Tekrar başkan adayı olup olmamasına ilişkin konuşan ETO Başkanı Metin Güler, “Ben hedef koyduğum sürece, bu kuruma, bu kente gerçekten katma değer sağlayacağıma inandığım sürece devam etme arzusu içindeyim” dedi.

Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler, İstikbal Gazetesi Genel Koordinatörü Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. Eskişehir esnafı için 2026 yılının ilk 5 ayının çok olumlu geçmediğini söyleyen Güler, enflasyonu yönetmenin her geçen gün zorlaştığını belirtti. Belediyeler tarafından düzenlenen yöresel ürünler festivallerine dikkat çeken Güler, kentin parasının dışarı aktarılmasına itiraz ettiklerini ifade etti. Sağlık konusuna da değinen Güler, Tarım il Müdürlüğü’nün, vergi dairesinin yöresel ürünler festivallerinin düzenlendiği alanlardan ayrılmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

Her ay düzenli olarak enflasyon rakamları açıklanıyor. Eskişehir’deki esnafın, tüccarın enflasyonu ne durumda? Onların yaşadıkları enflasyon rakamları kaç?

Enflasyon gerçekten ülkemiz adına son dönemlerde, iki yıldan beri yönetilmesi zor bir noktaya geldi. Bu son dönemde körfezde yaşanan olumsuz tablo da değerli madenler başta olmak üzere birçok unsuru tetikler hale geldi şu anda. Enflasyon hesaplaması yaparken TÜİK’in açıkladığı rakamlar var, piyasanın algıladığı rakamlar var. Tarım kesimindeki enflasyonun sisteme katkısı farklı, üretim kısmındaki enflasyonun enflasyon oranlarına yansıması farklı. Zor bir dönem. Enflasyon ülkelerin yönetmekte zorlandığı nokta şu an. Orada planlı bir şekilde eğer enflasyonla mücadele noktasında alınacak tedbirlerle anca istediğimiz seviyeye gelir.

“ENFLASYONU YÖNETMEK ÇOK ZOR HALE GELDİ”

3 aylık enflasyonu değerlendirdiğiniz zaman o rakamların daha üstünde bir rakamla yüzleşeceğimizi gösteriyor. Şu anda finansa ulaşma noktasındaki rakamları değerlendirirseniz, seviye itibariyle 45’in altında şu anda kullanabileceğiniz kredi yok. Sonuçta paranın maliyetinin 48’lerde yıllık bazda konuşuyorum, bir ortamda da bu finans maliyetinin enflasyonu körükleyeceği gözüküyor. En son süreçte yapılan doğal gaz, elektrik gibi birtakım zorunlu enerji maliyetlerinden dolayı bilhassa akaryakıt bunun en önemli faktörlerinden biri. Sonuçta her yüzde 10’luk bir akaryakıttaki artışın cari hesaba katkısı 2.6 milyar dolar civarında. O günden bugüne zaten otomatikman enflasyonu körükleyecek enerji maliyetleri aslında bu maliyetin içine konduğu zaman da üretemeyecek hale geliyoruz. Yani rakam açıklamak önemli değil. Ne ile yüzleşeceğimiz önemli burada hem tüccarımız hem esnafımız hem sanayicimiz için enflasyonu yönetmek çok zor hale geldi.

2026 yılının ilk 5 ayı Eskişehir esnafı için nasıl geçti?

Sonuçta Eskişehir bakıldığı zaman farklı alanlardan beslenen bir kent. Bu avantaj. Sabit gelir kaynakları olan bir kesim var. Onun dışında üç tane değerli üniversitesi var. Burada üniversite öğrencilerinin bulunması kent ekonomisine, hizmet sektörü bakımından inanılmaz hareket sağlıyor, sıcak para akışını sağlıyor. Ama son dönemde bilhassa maliyetlerin artığı noktada işletmelerin cirosal olarak belki belirli ciroları yakaladılar ama karlılık noktasında planlanmayan çok şey var önümüzde.

Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler-1

“ESKİŞEHİR ESNAFININ İLK 5 AYI OLUMLU GEÇMEDİ”

Mesela sanayi tarafından değerlendirirsek, Avrupa’ya ihracat yapan firmalarımızın bilhassa Avrupa da şu an durağan bir sürece girmiş durumda. Bir de kur noktasında, kurların bu seviyede olması açıkçası ihracat yapanları ciro noktasında müşteri kaybı oluşmaması açısında satışlar gerçekleşiyor ama kara baktığımız zaman inanın şu anda ilk 5 ayı değerlendirirsek hem sanayi tarafında hem tüccarımız tarafında hem esnafımız tarafında çok olumlu geçtiğini söyleyemem.

Asgari ücrete ara zam yapılmalı mı sizce?

Burada iş barışı kavramının son dönemlerde bozulduğunu görüyoruz. Bir yanda işverenler olarak maliyetlerimizde planlama yaptığımız zaman bu ilk 5 aydaki karlılığımızı yakalayamadık bu anlamda. Bir yanda işletme sahiplerimiz çalışanımıza vermek istese de maliyet noktasında o planlamayı yapamadığı için veremez hale geliyor. Çalışanımızın da almış olduğu bu maaşla geçinme şansının olmadığı gözüküyor. Pahalı noktaya da geldi ülkemiz. Çalışanlarımızda da ister istemez mutsuzluk söz konusu. Bu da işletmelerde çalışanla işveren arasında iş barışını bozmuş durumda.

“ÇALIŞANDA DA İŞVERENDE DE KAYGI VAR”

Burada biz destek bekliyoruz. Vergi dilimlerinin böyle geçiş dönemlerinde biraz daha dikkate alınıp kesintiler noktasında desteğe ihtiyacımız var. Bizim verdiğimiz brüt maaş üzerinden ellerine geçen rakamın daha anlaşılır olması gerekiyor ki onların mutluluğunu yakalayalım bu anlamda. Ama şu anki tablo bize gelen duyumlar asgari ücretin artmayacağına yönelik. İşverenler tarafından da durumu analiz ettiğimiz zaman asgari ücret artmasa da sanki bir iyileştirme yapma zorunluğu çıkıyor ki çalışanlarımıza en azından bir nebze geçim noktasında katkı sağlanması gerektiğini düşünüyoruz. Ama kesintilerin de planlanması lazım. Zor bir dönem yaşıyoruz. Hem çalışanımız tarafında hem işverenlerimiz tarafında büyük bir kaygı var şu anda.

Yılmaz Büyükerşen’in “Eskişehir’de tek sanayici Celalettin Kesikbaş”, “Eskişehir’de ticaret odası yok esnaf odası var,” Eskişehir’de tüccar yok” gibi açıklamaları oldu. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu açıklamaları?

Ben dil sürçmesi olarak değerlendiriyorum. Sonuç itibariyle bugün Eskişehir 5 milyar dolar ihracat yapma kapasitesi olan bir kent. Bu kentte diğer sanayicilere haksızlık yapmamak lazım. İrili ufaklı işletmelerimizin hepsi birbirini tetikleyen bir unsur bu. O yüzden risk alan, mücadele eden, vergi ödeyen, istihdam sağlayan şehrin bütününe katkı sağlayan işletmeler hepsi. Bu şehirde hizmet sektörünü de yok sayamazsınız. Turizm noktasında tüm girdileri sağlayan, şehrin tüm aktörleri.

“SANAYİCİLERİMİZE HAKSIZLIK DİYE DÜŞÜNÜYORUM”

Şu anda irili ufaklı 2 bine yakın işletme var sanayide. Bunun organize sanayide 700, diğerleri de TEKSAN’da EMKO’da, Tornacılar’da. Birçok alanda irili ufaklı işletme var ana sanayiyi destekleme noktasında. Onların emekleri, onların mücadelesi, onların bu kente sağladıkları katma değeri yok saymak anlamsız. Bunu bütün değerlendirmek lazım. Ana sanayi de olacak, yan sanayi de olacak. Ben şuna bakarım: O kentte yüksek teknoloji üretmeye hevesli işletmeleri ve bunun dışında bir mücadele içinde olan, üretim yapan işletmeleri yok saymak da büyük haksızlık olur. Esnaf Sanatkâr Odası’nı kıyaslamak da yanlış. Ayrı mevzuatlarda kurulmuş bir sistem. Birine var diğerine yok deme şansınız yok. Şu anda esnaf odalarımızda bulunan 23 bin civarında bu kente katma değer sağlayan üye profili var. Bizim 19 bin bu kente hizmet eden üye profilimiz var. Bunların hepsi aktör. Birini yok sayıp birini var saymak da çok olumsuz bir yaklaşım. Ben bütün sanayicilerimize de haksızlık olduğunu düşünüyorum ben.

Kazım Kurt’un “ETO’nun düzenlediği fuarlarda çorap satılıyor, Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan yöresel ürünler festivaline Metin Güler sessiz kalıyor” gibi eleştirileri oldu. Bu eleştiriler için neler söylersiniz?

Kazım Bey bizim fuarı eleştiriyor ama geçen hafta kendisi burada fuarımızdaydı. Sonuçta onun düşündüğü gibi olsa katılmazdı diye düşünüyorum. Ama benim baktığım nokta şudur: Eskişehir’de bir iş yapılıyorsa Eskişehir yerel aktörlerinin burada olma zorunluğu var. Siz Eskişehir dışından bir ekip getiriyorsunuz içinde bir tane Eskişehirli yok. 15 gün boyunca şehrin ekonomisi olarak söylüyorum, finans üzerinden değerlendiriyorum, şehrin birikimini 15 gün boyunca orada alışveriş yapan, Eskişehir halkının parasını alıp başka bir kente götüren bir yapı var burada. Bizim karşı çıktığımız bu. Niye ben 300 milyonluk bir bütçeyi kendi kendime başka bir kente aktarayım? Bu paranın Eskişehir’e dönmesi gerekiyor. Bunun için de bu kente vergi veren bu kentte işini doğru yapan, bu kentte istihdam sağlayan dünya kadar işletmemiz var. Bunları yok saymamak lazım. Gelin burada yapalım dedim. Yaparken Eskişehirlilerle yapalım ama.

“TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ VE VERGİ DAİRESİ ORADAN AYRILMAMALI”

Oradan bence Tarım İl Müdürlüğü hiç ayrılmamalı, oradan vergi dairesi hiç ayrılmamalı. Hiçbir işletme orada gıda konteksine uygun ürün satmıyor. Ambalaj yok. Üzerinde üretim tarihi yok. Bunu Eskişehir kent menfaatini koruma adına söylüyorum, kent aktörü olarak söylüyorum. Ben sanayiciyim. Benim o alanda işletmem yok, bana zararı yok ama kent ekonomisine zarar veriyor. Bir de sağlıksız ürünleri halkla bir araya getirmenin fonksiyonu belediye olmamalı. Başka biri yapıyorsa belediye onu engellemeli. Ben Ticaret Odası Başkanı olduğum için toplamda sektörümüzde çalışan belki 250-300 bin insan var. Bu 300 bin insan bu kentten geçimini sağlıyor. Yöresel ürünler adı altında yapılan tüm organizasyonların o kente ekonomik olarak zarar verdiğini net söylüyorum. Bunu da zaman zaman dile getiriyorum. Artık bunların bu kentten uzaklaşması lazım. Kentin bunlardan sıyrılması lazım. Bunlardan sıyrılan kentler var. 15 yıldır mücadele veriyorum ben de. Ama dengeler var anladığım kadarıyla. Bu dengeleri bazen aşıyoruz bazen aşamıyoruz. Kente ne getiriyor kentten ne götürüyor diye hesabını yapmak lazım. Kente avantaj sağlıyorsa, okey. Ama avantajı yoksa kente, kentten de bir şeyler alıp götürüyorsa bu organizasyon şemasının o kente zarar verdiği ortaya çıkıyor. Ona da ev sahibi olarak, kentli olarak bizim karşı çıkmamız gerekiyor.

“KATKI SAĞLAYACAĞIMA İNANDIĞIM SÜRECE DEVAM ETMEK İSTERİM”

Eskişehir Ticaret Odası’nın seçimlerinin tarihi belli oldu mu? Aday olacak mısınız?

Ben ilk başkanlığım dönemimde bir hedef koydum kendime. Eskişehir Ticaret Odası’nın eksikleri nelerdi? Eksikleri tespit ettikten sonra o doğrultuda hareket ettim şu ana kadar. Müzeyi açtık, kongre merkezini yaptık, fuar merkezini yaptık, yeni binamızı yaptık. Bundan sonraki süreçte de boş işlerle uğraşacak halim yok benim. Ben hedef koyduğum sürece, bu kuruma, bu kente gerçekten katma değer sağlayacağıma inandığım sürece devam etme arzusu içindeyim. Ama aday olmakla da bitmiyor. Siz bir yere talip olabilirsiniz bu da tüm Eskişehir Ticaret Odası üyelerinin hakkıdır. Demokratik bir ortam var. Tabi ki olacaktır. Ben şahsım adına şu anda ekibimle birlikte işimizin başındayız. Yeni hedeflerimiz var, yapmamız gereken işler var. Bunları yapmaya devam ediyoruz şu an itibariyle.

“ETO SEÇİMİNİ 2026’DA BEKLEMİYORUM”

Seçim tarihi için bir şey söyleyemem. Çünkü seçim tarihini biz belirlemiyoruz. Seçim tarihi için bakanlar kurulu, “seçim şu tarihte olur” diyor. Ben mesela uzun yıllardan beri Ticaret Odası’nda seçime giren bir insanım, kendi gruplarımdan bahsediyorum. Hiçbir zaman zamanında seçim olmamıştır. Kimi 6 ay uzamıştır kimi bir sene uzamıştır, kimi 2 sene uzamıştır. Bunu hep yaşadık. O yüzden konjektüre göre de Ankara’nın alacağı ve bakanlığın alacağı karar doğrultusunda da seçim tarihi belirlenir ama şu an itibariyle benim düşüncem 2026 yılında ben seçim açıkçası beklemiyorum.

Eto Başkanı Metin Güler Ve Meltem Karakaş

“İLERİ YAŞAM MERKEZİ İÇİN GİRİŞİMLERİMİZ SÜRÜYOR”

Yeni hedeflerinizin olduğunu söylediniz. Yeni dönem için yeni hedefleriniz neler?

Bu bir bütün aslında. Hem yapacak kabiliyetiniz olacak hem altyapınız buna uygun olacak hem de bu hedeflerin gerçekleşmesi gerekecek. Biz mesela hep ileri yaşam merkezi düşündük. Eskişehir Ticaret Odası’nın planlaması içinde öncelikler çıktı hep önümüze. Onları planladık ve bitirdik. Şu anda ileri yaşam merkezi ile alakalı girişimlerimiz devam ediyor. Görüşmelerimiz devam ediyor ilgili kurum ve kuruluşlarla. Mesela biz bunu hayata geçirme arzusu içindeyiz. Bize nasip olur olmaz o ayrı konu. Ama böyle bir hedef koyduk ve alt yapısını hazırlama zorunluluğumuz var. Bu odalar bize babamızdan miras kalmadı. Bizim kendi şirketlerimiz değil. Hepimizin işleri var. Ama buraya zaman ayırırken katma değeri yüksek işlerle uğraşmamız gerekir. Bizim kuruduğumuz her işletme para kazanan bir halde, ticari olarak bunu söylüyorum. Eskişehir Ticaret Odası para kazanacak noktada değil ama doğru yerde de doğru birikimlerle de sürdürülebilirliği sağlayacak işlerle uğraşması lazım. Eskişehir Ticaret Odası’nda seçim olacaktır sonuç itibariyle. 2026 olmaz 2027’de olacak. İşimizin başında devam ediyoruz.

“BEN BAŞKAN ADAYIYIM DEMEKLE BİTMİYOR”

Ben başkan adayıyım demekle bitmiyor. Burada bir sistem var. Kendi grubunuzdan çıkacaksınız. Orada komiteler oluşacak. Komiteler, meclis üyeleri rıza gösterecek. Sizi yönetim kurulu başkanı seçecek. Eskişehir Ticaret Odası vakit isteyen bir yer. Yönetimimiz, meclis üyelerimiz buraya vakit ayırıyor, değer katıyor. Burada ben olmuşum, başkası olmuş çok önemli değil. Eskişehir Ticaret Odası adına, kentimiz adına bundan sonraki oluşacak oluşumlar da fayda sağlar diye düşünüyorum.