Koleksiyon programının ikinci bölümünde Tayfun Talipoğlu Daktilo Galerisi’ni gezen İstikbal Gazetesi Muhabiri Şüheda Buse Çimen, yazının geçmişine tanıklık eden daktiloların izini sürdü. Galeride yalnızca eski yazı makineleri değil, gazeteci Tayfun Talipoğlu’nun anıları, çalışma dünyası ve meslek hafızası da ziyaretçilerle buluşuyor.

Tayfun Talipoğlu Daktilo Galerisi 2

Eskişehir’in tarihi Odunpazarı bölgesindeki Şamlıoğlu konağında yer alan Tayfun Talipoğlu Daktilo Galerisi, ziyaretçilerini yalnızca nostaljik bir yolculuğa değil aynı zamanda gazeteciliğin ve yazının geçmişine uzanan özel bir hikâyeye davet ediyor. “Koleksiyon” programının ikinci bölümünde galeriyi ziyaret eden Şüheda Buse Çimen, Müze Görevlisi Hasret Yapar Ertuğral’ın rehberliğinde, bir dönemin üretim biçimini, habercilik anlayışını ve kişisel hatıralarını da keşfe çıkıyor.

Türkiye’nin ilk ve tek daktilo müzesi olma özelliği taşıyan galeri, gazeteci ve yazar Tayfun Talipoğlu’nun kişisel koleksiyonundan oluşuyor. Galeride ziyaretçilere rehberlik eden Hasret Yapar Ertuğral, Talipoğlu’nun Eskişehir ile olan bağını ve daktilolara duyduğu ilgiyi şöyle anlatıyor:

“Tayfun Talipoğlu, babasının işi gereği ilkokul ve ortaokulu burada tamamlamış, bu yüzden Eskişehir’i çok seven birisiydi. Ülkemiz ve şehrimiz için önemli gazeteci ve yazardı ayrıca. Mesleği gereği daktiloyu çok seven birisi olduğu için çok güzel bir koleksiyon yapmış kendisi.”

Tayfun Talipoğlu Daktilo Galerisi

BİR GAZETECİNİN KOLEKSİYONU

Galeride bugün 58 farklı daktilo sergileniyor. Ancak burası yalnızca daktiloların yan yana sıralandığı bir alan değil. Aynı zamanda Tayfun Talipoğlu’nun çalışma dünyasının yeniden kurulduğu özel bir mekan.

“Bu alan onun çalışma odası olarak düzenlendi. Gördüğünüz kitapları, plaketleri hepsini buraya bağışladı. Yani sadece bir müze değil, onun anısını yaşattığımız bir alan burası.”

Daktiloların arasında dolaşırken duvarlarda Talipoğlu’nun fotoğrafları, raflarda kendi kitapları ve yıllar boyunca aldığı ödüller dikkat çekiyor. Bu yönüyle galeri, ziyaretçilerine yalnızca objeleri değil; o objelerin sahibinin yaşamını ve üretim sürecini de hissettiriyor. Hasret Yapar Ertuğral, galerinin kuruluş sürecini şöyle anlatıyor:

“Müzemiz Odunpazarı Belediyesi, Avukat Kazım Kurt girişimiyle açılmış bir müzedir. Tayfun Bey kendisi böyle bir istekle geldi başkanımıza, o da kabul etti. Çok güzel bir şey çıktı ortaya. Galerimiz açıldıktan bir yıl sonra da kendisi zaten vefat etti.”

Bu detay, galeriyi yalnızca bir sergi alanı olmaktan çıkarıp aynı zamanda bir vefa mekânına dönüştürüyor.

Tayfun Talipoğlu Daktilo Galerisi 4

YÜZYILI AŞAN BİR KONAKTA ZAMAN YOLCULUĞU

Daktilo Galerisi’nin bulunduğu Şamlıoğlu Konağı da en az içerisindeki koleksiyon kadar dikkat çekici bir yapıya sahip. 1907 yılında inşa edilen konak, yüz yılı aşkın geçmişiyle Odunpazarı’nın tarihi dokusunu bugüne taşıyor. Konak sahipleri tarafından Odunpazarı Belediyesi’ne bağışlanmış. Odunpazarı Belediyesi de 2016 yılında burayı restore ederek bu şekilde galeriye çevrilmiş bir şekilde kullanıyor.

Ahşap dokusu, eski mimari detayları ve odalara yayılan nostaljik atmosfer, galeriyi gezen ziyaretçilere yalnızca bir müze deneyimi değil, aynı zamanda geçmişin içinde dolaşıyormuş hissi veriyor.

Tayfun Talipoğlu Daktilo Galerisi 3

DAKTİLOLAR ARASINDA TARİHE DOKUNMAK

Galeride sergilenen daktiloların büyük bölümü 1900’lü yılların başına kadar uzanıyor. 1920’li ve 1930’lu yıllardan kalan modeller, ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken parçalar arasında yer alıyor.

Her biri farklı marka, farklı model ve farklı dönemlere ait olan daktilolar; yalnızca teknolojik bir gelişimi değil, yazının ve iletişimin geçirdiği dönüşümü de gözler önüne seriyor. Bilgisayarların ve dijital ekranların hayatın merkezine yerleştiği günümüzde, mekanik tuşların çıkardığı sesler ziyaretçilere başka bir dönemin çalışma ritmini hatırlatıyor.

Tayfun Talipoğlu Daktilo Galerisi 5

MÜZENİN EN ÖZEL PARÇASI: BÜLENT ECEVİT’İN DAKTİLOSU

Galerinin en dikkat çekici köşelerinden birinde ise eski Başbakan Bülent Ecevit’e ait daktilo yer alıyor. Daktilonun hikâyesi ise galerinin en özel anılarından biri olarak anlatılıyor. Hasret Yapar Ertuğral, o hikâyeyi şöyle anlatıyor:

“Tayfun Bey bir gün Bülent Ecevit’i ziyarete gidiyor. O sırada Bülent Bey, ‘Tayfun, senin daktilolara olan merakını biliyorum. Çok güzel bir koleksiyonun var. Bu daktilo artık sende durmalı’ diyerek kendisine hediye ediyor.”

Bugün galeride sergilenen bu daktilo, yalnızca bir yazı aracı değil; gazetecilik, siyaset ve yakın Türkiye tarihine dair sembolik bir parça olarak öne çıkıyor.

“Bu daktilo bizim için çok kıymetli. Hem Bülent Ecevit gibi değerli bir siyasetçinin olması hem de Tayfun Bey’e olan manevi değeri açısından müzemizin en özel parçalarından bir tanesi.”

Tayfun Talipoğlu Daktilo Galerisi 6

YAZININ GEÇMİŞİNE AÇILAN BİR KAPI

Tayfun Talipoğlu Daktilo Galerisi, yalnızca eski daktiloların sergilendiği bir müze değil; yazının, haberciliğin ve üretimin geçmişine açılan bir kapı. Daktiloların her biri, bir dönemin haberlerini, mektuplarını, hikâyelerini ve düşüncelerini taşıyor.

Galeride dolaşırken ziyaretçiler yalnızca metal tuşlara ve eski makinelere bakmıyor; aynı zamanda bir dönemin çalışma disiplinine, yazı kültürüne ve üretim biçimine de tanıklık ediyor.

Bugün birkaç saniyede silinen cümlelerin aksine, daktiloda yazılan her kelimenin daha büyük bir dikkat ve emek istediğini hatırlatan galeri, geçmişle bugün arasında güçlü bir bağ kuruyor.

Eskişehir’in kültürel hafızasında özel bir yere sahip olan bu müze, özellikle yazıya, gazeteciliğe ve nostaljiye ilgi duyan ziyaretçiler için kentin en dikkat çekici duraklarından biri olmaya devam ediyor.

Tayfun Talipoğlu Daktilo Galerisi 7