9 günlük bayram tatilinde Eskişehir’de sağlık çalışanları ağır iş yüküne karşı mücadele verdi. Sağlık Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, Eskişehir’deki sağlık çalışanı yetersizliğine dikkat çekti. Eskişehir’de hasta yoğunluğuna göre sağlık çalışanı sayısının yetersiz olduğunu dile getiren Köksal, sağlık personelinin bu yükü taşımakta zorlandığını kaydetti. Köksal, “Her bayram 9 günlük tatiller, uzun tatiller insanlar için nasıl bir tatil havasında geçiyorsa, çalışanlar için zulüm haline dönüşüyor. Çünkü ne yaparsanız yapın çalışanların üçte biri nöbette oluyor, hastaneler 7/24 çalıştığı için. Sağlık çalışanına bayram yok, arefe yok, kurban yok, bayramlaşma yok. Çünkü ne yaparsa yapsın en az 2 gün çalışmak zorunda bayramda. Eskişehir'de yine tekrarlıyoruz sağlık çalışanı sayısı yetersiz. Bizim her 10 çalışanımızdan 2 tanesi geri hizmette çalışıyor. Bunlardan engelli olanlar, sağlık problemi olanlar, masa başında çalışanlar bu 10 kişiden 2 kişiyi oluşturuyor. Vermiş olduğumuz hizmet Afyon, Kütahya, Bilecik, Eskişehir olmak üzere, bir de Emirdağlı gurbetçiler olduğunda nüfus yoğunluğumuza göre sağlık çalışanı sayısı az. Türkiye'nin her yerinde şehir hastanesi açılırken 300, 500, 1000 tane hemşire ataması yapılırken, Eskişehir'de devlet hastanesinden kalan personel götürüldüğü için bir türlü personel sayımızı gereken sayıya ulaştıramadık. Her dönemde bunu iletiyoruz. Bunun için sayı az olduğundan dolayı çalışan, nöbet tutan, aktif olan sağlık personelinin artık bu yükü taşımakta zorlanıyor. Bunun için de yine bu bayramda hem çalıştılar hem de alın terinin karşılığını alamadılar” diye konuştu.
“GENÇLER UMUTLA ATAMAYI BEKLİYOR”
Sağlık alanında gençlerin umutlu atama beklediğini aktaran Köksal, Eskişehir’de bir sağlık çalışanın 1.8 kişi kapasitesinde çalıştığını kaydetti. Köksal, “Sağlık Bakanlığının artık bazı konular üzerinde rakam ve istatistiklerin dışında reel kullanılan personel sayısına bakması lazım. Şu anda şehrimizdeki personel sayısına baktığımızda herhangi bir personel eksikliği gözükmüyor sayısal manada. Ancak personelin yüzde 20'si dışarıda çalıştığından, yüzde20’si masa başında çalıştığından, ana işin dışında çalıştığından dolayı aktif olan sağlık personeli sayısı yetmiyor. Bunun için de acil bir şekilde, dünya ortalamasını yakalayacak şekilde, Avrupa'nın gelişmiş ülkeleri bugün nasıl eleman çalıştırıyorsa sayısal manada, biz de aynı kaliteye ulaşmamız için bir an önce atama yapmamız lazım. Gençler umutla atamayı bekliyor. Bütün her yerde kemer sıkma politikasını uygulayabilirsiniz ama sağlık alanında, özellikle atama kısmında kemer sıkma politikası elinizde mevcut olan sağlık çalışanını artık çalışamaz noktaya getirir. Radikal bir cümle kurayım, Eskişehir'deki bir sağlık çalışanı şehir hastanesi, Yunus Emre veya Osmangazi Üniversitesi'nde bir kişi 1.8 kişi yerine çalışıyor. Yani normal mesaisi 160 saatken her ay 300 saat ortalama çalışan bir sağlık personeli var. Bu personelin ailesine zaman ayırması, bu personelin nitelikli bir şekilde çalışması, bu personelin kendisinin sosyal endikasyon yaşamadan çalışması imkansızdır. Şu anda sağlık çalışanının düşmüş olduğu durum budur. 160 saatlik mesai gerekirken mesai gerekirken 300 saat çalışıyor sağlık çalışanı. Bu da tükenmişlik sendromunu tetikliyor. Bu çok önemli, 160 saat çalışması gereken personel ortalama 300 saat mesai yapıyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sömürü yok. Bu durum hem Türkiye geneli hem de Eskişehir'de geçerli. Ortaya çıkan tablo Türkiye ortalaması ve Eskişehir ortalamasıdır” şeklinde konuştu.






