3 Haziran 2020 Çarşamba 1443 Okunma

SEVGİLİ MESLEK BÜYÜKLERİM…


Yaklaşık 6 yıl önceydi...


Bir köşe yazarlığı serüvenim olmuştu.


Şaşırmayın şimdi, sen köşe yazmayı serüven olarak mı görüyorsun diye…   


Şu an ki süreç çok farklı, mesleğe deneyim katınca kendiliğinden dökülüyor sözcükler…


O zaman yeniydik.


İşimiz muhabirlik yapmak, haberleri servis etmekti.


Bunun yanına birde köşe yazarlığını eklemeye çalışınca ben…


Olanlar olmuştu.


Gazete yetkililerimiz bana bir şans vermişlerdi, sağ olsunlar…


Ama ben o şansı değerlendirememiştim.


Uzaktan baktığımda, ‘Amaaan ne var be köşe yazmak da her gün bir konu bulur yazarım’ diyordum.


Haftada iki gün yazmama rağmen, konular sanki eriyip gidiyordu.


Tahmin ettiğim gibi olmadı, bırak sayfalar dolusu yazı yazmayı, konu bile bulamaz oldum.


Kısa sürede bıraktım.


Tabi o dönemler işi muhabirlik olan bir kızın yanına birde köşe yazarlığını eklemesi yani eklemeye çalışması bazı kesimlerin tepkisine de neden olmuştu.


Hiç unutmam…


Eleştiriler arka arkaya gelmişti…


Eleştiriden ziyade bu bir meydan okumaydı…


‘Bu iş size mi kaldı’ diyorlardı meslek büyüklerimiz…


Koskoca biz dururken…


Haklı yanları da olabilirdi, deneyime her zaman saygım vardır.


Amma velâkin…


Bize o dönemlerde kafa tutan aynı büyüklerimiz bu ne perhiz bu ne lahana turşusu dedirten davranışlara ardı ardına imza atıyor.


Gazeteleri açın bakın, internet sitelerine girin…


Herkes köşe yazarı bu memlekette…


Üstelik bu kişilere bu unvanı veren kişiler de bizi zamanında köşe yazdık diye yerden yere vuran aynı meslek büyüklerimiz…


Üzülüyorum abicim!


Mesleğin bu noktaya düşürülmesi canımı yakıyor.


Yüzlerce hatta binlerce işsiz kalan iletişim mezunu arkadaşlarımız sokaklar da iş için kol gezerken, sırf hatun güzel diye, sırf yakın dostu diye o fırsatı gençlere tanımayan ağabeylerimize üzülüyorum!


Kendilerinin dahi bir satırlarını okumayacakları bu kişileri gazlamayın abicim!


Gözümüze sokmayın!


O şansı başkasına verin.


Kime mi?


Gazetecilere…


Gazeteci adaylarına…


Kimse sözlerimi yanlış anlamasın.


Başkalarını küçümsemek haddime değil!


Ama gazetecilik ya da köşe yazarlığı herkesin yapabileceği bir meslek gibi görünüyor ya!


İçim acıyor harbiden!


Böyle klişe söylediğim bir söz olarak görmeyin bunu…


Çünkü köşe yazarlığı güzel hatunların, yıllarca dert paylaşan o dostların, işi düşünce yardım isteyeceği kişilerin yapabileceği bir meslek değil…


Bir koz değil anlayacağınız…


Ya da karşıdakini tavlama sanatı…


Herkes kendi olunca güzel…


Sahteyse yapılan şey çirkin duruyor.


Yakışmıyor.


Sevgili meslek büyüklerim…


Çoğunu erkeklerin oluşturduğu ağabeylerim!


Genç gazetecilere fırsat tanıyın.


Kadın gazetecilere…


Bazen küçük bir fırsat hayatlarının ışığı olacaktır.


Eminim…


Bu kime ima etti bu sözleri diyorsunuz içinizden değil mi?


Sözlerimi herkes üstüne alınabilir…


Ya da kimse üstüne alınmayabilir.


İçimden bu yazıyı yazmak geldi.


Hepsi bu!