Vedat Alp
En verimli çağlarını ülkeye hizmet ile geçiren insanlara reva görülene bakın
TÜİK Aralık ayı enflasyon oranını açıkladı.
Açıkladığı oran yüzde 0,89…
TÜİK’in başında bulunanlar açıkladıkları bu orana kendileri inanıyor mu bilemeyiz…
Açıkladıkları orana kendileri inanıyor olsa bile kimseyi inandıramazlar.
O orana kim nasıl inansın…
Türkiye gerçekleri ortada…
TÜİK tarafından açıklanan oranın o gerçeklerle uzaktan yakından ilgisi yok.
Bu ülkede yaşayan insanların hali ortada…
Her ay bir ay öncesine göre daha yoksullaşıyorlar.
TÜİK verilerinin gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmasa da iktidar tarafından ‘’gerçekmiş’’ gibi değerlendiriliyor.
Emekli maaşlarını belirlerken o gerçek dışı verileri ölçü olarak alıyorlar.
Açıklanan Aralık verileri ile birlikte emeklilerin maaşlarına yapılacak zam oranı da belli oldu.
SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına yapılan zam oranı yüzde 12,19…
Memur ve emeklilerinin maaşlarına da yüzde 18, 61 oranında zam yapılacak…
İnanılır gibi değil…
Belirlenen zam oranı karşısında ‘’el insaf’’ dememek olanaksız…
Bu ülkede emeklilerin aldığı maaş ortada…
Yaşamlarının en verimli çağlarını, şu veya bu sektörde çalışarak ülkeye hizmet ile geçiren, yıllarca prim ödeyen insanlara verilen maaş için ‘’komik’’ tanımlaması bile yeterli olmaz…
Bağ-Kur ve SGK emeklileri arasında maaşı 20 Bin TL bile olmayanların sayısı oldukça fazla…
Şu devirde 16-17 Bin TL maaş alan emekliler var.
Bu kadar düşük olan maaşlara yüzde 12,19 oranında zam yapılsa ne olacak?
Yeni maaşlar 20 Bin TL bile olmayacak.
Bugünkü maaşı 20 Bin TL olsa ne olacak…
Yüzde 12, 19’luk bir artışla yine ülke gerçekleriyle bağdaşmayan bir tutar oluşacak.
Yeni asgari ücret belli olmuştu.
Uygulamaya konulan rakam için ‘’yeterli’’ demek olanaksız…
Asgari ücretlinin ‘’derdine deva’’ olması söz konusu bile değil…
Emekliler için reva görülen maaş o kadar bile yok.
Eskişehir’deki ev kiraları ortada…
10 Bin TL’nin altında bir ücretle 1+0 apart bile bulmak olanaksız…
2+1 dairelerin kiraları ise 15 Bin TL’den başlıyor. O fiyata ev bulmak da pek kolay değil…
Bir zamanlar emekli ikramiyeleri ile ev alabilen emekliler, uzunca bir süredir ‘’ev alma hayali’’ bile kuramıyor.
Ev almaları ‘’hayalden öte bir şey’’ olduğu gibi ev kiralamaları da çok ama çok zor.
Emeklilerin bazıları ‘’ortak ev’’ tutuyor, bazıları da huzurevleri için sıraya giriyor.
‘’Başını sokacak sıcak bir yuva’’ olmaması büyük dert…
İşin kötüsü tek dert de değil…
Ev olsa bile verilen o maaşla yaşamak olanaksız…
‘’İnsanca yaşamak’’ şöyle dursun zorunlu gereksinimler bile karşılanamıyor.
Borç üzerine borç ekleniyor.
Söylenecek daha çok şey var.
Ancak bu ülkede yaşayan herkesin bildiği gerçekler konusunda sözü daha fazla uzatmaya gerek yok.
Yazık ki ne yazık…
Ülkeyi yönetenler ağızlarından ‘’itibar’’ lafını eksik etmiyorlar.
Ülke kaynakları har vurup harman savrulurken ‘’itibardan tasarruf edilmez’’ gibi bir gerekçe bile gösteriyorlar.
Bir ülkenin asıl itibarı, emeklilere sunulan yaşam koşullarıyla ölçülür…
Emeklileri tam anlamıyla perişan olan bir ülkede kimse ‘’itibar’’ lafı edemez…
Ederse de ‘’hay öyle itibarın ….’’ Karşılığını alır.