İstikbal Gazetesi Genel Koordinatörü Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtlayan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP içinde devam eden ön seçim tartışmaları hakkında konuştu. Ünlüce, hakim huzurunda yapılacak ön seçimden yana olduğunu söyledi.

Eskişehir Büyükşehir Belediye (EBB) Başkanı Ayşe Ünlüce, İstikbal Gazetesi Genel Koordinatörü Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. 2026 Eskişehir Yılı’na dair önemli açıklamalar yapan Başkan Ünlüce, her ayın 26’sında Eskişehirlilere bir müjde vereceklerini ifade etti. Parti içi tartışmalara da değinen Başkan Ünlüce, CHP’nin sosyal medya üzerinden yıpratılmasının yanlış olduğunu, eleştirilerin parti içinde yapılan toplantılarda sunulması gerektiğini söyledi. Başkan Ünlüce, kırsalda bulunan belediyeler noktasında parti ayrımı yaptıklarına ilişkin eleştirilere de sert tepki gösterdi.

2026 Eskişehir Yılı, Eskişehirliler tarafından sahiplenildi mi sizce? Süreç sizin istediğiniz yönde ilerliyor mu?

Bizim 2026 yılı hazırlıklarımız 2025 yılında başladı. Hatta 2025 yılı ile ilgili billboardlara çıkacağımız zaman takvim yılının önümüzdeki sene 26’yı göstereceğini düşünerek “26’ya bir kala” gibi bir sloganla çıktık. Biz 2025 yılında, 2026 yılına heyecanla hazırlandık. Hatta öncelikle vatandaşlarımıza sorduk, “2026 yılında neler yapmamızı istersiniz?” diye. Ve oradan gelen talepler, çalışma arkadaşlarımızdan gelen talepler ve kendi stratejik planımızdan oluşan yatırımlarla beraber bir paket hazırladık. Ortak bir yatırım programı hazırladık. Bunu da 2026 yılının ilk aylarından itibaren büyük bir heyecanla çeşitli gruplarla paylaştık. Hem sivil toplum kuruluşlarından hem akademik odalardan, esnaf odalarımızdan, üniversite öğrencilerimizden, okullarımızdan çok büyük ilgi gördü. Hatta Eskişehir ekonomisini de canlandırması bizim için önemliydi. Elbette birçok etkinlik, festival yapılacak, Eskişehir’i ortak nokta haline getirecek pek çok faaliyet düzenlenecek ama bir taraftan da şehrin ekonomisine de faydası olsun istedik. Bu nedenle Eskişehir Ticaret Odamızla beraber bir çağrıda bulunduk. Dedik ki, her ayın 26’sında Eskişehir’de indirim günleri olsun. Hem Eskişehirliler hem Eskişehir’in kırsalında yaşayanalar hem komşu illerimiz herkesi şehrimize davet edelim istedik.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce

“2026 ESKİŞEHİR YILI ÇOK KAPSAYICI OLDU”

Şubatta bu çok ciddi karşılık gördü. Şimdi mart ayındaki indirime hazırlanıyoruz. Bir taraftan şehrimizin ekonomisi de büyüsün istiyoruz. Bu çok kapsayıcı oldu. Turizmden tutun da esnaf odalarına kadar pek çok yerden çok değerli katkı gördü. Yine belediyelerimiz yaptığı pek çok etkinlikte 2026 yılı etkinliklerini, projelerini kullanıyor ve duyuruyor. Sivil toplum kuruluşlarımız yapıyor. Yine akademik odalarımızın bu konuyla ilgili bizden talepleri oldu ve ortak yapabileceğimiz projeler oluştu. Biz Kent Konseyimizin yürütüme kurulundaki her bir çalışma grubunu bizim bütün projelerimizle paydaş yapalım diye düşündük. Ve 2026 yılına ilişkin projelerimizi kent konseylerimizin çalışma gruplarıyla eşleştirdik. Örneğin, sokak hayvanlarıyla ilgili bir projemiz var. Burada kent konseylerimizin sokak hayvanlarıyla ilgili gruplarıyla ortak, beraber takip etmeye karar verdik. Kent Konseyi’nin çok büyük temsiliyeti var. Böylece hemşerilerimizle, halkımızla beraber ilerlemiş olacağız. Ben mart ayı itibariyle bu çağrının çok olumlu karşılık gördüğünü, halkımız tarafından benimsendiğini, daha da büyüyerek ilerleyeceğini düşünüyorum. İçinde büyük büyük bütçeli projeler de var, küçük dokunuşlarla yapabileceğimiz işler de var. Bizi hepsi çok heyecanlandırıyor. Projelerin 26 tanesi vatandaşlarımızdan gelen talepler. Geri kalan 50’den fazla proje de bizim kendi belediyemiz içinde ürettiğimiz projeler. Hepsi Eskişehir’in hayatına hem ticari hem sosyal hayatta çok büyük katkılar sağlayacaktır.

Meltem Karakaş Ayşe Ünlüce

“HER AYIN 26’SINDA BİR MÜJDE VERECEĞİZ”

Yakın zamanda Eskişehirlilere bir müjdeniz olacak mı proje anlamında?

Biz her ayın 26’sında bir müjde vereceğiz. Öyle programladık. Her ayın, özellikle bu dönemdeki açılışlarımız temel atma, bitmiş yatırımlarımızda açılışlar olabilir. Bunları ayın 26’sına denk getirerek yapmayı planlıyoruz ama tabii 12’den çok daha fazla açılışımız ve temel atma olacağı için o nedenle başka tarihlerde de olacaktır. Ama çok önemsediğimiz özellikle vatandaşlarımızdan gelen talebelerle oluşturduklarımızın hepsini 26’sında yapacağız. Yani her ayın 26’sını bekleyin.

“TÜM BELEDİYELERİ ALABİLİRİZ”

Özgür Özel, “Eskişehir’deki tüm belediyeleri alacağız” dedi. Sizce CHP, Eskişehir’deki tüm belediyeleri nasıl alabilir?

Bizim 9 belediyemiz Cumhuriyet Halk Partisi’nde. Eskişehir’de toplamda 15 belediyemiz var Büyükşehir Belediyesi ile beraber. 6 belediyemiz farklı partilerde. Bunların 4 tanesi AK Parti’de, 1 tanesi BBP’de, bir tanesi de DSP’de. Ben hepsini alabileceğimize inanıyorum. Çünkü çalışmalarda şunu görüyorum: Vatandaş yerel seçimde gerçekten hizmete odaklı bakıyor ve biraz da başkan adayının profiline bakıyor. O yüzden doğru adaylarla o ilçelerde güzel yatırımlar yaparak, halkımızla kenetlenerek, beraber çalıştığımızda ben de Genel Başkanımızın fikrine katılıyorum. Tüm belediyeleri alabiliriz.

“HAKSIZ İTHAMLARI KABUL ETMİYORUM”

Geçtiğimiz günlerde AK Partili İnönü Belediye Başkanı Serhat Hamamcı, kırsaldaki CHP’li belediyelere ayrıcalık gösterildiğini ve kendisinin sizinle bir iletişiminin olmadığını öne sürdü. Sizin kırsalda CHP’li olmayan belediyelerle ilişkileriniz nasıl?

Ben bir sorun olduğunu düşünmüyorum açıkçası. İnönü başta olmak üzere diğer bütün 6 tane farklı partiden saydığımız belediyelerle ilgili bir sorun görmüyorum. Hatta biz yaz gelmeden belediye başkanlarımızla toplantılar yapıyoruz. Özellikle Büyükşehir’in o bölgede 2025 yılında yaptığı yatırımlar ve 2026 yılında yapacağımız yatırımları gözden geçirmek üzere bir araya geliyoruz. Burada da hiçbir parti ayrımı yapmadık. Bütün belediye başkanlarımızı davet ettik. Toplantılarımızın bazılarını tamamladık, bazıları da devam ediyor. Nisanın ilk haftası gibi bitirmeyi planlıyoruz. Böyle bir ayrımcılık yok. Şikayet eden başkanımız, randevu istemiş olmamış mı, aramış da dönmemiş miyiz, ben hiç öyle bir durum hatırlamıyorum. Hatta tam tersine biz burada bütün bürokratlarımızla beraber 12 ilçemizde siyasi partisine de bakmadan çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Geçmişte de böyleydi. Günyüzü’nde çok büyük alt yapı yatırımları yaptık, İnönü’de yatırımlarımız olacak. Sarıcakaya ve Mihalgazi bizim için çok önemli. Bütün kalbimiz orada. İpek Köy ile beraber yaptığımız tarımsal desteklerle beraber hiç ayırt etmediğimiz bir belediye. O yüzden haksız bir itham olduğunu düşünüyorum ve kabul etmiyorum bu ithamları. Kesinlikle reddediyorum.

Seçimin üzerinden yaklaşık iki yıl geçti. Bu iki yılınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben iki yıl içinde çok yükselen bir ivme görüyorum. Daha önceki genel sekreterlik deneyimimle de vatandaş belediyeden memnun mu değil mi gittiğim bir ortamda çok çabuk hissedebiliyorum artık. Bu konuda çok tecrübeli olduğumu düşünüyorum. Örneğin İnönü’de bir iftara gittiğimde ya da Beylikova’da bir iftara gittiğimde, Sivrihisar’da bir etkinliğe katıldığımda orada halkın ilgisi, alkışı, gelip beraber fotoğraf çektirmek istemesi ya da önceden belki orada söylemeye çekindiği ama önceden hazırladığı mektupları, notları bana vermeye çalışması oradaki sevgi ve arada kurulan bağın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Benim aday olduğum süreçten itibaren hep söylediğim bir şey var: Daha belki adımı bile bilmezken “biz kadına oy vereceğiz” diyen kadın adayın yarattığı anaçlık, merhamet, sevgi duygusuyla o köprüleri kurma duygusuyla çok olumlu karşılandığını görüyorum ve o olumlu ivmenin yukarıya doğru devam ettiğini görüyorum. Ben çok anket yaptıran birisi değilim. Bazen genel merkezimiz yaptırıyor. Orada da bu ivmenin çok yukarıya doğru çıktığını hatta beklentimizin de üstünde olduğunu görüyoruz ve bununla da gurur duyuyoruz.

CHP’de geçtiğimiz günlerde ön seçim meselesi çok konuşuldu. Ön seçim bir zorunluluk mu? En sağlıklı aday profili ön seçimle mi belirlenir?

Bizim tüzüğümüze göre seçimin ne şekilde yapılacağı ön seçimle mi yapılacağı yoksa başka yöntemler mi yapılacağı parti meclisimizin kararına göre belirleniyor. Ön seçimin de farklı şekilleri var. Delege bazında olabilir, hakim huzurunda olabilir, temayül yoklaması, eğilim yoklaması gibi yöntemlerle olabilir. Bence burada doğru olan, ideal olan hakim huzurunda ve üye bazında tüm üyeleri kapsayan bir ön seçimin yapılması. Bunun hem parti üye tabanında hem de o şehirde yaşayan hemşerilerimiz anlamında çok olumlu karşılık göreceğini düşünüyorum. Hatta hakim huzurunda bir ön seçim yapıldığı zaman mevcut oyların daha da artacağını düşünüyorum. Çünkü üyeye sorulması, üyenin burada fikrinin alınması, sıralamanın ona göre yapılması bence demokrasi anlamında çok değerli.

“BEN HAKİM HUZURUNDA BİR ÖN SEÇİMDEN YANAYIM”

Ama tabii yapılacak seçimin koşulları bir erken seçim mi olacak, baskın seçim mi olacak yoksa normal takviminde yapılmış bir seçim mi olacak, bunlar mutlaka değerlendirilecektir. Biz iktidara çok odaklandık artık Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Hem şehirlerde hem ilçelerde hem genel merkezimizde iktidar odaklı çalışmalar yapılıyor. Bu iktidar odağında tabii en doğru kararı Parti Meclisi verecektir. Ama bizlerin fikri sorulursa bizim fikrimiz, hakim huzurunda ve üye bazında bir ön seçimden yana.

Meltem Karakaş Ayşe Ünlüce2

“PARTİMİZE İLİŞKİN HER KONUNUN BİZZAT İÇİNDEYİM”

CHP içinde kendisine Koca Çınarlar diyen grubun mevcut il ve ilçe yönetimlerine bir eleştirisi oldu. Siz de geçenlerde Koca Çınarlar grubuna dahil olan Ali Haydar Çelik ve İl Başkanı Talat Yalaz’ı aynı fotoğraf karesinde buluşturdunuz. Siz bu tarz parti içi tartışmaların dışında mı kalmayı tercih ediyorsunuz yoksa bir köprü mü olmaya çalışıyorsunuz?

Aslında partiye ilişkin siyasi konularda hiçbir şeyin dışında olmamaya özen gösteriyorum. Hatta bizzat içinde olmak istiyorum. Ama benim buradaki derdim şu: Partimizin 23 bin üyesi var Eskişehir’de. 23 bin üyenin, herkesin birbirini sevmesi, yaptığı her şeyi alkışlamayı bekleyemeyiz. Bizim partimiz demokratik bir parti. Dolayısıyla eleştiriler de olacaktır. Bazen birbirimize karşı tenkit edici sözlerimiz de olacaktır. Ben sadece bunun özellikle bu dönemde, Türkiye’nin demokrasi olarak çok ağır bir sınav verdiği bir dönemde, bunlardan ziyade iktidara odaklı özellikle 2024 yerel seçimlerinde halkımızın bize bağladığı umudu da göz önünde bulundurarak bunlara çok hakkımız olmadığını düşünüyorum. Hatta bu tartışmaların biraz gereksiz ve anlamsız olduğunu düşünüyorum. Bence bizim burada yapacağımız en güzel iş, bütün siyasi düşüncelerimize, farklılıklarımıza, zaman zaman birbirimize olan tenkitlerimize rağmen günün sonunda seçim yaklaştığında herkesin kol kola girip iktidar için, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarı için gönülden çalışacağına inanıyorum.

“SOSYAL MEDYADAN PARTİMİZİN YIPRATILMASINI DOĞRU BULMUYORUM”

Şu anda arkadaşlarımızın farklı düşünceleri olabilir. Fikirlerini söyleyebilir. Ben bu tip tartışmaların sosyal medya üzerinden değil de mülkünse partide yapılan kendi iç toplantılarımızda, Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında yapılmasından yanayım. Burada yapılmayıp, burada dile getirilmeyip sosyal medya üzerinden tartışılmasını, partinin yıpratılmasını özellikle şu geçirdiğimiz zorlu süreçte pek çok arkadaşımız Silivri’de bedel öderken çok anlamlı bulmuyorum.

“HERKESİ BARIŞTIRMAK İÇİN PARTİNİN NEFERİ OLACAĞIM”

Bizim iktidar yolunda ve şu anda geçirdiğimiz bu süreçte iki önemli görevimiz var: Birisi, tutuklu olan ve bedel ödeyen, yargılamaları devam eden arkadaşlarımızın özgürlüğüne kavuşması için mücadele vermek. İkincisi de Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarını tesis etmek ve şu anda hem ülkemizi hem şehrimizi içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtarmaya endekslenmek. Durum böyleyken, ben herkesi barıştırmak, bir araya getirmek konusunda ve bu amaca endeksli olarak mücadele etme noktasında her zaman partinin bir neferi olacağım.