İçimde sıkıntı.
Yağmur yağıyor.
Şimdim geçmişe döndü.
Geçmiş’ler beni üzer.
Özlem duyarım.
Gelecekle aram pek yok…
Sanırım sebebi bu.
Korkuyorum belki de…
Geçmişin geleceğe köprü olması iyi mi?
Ya geçmiş pişmanlıksa o köprü nasıl yapılacak?
Ya da nasıl yıkılacak?
Geçmişi bulanık olanın vay haline mi o zaman?
Belki de geçmiş yeni başlangıçlara vesile…
Sıfırdan başlamak için…
Geçmiş film…
Herkes kendini geçmişini izlese…
Kendi hayatının filmini yazabilir belki de…
Siz bugün boşverin beni…
İçimde sıkıntı.
Elimde klavye…
Dertleşiyorum sizinle…
Belki de saçmalıyorum.
Saçmalamak iyi geliyor bana…
Ne dediğimi bilmeden…
Ne yazdığıma dokunmadan…
Kafamdan geçenleri sansürlemeden aktarıyorum.
Sansürsüz yaşamak aslında bütün mesele!

HEY SEN KENDİNE GEL!
Kendine gel!
Kendinle vakit geçir…
Gez, dolaş…
Ruhunun derinliklerinde keşfe çık!
Bilinmeyen yönlerini keşfet!
Acılarını tart!
Mutluluklarını hisset!
En çok seni ne yaraladı bil!
Ya da sen kimi yaraladın, yüzleş!
Boşuna demiyorum…
Hey sen kendine gel!
Bak zaman iyi gelecek sana yaşam!
Sen kendine gelince, arkandan sürüklenecek hayat!