SEFER II
Önceki yazımızda tarif ettiğimiz misafir kimse, gittiği şehir veya köyde on beş gün ikamete (kalmaya) niyet ederse, misafirlikten çıkmış olur ve namazlarını tam kılar. On beş gün ikamete niyet etmediği halde işinin tamamlanmaması gibi bir sebeple, bugün çıkarım yarın çıkarım diyerek aylarca hatta senelerce kalsa yine de sefer hükümlerine tabidir.
Müsafir kimse, asıl vatanına geldiğinde müsafirlikten çıkmış olur. Asıl vatanında ne kadar az kalsa, yine de mukim olup tam kılar.
Müsafir bir kimse, seferde kazaya kalmış olan dört rekatlı farzları seferde veya memleketine döndüğünde iki rekat olarak kaza eder. Mukim iken kazaya bırakmış olduğu dört rekatlı namazları ise, seferde iken de dört rekat olarak kaza eder.
Vatan üç kısımdır:
1-Vatan-ı Asli: İnsanın doğduğu veya evlendiği yerdir. Orada doğmamış ve evlenmemişse de yaşamaya niyet edip ayrılmak istemediği yere de vatan-ı asli denir.
Vatan-ı asli, ancak diğer bir vatan-ı asli ile bozulur. Mesela, insanın doğup büyüdüğü yer asıl vatanı iken, başka bir şehirden evlense ve eşinin doğup büyüdüğü yerde devamlı kalmaya niyet etse, kendi doğduğu yer asıl vatanı olmaktan çıkar. Eski asıl vatanında, on beş günden daha az bir müddet için gelip kalacak olsa, dört rekatlı farzları kısaltır ve iki rekat kılar. Nitekim peygamber efendimiz, Medine'den, doğup büyüdüğü ve evlendiği Mekke şehrine geldiğinde namazlarını kısaltarak kılmıştır.
Yorumlar