9 Nisan 2019 Salı 841 Okunma

ANKARA’ NIN TAŞINA BAK…

 


(Gittim-Gördüm- Yazdım)


       


      ESES-DER ‘in ; Es-Es ‘ li duruşuna  ve mütevazi kişiliğine saygı  duyduğum  başkanı  Bülent GÖKTAY, telefon la arayıp” Ağabey hafta sonu  Ankara’ ya Osmanlı maçına gidiyoruz, ayrıca maçtan önce Anıtkabir’ de ATA ‘ mızı ziyaret edeceğiz. Siz de gelmek ister misiniz?.. ”diye sorunca;  ne diyeceğimi şaşırdım bir an için. .Hani güzel Türkçemizde,  böylesine durumlarda söylenen bir deyim vardır ya : “Nutkum Tutuldu Adeta


      Sayın  GÖKTAY ‘ ın bu nazik davetiyle  de   mazi denilen derin kuyunun derinliklerine dalıverdim ve anılarım geçti gözümün önünden …13-14 yaşlarımda, 1968 yılının bir sonbahar günü  ( amcamın kucağında gidip , ilk defa denizi ve İstanbul’ u gördüğüm) Fethi Heper’ in golüyle 1-0 kazandığımız F. Bahçe maçı ile başlayan ve çocukluktan ergenliğe  geçişte yaşadığım en güzel günlerim; DEPLASMAN ANILARIM..


      Ardından, amcamla birlikte gitmeye başladığımız İstanbul deplasmanlarında  yanımızda oturan  ve hiç tanımadığımız  genç bir adamın  amcama söylediği :” Ağabey  ben İstanbulluyum ve Beşiktaş ‘ ı  tutuyorum. Bu maça( Es-Es –F .Bahçe  ile oynuyordu)  Eskişehir  taraftarını ve Eskişehirspor’ u seyretmek için geldim “ sözleri çınladı kulaklarımda;  Ve… Gençlik yıllarımın deplasmanları; 


 - 1983-84 sezonu ; Es-Es ‘ i yeniden layık olduğu yere çıkarmak için taraftar olarak verdiğimiz olağanüstü mücadele; Bandırma! dan- Tekirdağ’ a- oradan  da Kırklareli’ ne uzanan ,  İstanbul/ Ali Sami Yen’ de tarihi Beykoz  zaferiyle  noktalanan büyük maraton..


  -Karanlık günlerimizin( 3. Ligin)  aklımda kalan en acı deplasmanı: Afyon/ Dinar ‘ da inek ve koyunlarla birlikte seyrettiğimiz “Y. Dinar –ES_ES maçı.. 


  -Ankara/ Cebeci stadı; Pendik takımını 3-0 yenip TFF 1. Lige uzanışımız…


  -İstanbul / İnönü de Bolu maçının içimde yaşattığı duygu patlaması: “EN BÜYÜK ES-ES “ diye haykırışım…


 Ve KOPUŞ..


       Yıllar sonra ( sene 2009) yine İstanbul’ dayım..1968 yılında başlayan , İş yaşamamın  getirdiği yoğunluk ve onunda öteside tribünlere bulaşan “HOLİGANİZM”  nedeniyle Süper Lige yükseldiğimiz Bolu maçından beri uzakta kaldığım Deplasman Maceramın” tamamen bitmesine sebep olan F. Bahçe- Es-Es maçını seyretmek üzere bir kez daha  bu büyülü şehirdeyim. İşte, İstanbul’ da okuyan oğlumun ısrarı ile gittiğim son deplasman maçından aklımda  kalanlar:


- Dünyamızın adım attığı 21. Yüzyılın başlarında stadın ücra bir köşesinde ( Kafese tıkılmış vahşi bir aslan gibi) üzerimizdeki gerili ağların arkasında  maç seyretme çabamız,


- Maç sonunda  taraftarımız demeye dilim varmayan ve koskoca bir camiaya gölge düşüren bir-kaç kendini bilmezin eseri  olan Kırılan koltuklar, aynalar ve tuvalet pisuvarları,


- Kendime  verdiğim: bundan sonra ” DEPLASMANA GİTMEME “ sözü.


        Bülent Başkanın: “Ağabey orda mısın?..” uyarısı üzerine kendisine yukarıda kısaca özetlediğim son deplasman maçını anlatıp ATA’ mızı ziyaretine gidebileceğimi ama  maça gelmek istemediğimi söyledim. O, da bana:” Ben taraftara kefilim  hiçbir taşkınlık olmayacak söz veriyorum.” demesi üzerine Osmanlı-Es-Es maçına da gitmeye karar verdim.


Yıllar sonra gittiğim ilk deplasman maçının ben de bıraktığı izlenime gelince :


1-ESKİŞEHİRSPOR TARAFTARI, Kurucu önderimiz ATATÜRK ‘ e  sahip çıkılmasına en çok  ihtiyaç duyulduğu bir dönemde yapmış olduğu Anıt- Kabir ziyareti  ile BÜYÜKLÜĞÜNÜ bir kez daha gösterdi.


2-ESKİŞEHİRSPOR TARAFTARININ, Osmanlı maçında takımını   90 dakika  centilmence ve hiç susmadan desteklemesi  ayrıca, maç içinde ve dışında hiçbir taşkınlığa sapmaması  (bir Eskişehirli olarak) beni son derece gururlandırdı ve gözlerimin dolmasına neden oldu.


3-Deplasman takımı taraftarına verilen tribünün üstünün hala file ile  kapatılıyor olması, ayrıca, oturma koltuklarının oturulamayacak, tuvaletlerin de girilemeyecek şekilde pis olması, hele hele  tüm bu olumsuzlukları gözlemlediğim yerin Başkentimiz‘ deki bir  stada ait olması beni son derece üzdü.


         Maça gelince, kazanılan zaferde pay sahibi olan Hocamızı, Futbolcularımızı ve  büyük taraftarımızı kutluyor ve Fuat Hocamıza seslenmek istiyorum:


         Hocam bizim egolarına esir düşen değil, Hatalarından ders çıkaran bir Fuat ÇAPA’ ya ihtiyacımız var.. SENİ SEVİYORUZ..