20 Ekim 2017 Cuma, 11:57

 9-1- Sümeyye EROĞLU (Diyetisyen)

DEPRESYONDA BESLENME

476

Depresyon Türkçe’de çöküş veya çöküntü gibi anlamlara gelir. Şiddeti, belirti tipleri ve hastalık seyri açısından kişiden kişiye değişkenlik gösteren geniş bir yelpaze içinde tanımlanan bir sendromdur. Duygu durum açısından bakıldığı zaman herkesin zaman zaman yaşadığı duygulanımların daha şiddetli ve yoğun olduğu durumdur. Yaşamı etkileyen durumların beslenmeyi, beslenmeyi etkileyen durumların da yaşamı etkilediğini söylemek yanlış olmaz. Beslenme ve duygu durum çift yönlü karmaşık bir yapıya sahiptir. Ve beslenmede  yapılan pozitif değişiklikler sağlığa yaşam boyu yapılmış yatırım demektir. Çünkü yeterli ve dengeli beslenme kişinin ilerleyen yaşına rağmen birçok hastalığa karşı koruyucudur. Duygu durum ve beslenme ilintisinde beslenmenin önemli rolü olduğu savunulmaktadır. Fakat çalışmaların yetersiz olması mekanizmaların tam olarak açıklanamamasına sebep olmaktadır.


 


Depresyonda Beslenme Yaklaşımları


 


Beslenmenin önemi beyin fonksiyonlarını yerine getirmede de kendini gösterir. Beslenmenin yeterli ve dengeli olmamasının depresyonla ilintisi bulunabilir. Bir monoamin olan serotonin 5-hidroksitriptofan (5-HT) seviyesi kişilerin ruh hali üzerinde etkilere sahiptir ayrıca serotonin seviyesinin düşük olması depresyona zemin hazırlamaktadır. Ayrıca serotonin seviyesindeki düşüşler besin alımını da azaltmaktadır. Farelerle yapılan deneyde, beyinde düşük seviyede bulunan serotoninin serum folat seviyesiyle ilintili olduğunu belirtilmiştir. Benzer durumun insanlar üzerinde de etkili olabileceğini araştırmacılara düşündürmüştür.


 


Psikiyatrik bozuklukları olan hastaların serum folat düzeyi incelendiğinde; 20 farklı çalışmanın sonuçları psikiyatrik olguların 1/3’ünün düşük veya yetersiz folat seviyelerine sahip olduğunu göstermiştir.


 


Çoklu doymamış yağ asitleri oda sıcaklığında sıvı haldedirler ve aynı zamanda insan hayatının devamlılığı için de çok önemlidirler. Bundan dolayı temel yağ asitleri olarak adlandırılarak omega (ω)-6, omega (ω)-3 yağ asitleri olmak üzere iki gruba ayrılırlar, (ω)- 6’ların ana kaynağı yüksek oranda linoleik asit içeren mısır ve soya fasulyesi yağıdır, ω-3 ise keten tohumu,ceviz ve özellikle planktonlar ile yağlı balıklarda bol miktarda bulunur,keten tohumu ve cevizde alfa-linolenik asit, balık yağlarında ise Eikosapentaenoik asit (EPA) ve Dekosahegzaenoik asit (DHA) en önemli yağ asitleridir. EPA ve DHA’nın mutlaka dışardan alınması gerekir.Çünkü vücut tarafından sentezlenemedikleri için elzem yağ asitleri olarak adlandırılırlar. Hem depresyon, hem de kardiyovasküler hastalıklar ile ilişkili iki  faktörün; omega-3 yağ asidi eksikliği ve yükselmiş homosistein düzeyleri olduğu bilinmektedir. Yapılan bir araştırmaya göre balık tüketimi ve depresyon arasında negatif ilişki olduğu bulunmuştur. Finlandiya’da yapılan bu çalışmada erkekler için anlamlı bir sonuç bulunamamıştır.

Depresyonda olan kişilerin fiziksel aktivitesinin azalması, sıvı ve besin alımının azalması, kullanılan ilaçların yan etkileri kişilerde konstipasyon sorununu oluşturmaktadır. Ayrıca yine bu kişilerde sıvı alımının azalmasına bağlı olarak dehidratasyon yaşanması da muhtemel durumlardan biridir.



Kısa süreli antipsikotik ilaç kullanan hastalarda  plazma çinko düzeyleri sağlıklı kontrollere göre düşük bulunmuştur. İki yıldan uzun sureli antipsikotik ilaç kullanan hastalarda plazma çinko düzeyleri, bir yıldan az ilaç kullananlara oranla yüksek bulunmuştur.


 


Santral sinir sistemine direkt etki edebilen B grubu vitaminleri ile depresyon arasındaki ilinti homosistein metabolizması ile de açıklanabilmektedir.  Çinko yetersizliğinin depresyonla ilintili olduğu düşünülmektedir. Ve bu yetersizliğin antidepresan tedavisini olumlu etkilemediği bilinmektedir. Depresyon konusunda farklı bir risk faktörü serum kolesterol düzeyinin düşük olmasıdır. Bu düşük düzey cinayet, intihar gibi kötü davranışları harekete geçirebilmektedir. Serum total kolesterol seviyesinin 160 mg/dL’nin, düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterolün (LDL-K) 100 mg/dL’nin altında olması kişilerde ihtihar ederek ölme riskinin daha yüksek olduğunu saptanmıştır.


 


Depresyonda Beslenme Tedavisi

Besin Ögeleri ve Enerji
Ağırlık Kontrolü
Posa ve Sıvı (kabızlık ve susuzluk)
Vitamin Desteği
Besin Desteği

Bu desteklerin diyetisyen tarafından hesaplanarak beslenme tedavisi ile beraber sunulması oldukça önemlidir.

Sağlıcakla kalın ..

 

  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar