Organize Sanayi Bölgesi’nde Fabrikalar çalışıyor, çarklar dönüyor… Siparişler alınıyor, işçi servisleri çalışıyor…
Bu tabloya dışardan bakınca her şey yolunda gibi gözükebilir. Ancak, işler sanıldığı gibi pek de yolunda değil!
Sanayici ürettiğinin parasını zamanında tahsil edemiyor. Biraz gecikmeye artık herkes alıştı. Ancak ödeme dengesi ciddi bir şekilde bozulmuş durumda! Kimse kimseye para ödemek istemiyor.
Faturalar birikiyor…
Çek ve senet ödemeleri gecikiyor…
Uzun süredir devam eden bu duruma şimdi çalışanların maaşlarını ödemekte zorlanan aksatan işletmelerde eklendi.
Ne yazık ki birçok fabrikanın “işletme sermayesi tükenme” aşamasına geldi!
Ödemeler gelmiyor ama elektrik, doğal gaz, hammadde, vergi, kredi taksiti ve ücret ödemelerinin günü geldiğinde bekleme şansı bulunmuyor. Tahsilat gecikince bir ödeme diğerini aksatıyor. Böylece bir işletmenin sorunu, tedarikçisinin de sorunu hâline geliyor.
Sanayici bir taraftan üretimi sürdürmeye çalışırken diğer taraftan her gün yeni bir ödeme hesabı yapmak zorunda kalıyor. Bir faturayı ödeyebilmek için başka bir ödemeyi erteliyor. Bir müşterisinden alacağını tahsil edemediğinde kendi tedarikçisine karşı yükümlülüğünü yerine getiremiyor.
Böylece finansal sıkıntı, bir işletmeden diğerine yayılan bir zincire dönüşüyor.
Üretim çarkları dönüyor ama paranın dolaşımı aksıyor.
Peki hep birlikte şu soruyu soralım!
-Bu tablo devam ederse ne olur?
Önümüzdeki dönemde en büyük risk, nakit sıkıntısının geçici bir ödeme probleminden çıkarak kalıcı bir üretim ve istihdam sorununa dönüşmesi!
Olacaklar belli…
· İlk aşamada ödemeler gecikir.
· Tedarikçiler mal vermekte daha temkinli davranır, vadeleri kısaltır veya peşin ödeme talep eder.
· Sanayicinin üretimi sürdürebilmek için daha fazla nakde ihtiyacı olur. Fakat tahsilatlar geciktiği için bu nakdi bulmak giderek zorlaşır.
· İşletme, çarkları döndürebilmek için krediye yönelir. Ancak yüksek finansman maliyetleri, kazancın önemli bir bölümünü faiz ve diğer finansman giderlerine ayırmasına neden olur.
Ve kötü son…
Bir süre sonra işletme, kar ettiği hâlde ödeme yapamaz duruma gelebilir. Çünkü karlılık ile nakit akışı aynı şey değil! Bilançoda kâr görünmesi, kasada maaş ödeyecek para bulunduğu anlamına gelmiyor…
En sonunda ödeme güçlüğü çeken işletme, üretimini azaltabilir, çalışan sayısını düşürebilir. Sorun derinleşirse kapatır gider!
Ne yazık ki “kapatıp gitmeyi” bir seçenek olarak önlerine koyan çok sayıda sanayici var!
Fabrikalar kapandıktan sonra aranan çözümler bir işe yaramaz ve geç kalınmıştır! Fabrikalar kapanmadan harekete geçilmesi şart! Bugün acil ihtiyacı mevcut siparişini üretebilmesini sağlayacak nakit akışı!