Türk siyaseti uzun yıllardır yumuşamıyor daha da sertleşiyor. Ama son dönemde başka bir evreye geçti.
Artık sandık yetmiyor…
Kürsü yetmiyor…
Parti kongresi yetmiyor…
Siyasetin içine mahkeme salonları da girdi.
CHP’de yaşanan “mutlak butlan” tartışmaları, genel başkanlık kavgası, parti içi saflaşmalar derken ortaya çıkan tablo sadece bir parti içi çekişme görüntüsü vermiyor. Çünkü işin içine artık “darbe”, “vesayet”, “saray müdahalesi”, “yargı operasyonu” gibi çok ağır kavramlar giriyor.
Ve en önemlisi…
Siyaset yeniden sokağı konuşmaya başlıyor.
Özgür Özel’in yaptığı açıklamalar tam da bu nedenle sıradan bir siyasi çıkış değil. “Bu binalarda siyaset yaptırmazlarsa sokaklarda yapacağız” cümlesi Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde çok güçlü çağrışımları olan bir cümledir.
Çünkü bu ülkede sokak demokrasi eşitlik, özgürlük talebinin adıdır! Sokak, öfkelidir ve kontrol edilemeyen kırılmaların başlangıç noktasıdır!
Türkiye’nin hafızası bu konuda oldukça yüklü!
Bu nedenle siyasetin kullandığı dil, yapılan her hareket, verilen yargı kararları memleketin sinir uçlarını da etkiliyor.
Ve en önemlisi, Türkiye’de siyaset giderek sandık dışındaki alanlara taşınıyor.
Eskiden seçim kaybedilirdi…
Kurultay yapılırdı…
Delegeler karar verirdi…
Lider değişirdi…
Şimdi ise kimse tahammül edemiyor. Yenilgiyi hazmedemiyor! Demokrasi sadece seçim kazanmak değildir. Demokrasi aynı zamanda sonucu kabullenme rejimidir.
…/…
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, parti binasında yaptığı açıklamada önemli bir yol haritası veriyor…
- Çok zor değil bir yere gidip mekan bulmak. Önemli olan kitleleri bulmak, önemli olan halkla kucaklaşmak. Biz halkın içindeyiz, halkla beraberiz ve eninde sonunda biz kazanacağız!
…/…
Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olması ile birlikte CHP hızlıca bir “tabela” partisine dönüşecek! Kılıçdaroğlu’nun CHP’sini artık sokakta halkın içinde göremeyeceğiz!
Artık o da kendine Ankara’da CHP binasında bir saray buldu! Ve kendini oraya hapsetti! Mutlu mesut orada bir süre yaşayacak!
Birlikte ne kadar?
Kemal Kılıçdaroğlu’nun dönüşü Türk siyaseti açısından sıradan bir geri dönüş değil…
Bu gelişme aynı zamanda CHP’nin geleceğinin yeniden şekillenmesi anlamına geliyor…
Çünkü artık parti içinde iki ayrı damar var:
Kılıçdaroğlu çizgisi…
Özgür Özel çizgisi ile Ekrem İmamoğlu merkezli yeni siyasi dalga…
Bu üç hattın aynı parti tabelası altında uzun süre birlikte kalması zor görünüyor!
