Tahran’dan Eskişehir’e gelen Peri M. ve Sara M., İstikbal Gazetesi’nden Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. İran’da yaşadıkları baskıyı anlatan İranlı kadınlar, daha özgür, demokrat ve seküler bir ülke istediklerini söyledi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları devam ediyor. Orta Doğu’da savaşın daha geniş bir alana yayılmasından duyulan endişelerle birlikte aralarında Eskişehir’in de olduğu birçok kentte savaş karşıtı protestolar yapıldı. 2018 ve 2021 yıllarında Tahran’dan Eskişehir’e gelen Peri M. ve Sara M., İstikbal Gazetesi’nden Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. Türkiye’de yüksek lisans ve doktora eğitimine devam eden İranlı kadınlar, ailelerini ve arkadaşlarını memleketlerinde bırakıp ülkeden ayrılmak zorunda kalmış. Çok uzun zamandır İran’a gitmediklerini anlatan Peri ve Sara ile güvenlik gerekçesiyle yüzlerini göstermeden röportaj yaptık. Sara ve Peri, molla rejimine yönelik itirazlarını anlatırken, özgür, demokrat ve seküler bir İran hayalini kurduklarını ve kurtuluşun yine İran halkının kendisinde olduğunu ifade etti.

Eskişehir’de Yaşayan İranlı Kadınlar Anlattı “Özgür Ve Seküler Bir Ülke Istiyoruz”2

YÜKSEK LİSANS MÜLAKATINDA “İSLAM’A UYGUN YAŞIYOR MUSUN?” SORUSU

Beş yıl önce Eskişehir’e yerleşen Peri M. İran’da yaşadıklarına ve devam eden savaşa dair sorularımıza şu yanıtları verdi:

Ne zaman Türkiye’ye geldiniz? Türkiye’ye gelme gerekçeniz neydi?

Peri ben. Beş yıl önce Tahran’dan okumak için Eskişehir’e geldim. Karşılaştırmalı edebiyat ve Türk dili ve edebiyatı okuyorum. İran’da eğitim sistemi güzel ama doktora için çok zor alıyorlar. İran’da rejimden kaynaklı öğrencileri kolay almıyorlar. Sınav dışında mülakat yapıyorlar. Mülakatta “Ailen nasıl, nasıl yaşıyorsun, İslam’a uygun yaşıyor musunuz, namaz kılıyor musunuz?” gibi sorular soruyorlar. İran’da kolay geçilmiyor mülakattan. Çok seçiyorlar. Herkesi kabul etmiyorlar.

İran’a yönelik saldırıları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çok acı çekiyoruz. Telefon, internet yok. Ailelerimizden habersiz yaşıyoruz. Ailelerimizden, arkadaşlarımızdan habersiz yaşamak çok kötü. Savaş başladıktan sonra ailemle hiç görüşmedim.

Bu savaş adım adım mı geldi? Saldırılardan önce İran’da nasıl bir hayat vardı?

Biz tahmin ediyorduk. Biz kadınlar yılladır itiraz ediyoruz. İran’da kadınlar çok öfkeli, sinirli. Kadınların hakkı, hukuku çok az veriliyordu. Müslüman olarak kadınlara neler yapıldığını artık kadınlar da biliyor İran’da. O yüzden biraz biraz vermek zorunda kaldılar. Özgür bir ülke değiliz. Bize baskı yapıyorlar, özellikle kadınlara. Okula giderken, aile meselelerinde bizlere karışıyorlar. “İran özgür ülke zannediyorlar. Neden itiraz ediyorsunuz?” diyorlar. İçinde öyle değil. Biz yıllarca mücadele ettik. Zerre zerre hukukumuz için mücadele ettik. Biz bu savaşı tahmin ediyorduk. İki ay önce büyük itirazımız İran’da başladı. O zaman da 12 gün iletişim yollarının hepsi kapanmıştı. 50 bin gencimiz öldürüldü. Halkımız da artık tahammül edemediler.

İslam ülkelerinin sizi yalnız bıraktığınızı düşünüyor musunuz?

Halkımız o kadar çaresiz kaldı ki Amerika’dan, İran’dan yardım istemek zorunda kaldı. Müslüman ülkelerden ses çıkmadı hiç. Biz Müslüman bir ülkeyiz. Müslüman ülkelerden yardım bekliyorduk. Yardım etmediler ama ses de çıkarmadılar.

İran’dan uzaktasınız ama Eskişehir’de İran ile ilgili düşüncelerinizi rahatça ifade edebiliyor musunuz? İfade ettiğinizde herhangi bir tepkiyle karşılaşıyor musunuz?

Sınıf arkadaşlarımdan, hocalarımdan açık bir tepki görmedim hiç.

Eskişehir’de Yaşayan İranlı Kadınlar Anlattı “Özgür Ve Seküler Bir Ülke Istiyoruz”

“48 GÜN HAPİSHANEDE KALDIM”

İran’da düşüncelerinizden ya da eylemlerinizden kaynaklı rejim ile yaşadığınız bir sorun oldu mu?

16 yıl önce Ahmedinejad zamanında, o zaman da büyük bir eylem oldu. Seçim zamanında rejim kendi kendisine milletvekili seçti. Biz istemiyorduk onu. Eylem yaptık. Ben o zaman gazeteci olarak çalışıyordum. Kadınlar ve özgürlük üzerine bir şeyler yazıyordum. O eylem ve makalem nedeniyle hapishaneye gönderdiler. 48 gün hapishanede kaldım.

“KADINLARA GÜZEL BİR HAYAT VERMEDİLER”

Dini Lider Hamaney’in öldürülmesinin ardından kadınların dans ederek kutlama yaptıkları videolar sosyal medyada çok paylaşıldı. Videoları destekleyen de oldu eleştiren de. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu videoları?

Biz hakkımızı biliyoruz artık. O kadınlar Hamaney’in öldürülmesinin ardından mutlu oldular. Sadece kadın meselesi değil. İki ay önce yaklaşık 50 bin genci öldürdüler. Mesele artık rejimi istiyoruz ya da istemiyoruz değil. Biz diktatör rejim istemiyoruz kadınlar ve gençler olarak. Ekonomiden kaynaklı sıkıntılarımız var. Öfkeli bir kadın olarak söylüyorum. Yıllarca biz acı çektik bu diktatör rejimden. Kötü bir hayat yaşadık. Hakkımızı, hukukumuzu alamdık. Zerre kadar güzel bir hayat vermediler kadınlara. Yaşamamıza izin vermediler. Ben hastanede hemşire olarak çalıştım. Bir hasta geldi. Durumu kötüydü. Polis geldi bir anda. Biz ameliyattayken, “saçların görünüyor” dedi. Adam ölecek belki. Bizi beklediler. Öyle anda bile “saçların belli oldu” dediler. Her şeyimize karışıyorlar. Eğer Hristiyan biriyle arkadaş olursam, ona bile karışıyorlardı.

“ÖZGÜRLÜKÇÜ, DEMOKRAT, SEKÜLER BİR ÜLKE İSTİYORUM”

Rıza Pehlevi Amerika’dan saldırıları destekleyen açıklamalar yaptı. İranlılar molla rejimi ile Amerika arasında tercih yapmak zorunda mı? İran halkı sıkışmış bir durumda mı, yoksa üçüncü bir yol var mı? Sizin hayalinizdeki İran nasıl? Nasıl bir İran istiyorsunuz?

Anneler, babalar Pehlevi zamanında yaşadığı için bazen Pehlevi’yi istiyorlar. “O zaman daha modern bir ülkede yaşıyorduk. Dünya ile ilişkilerimiz vardı” diyorlar. Onlar geçmişi özlüyor. Ama ben öyle düşünmüyorum. Daha özgürlükçü, daha demokrat, daha seküler bir ülke istiyorum. “İslam’ı istemiyorum” demiyorum. İran Müslüman. Annelerimiz, babalarımız Müslüman. Ben diktatör bir rehber ya da şah istemiyorum. İran’a göre burada kadınlar bizden daha rahat yaşıyorlar. Kadınlar bizden daha rahat Türkiye’de. Biz kapalı bir ülkeyiz ama.

“NORMAL İNSAN OLARAK YAŞAMAK İSTİYORUZ”

Bu ideoloji din meselesi değil. Bu bir insanlık meselesi. İnsan hakları meselesi. Biz insanız. Rahat yaşama hakkımız var. Diktatör hükümetler haklarımızı bizden aldılar. Artık yeter. Normal insan olarak yaşamak istiyoruz.

“BİZ TEKRAR BASKICI BİR REJİM İSTEMİYORUZ”

2018’de Eskişehir’e yerleşen Sara M. İran’da yaşadıklarına ve devam eden savaşa dair sorularımıza şu yanıtları verdi:

Ne zaman Türkiye’ye geldiniz? Türkiye’ye gelme gerekçeniz neydi?

Ben 2018’de geldim. Belli bir sıkıntılarım vardı orada. Orada başka din, mezhep, başka inançlar baskı altında. Ben de o gruplardan biriydim. Orada yaşamak zor oluyordu. O nedenle buraya gelmek istedim.

Türkiye’yi tercih etmenin bir sebebi var mıydı?

Burası yakındı. Tanıdığım da vardı burada.

İran’a yönelik saldırıları nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’de yaşamana rağmen bir tedirginlik hissediyor musun?

Tabii ki. Arkadaşlarım var. Bazen konuşuyoruz. İnternet yok. İrtibata geçemiyoruz. Ama bazen biz daha stresli oluyoruz. Çünkü sürekli haber izliyoruz. Haber alamamak bizi tedirgin ediyor. Ailemin hepsi orada.

Dini Lider Hamaney’in öldürülmesinin ardından kadınların dans ederek kutlama yaptıkları videolar sosyal medyada çok paylaşıldı. Kadınlar neden bu kadar öfkeli?

Yaklaşık 50 senedir, üç kuşak biz böyle geçirdik. Bu anı bekliyorduk zaten. Molla rejimi İran’a geldikten beri “İsrail’e saldırıyoruz, Amerika’ya saldırıyoruz, onları mahvediyoruz” derken 50 sene geçti. İran halkı hep baskı altında. Özellikle kadınlar. Kadınlar o nedenle mutlu.

İran’da molla rejimi ya da Şah rejimi dışında bir alternatif var mı?

Var tabi. Biz molla rejimini istemediğimiz için çok fazla alternatif olmadığı için. Eskiden Pehlevi rejimi vardı. Sonra insanlar ayağa kalkmış. Kraliyet vardı. Biz öyle bir şey istemiyoruz. Rıza Pehlevi de geldiğinde “biz cumhuriyet kurarız” dedi. İnsanlar da onun yanında oldu. Biz tekrar baskı altında bir rejim istemiyoruz.

Sizin hayalinizdeki İran nasıl?

Biz bir yandan mutluyuz rejim gitmek üzere diye. Ama bir yandan da çok üzülüyorum ben. Suçsuz insanlar ölüyor. Ben kendi adıma bir an önce savaş bitsin istiyorum, daha özgür bir İran, güzel bir rejim hayal ediyoruz.

Eskişehir’de Yaşayan İranlı Kadınlar Anlattı “Özgür Ve Seküler Bir Ülke Istiyoruz”1

“HİÇBİR REJİM BAŞKA BİR REJİME ÖZGÜRLÜK VERMEZ”

Amerika ve İsrail, İran’a özgürlük, demokrasi getirebilir mi sizce?

Amerika ya da İsrail sırf Müslüman diye füze atmıyor. Onlar da kendi halkını düşündüğü için, tehlikeyi hissettiği için, çünkü “50 senedir Amerika’ya, İsrail’e saldırıyoruz” diye diye onlar da korktu. Hiçbir rejim başka bir rejime özgürlük vermez. Onlar sadece yardım ediyor. Çünkü bu rejime karşı savaştan başka bir yolu yoktu. Halkın elinde hiçbir şey yok. Memleketine özgürlüğü yine kendi insanı getirir.

Savaş biter de rejim değişirse İran’a gitmek ister misiniz?

Evet, kesinlikle. Ben geldiğimden beri, 2018’den beri gitmiyorum.