir’in bir ucundan diğer ucuna maksimum 20-25 dakikada ulaşabiliyorsunuz. Demek ki burada mesafe anlamında aslında Eskişehir’in bir metro ihtiyacı olup olmadığı sorusuna cevap vermek gerekirse, burada bir ihtiyacın olmadığı kanaatindeyiz.

“SIKIŞAN NOKTALAR İÇİN ALTERNATİF ÇÖZÜMLER GEREKİYOR”

​Raylı sistemler çok önemli kentler için. Ama burada özellikle şehir merkezi içerisindeki raylı sistemlerin merkez noktasında şehir merkezinde çok fazla olması, dağınık noktalardan gelen raylı sistemlerde buradaki planlamanın yani buradaki yol ağının aslında genişleyerek, şu andaki daralan kısmı hızlandırmak mümkün. Burada aslında özellikle ulaşım master planının yani revize edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Çünkü ulaşım master planının tabii ki vizyonu var. 5 yıllık, 10 yıllık vizyonları var. Daha önce yapılmış olan ulaşım master planının işte 5 yıl sonrası ile ilgili bu plan gerçekleşmiş mi ne kadar gerçekleşmiş ne kadar gerçekleşmemiş, üzerine konması gerekiyor. Kanaatimce bir metro ihtiyacımız yok. Raylı ulaşım sistemiyle ilgili yatırıma ihtiyacımız var. Trafik anlamıyla ilgili sıkışan noktalarda da alternatif çözümlerin gerektiğini düşünüyorum.

“ALTERNATİF ÇEVRE YOLLARI YAPILMALI”

​Ana arterleri rahatlatacak yan arterleri oluşturarak aslında trafik sorunu değerlendirmek önemli. Eskişehir’de herkes trafik sorunu denildiği zaman da çevre yolunun büyük bir sorun olduğunu söylüyor ki gerçekten de doğru bir durumda. Oranın alternatif bir güzergahla rahatlatılması gerektiği düşüncesindeyim. Çünkü yani sadece Eskişehir’i kaldıran bir yol değil orası, aynı zamanda Bursa-Ankara istikametinde de kullanılıyor. Şehir içi ulaşımla ilgili alternatif güzergahlar, imar plan değişiklikleri ve ulaşım master planı önemli. Ama çevre yoluyla ilgili alternatif çevre yolları kesinlikle bu şehir için olmazsa olmaz ve çok kısa sürede yapılması gereken bir yatırım olması gerekiyor.

Salih Eğerci Meltem Karakaş

“ESKİŞEHİR SEMPOZYUMU’NA TMMOB DAVET EDİLMEDİ”

Eskişehir’de sorunların çözümü noktasında TMMOB paydaş olarak sürece dahil ediliyor mu?

​Bizim yapmış olduğumuz çalışmaları, oluşturduğumuz raporları bütün kurumlarla paylaşıyoruz. Bir şeyleri düzgün ve doğru bir şekilde geleceğe taşımak istiyorsanız mühendislik hizmetlerinden yüzde 100 faydalanmanız lazım. Şehir demek mühendislik hizmeti demek. Özellikle bir eleştirim var. Önümüzdeki aylarda Eskişehir Sempozyumu diye bir sempozyum düzenleniyor. Bu sempozyumda birçok kurum yer almışken TMMOB’un davet edilmemiş olması, aslında bu bakış açısının nerede olduğunu gösteriyor bize. Şehri ileri taşımak istiyorsanız mühendislerle beraber çalışma mecburiyetiniz var. Bu bir tercih değil.

Faturalar da çok tartışılıyor. Vatandaş doğal gaza, elektriğe ve suya yüksek paralar mı ödüyor?

Vatandaş aslında yüksek faturalar ödüyor. Çünkü hepsi birbiriyle iç içe geçmiş sistemler. Eskişehir su şebekesinin vatandaşa ulaşması için en önemli kriterlerden birisi elektrik. Yüksek derecede bir elektrik kullanılıyor. Biz 0 koddan şehrin merkezine yüksek pompalarla su basıyoruz. Bu da orada yüksek elektrik tüketimi anlamına geliyor. Yüksel maliyet ister istemez yansıyor. Biz telekomünikasyona da yüksek fatura ödüyoruz. Hepsi de ortak bir sorundan geliyor. Ortak sorun da yönetimle ilgili. Tamamen özel şirketler ayağıyla, kar amaçlı yürütülen sistemde son noktada vatandaşın cebine yüksek faturalar geliyor. Bu yüksek faturaların büyük bölümü de büyük şirketlerin kar kasalarına girmiş oluyor.

Su sıkıntısı çektiğimiz bir süreçte “su temel ihtiyaçtır ve ucuz olmalıdır” diyen bir kesimle beraber “tüketimi kontrol etmek ve azaltmak amacıyla su pahalı olmalıdır” diyen de var. Siz bu tartışmaya nasıl bakıyorsunuz?

Pahalı olmamalı. Bir kere insan hakkı. İnsanları da yüksek faturalarla terbiye etmemek gerekiyor. Su kaynaklarımız tükeniyor. Vatandaş olarak ne yapmalıyız? Bilinçlendirme hareketleri, toplantılar gibi şeylerle bunların yürümesi gerekiyor. TMMOB’un suyu pahalı verelim şeklinde bir bakış açısı yok. Eskişehir için temiz suya ulaşması sıkıntılı. Su kısıtı olan da bir şehirdeyiz. Suyumuz geleceğimizden aldığımız bir miras. Herkesin bu mirasa sahip çıkması gerekiyor.

“Eskişehir göç almıyor, yerinde sayıyor” gibi yorumlar yapılıyor. Siz Eskişehir’in doğal kaynaklarını bu anlamda nasıl değerlendiriyorsunuz? Bizim doğal kaynaklarımız, su kaynaklarımız ne kadar bir nüfusu kaldırır?

Eskişehir şu an itibariyle nüfusu kaldıramayacak kısımda. Göç alma kısmıyla ilgili sıkıntılar yaşayabilir. TOKİ’ler yüksek katlarda ve dar alanda çok fazla konut yapılan yapılar. Yapılan alanla ilgili alt yapıyla ilgili bir çalışma yapılmış mı? Hayır. Oraya elektrik nasıl gelecek? Planlama yapılmadan TOKİ temelini atıyor. Kanalizasyonu, elektriği, suyu yok, telekomünikasyon alt yapısı yok. Plansız bir şekilde yürüdüğü zaman şehri sağlıklı büyütemezsiniz. Göç almak sıkıntılı bir durum değil. İş gücünün de artması anlamına gelir. Ama bunun planlama dahilinde olması gerekiyor. Standart anlamda bir vatandaşın yılda tüketeceği su miktarının Eskişehir’de oranına baktığımız zaman aslında rakamsal anlamda çok büyük değil. Dünya standardı üzerinde bir su tüketimimiz var Türkiye’de. Su kaynaklarını düşündüğümüz zaman aslında hiçbir yer göç alamaz. Türkiye’nin hemen hemen her yerinde su sıkıntısı var. Göç olarak düşündüğümüz zaman, göç eden kişiler suyu biten yerlerden buraya su için gelmiyorlar.

“BELEDİYE MECLİSLERİ DAHA FAZLA MÜHENDİS VE MİMARDAN OLUŞMALI”

Şehircilik demek mühendislik demek dediniz. Bu anlamda yerel seçimlerde özellikle meclis üyelikleri belirli meslek gruplarının daha yoğun olduğu yerler haline geldi. Eskişehir’i, siyasi partileri mühendis, mimar ve şehir plancılarını meclis üyesi olarak değerlendirme konusunda ne durumda sizce?

Zayıf. Şu anda meclis üyelerin büyük çoğunluğu müteahhitlik yapan kişilerden oluşuyor. Meclisteki gündemlere baktığımız zaman, rantsal gündemlerin olduğu, sağlıklı tartışmaların yapılmadan sürecin yürütüldüğü kısımlar oluyor. Eskişehir bu anlamda biraz geride duruyor. Mühendislerin, mimarların, şehir plancıların mecliste söz sahibi olabileceği bir ortamın yaratılması gerekiyor. Siyasi partilerin bununla ilgili çalışma yapması gerekiyor. Eğer mühendislik hizmeti almıyorsa bir şehir, geleceğe doğru bakamaz. Şehrin gündemiyle ilgili tartışılan noktalardan biri meclis gündemiyse, buralarda mühendislerin çok söz söyledikleri, ileriye yön verdikleri alanlar olması lazım. Bunun için siyasi partilere çağrımızdır, özel çalışması gerekiyor. Kimlerin meclis üyesi olması gerekiyor ile ilgili bazı kıstaslar olması lazım.