Eskişehir’de bir ayı daha geride bırakıyor.
Ve önümüzde 2026, Mart ayının son hafta sonu var.
Eskişehir’de ay sonuna denk gelen hafta sonlarında, pazar günlerinin ayrı bir özelliği var bir süredir.
Evet, doğru tahmin ettiniz. “Arabasız Pazar” geldi bir kez daha kapımızı çaldı.
29 Mart Pazar günü, Eskişehir’de bir kez daha bazı yollar trafiğe kapatılacak.
Saat 10.00-16.00 arasında Atatürk Bulvarı, Porsuk Bulvarı ve Turgut Reis Caddesi araç trafiğine kapatılarak yayalara, bisikletlilere ve scooter kullanıcılarına açılacak.
Toplamda, yaklaşık 1.730 metrelik bir güzergah vatandaşların motorlu araç olmadan kullanımına sunulacak.
Diyebilirsiniz ki, “Arabasız Pazar bir süredir uygulanıyor. Neden şimdi yeniden gündeme getirdiniz?”
Aslında ben getirmedim.
“Arabasız Pazar” sembolik ve motorlu taşıtların kullanımının azaltılmasına yönelik bir farkındalık çalışması olmasına karşın bazı kesimler tarafından sıkça eleştiriliyor.
Sanki, Eskişehir’in en büyük sorunu 3 tane caddenin, 4-5 saat bir zamanda, bir kısmının kapatılması gibi ısıtıp ısıtıp önümüze sürülüyor.
Bu konuda yapılan anlamsız çıkışların tamamen siyasi olduğunu düşünmekle birlikte “Arabasız Pazar” gibi sembolik bir uygulamanın tabiri caizse devlet meselesi haline getirilmesini gülümseyerek takip ediyorum.
“Trafik şehirde zaten sıkıntılı, ayda bir kez pazar günü yapılan birkaç saatlik trafiğe kapatma, Eskişehir’deki trafik akışını tamamen içinden çıkılmaz bir hale sokuyor.” mantığıyla konuya yaklaşanları da maalesef anlayamıyorum.
Trafikteki sıkıntılar toplu taşımanın daha fazla kullanılması, bisiklet kullanımı gibi metotlar ile rahatlar.
Söz konusu bölgede yeni güzergahlar açılması ile yeni yollar yapılması ile rahatlar.
Daha pek çok alternatif de konuşulabilir. Sonuçta ben konunun direkt uzmanı değilim.
Ama bir şeyi biliyorum…
Israrla söylediğim gibi bir pazar günü yol kapama ile trafik daha beter olmaz, trafik rahata da ermez.
Bu uygulama sadece farkındalığı, bilinci artırır ve toplumu motorlu araç kullanımı konusunda farklı düşüncelere yönlendirir.
Yani, faydası olur. Etkisi ne denli yüksek olur onu bilemem.
Bizim ülkemizde, bazı temel ihtiyaçlar tamamen giderilemediği için ciddi bir bilinçlilik sıkıntısı var. Bilinçlenme ve temelin üzerine bir bilinç sistemi inşa etme konusunda sıkıntılı bir ülkede bu tarz uygulamalar genel olarak şöyle görülür,
“Ne gerek var ya!”
“Yolu kapatacak da ne olacak, millet sanki her gün yürüyecek, bisiklete binecek.”
“Bunlar boş işler.”
“Bunlar anca şov, gidin önce çöpleri toplayın.”
Bu cümleleri sıkça etrafınızda duyabilirsiniz. Ya da sosyal medya yorumlarında görebilirsiniz.
“Neden “Arabasız Pazar” bu kadar mesele oldu?” sorusu aslında retorik bir soru.
Bu cevaplardan net şekilde anlayabiliriz.
Neden bu kadar mesele oldu?
Çünkü ülkemizde, bilinç düzeyi, günden güne yükseleceğine bugün negatif yönde bir ivmelenme olduğunu görüyoruz.
Neden bu kadar mesele oldu?
Çünkü meseleyi büyütmek için ciddi bir mücadele veren siyasi troller mevcut.
Neden bu kadar mesele oldu?
Bilinçli toplumun sesi, toplumu manipüle etmek isteyen manipülasyon şövalyeleri kadar net çıkmıyor.
Bu arada, siyasi troller durumdan memnun olmasa da şehirdeki kamuoyunun geneli uygulamadan memnun.
Hal böyleyken…
Eskişehir’de çok daha ciddi konular üzerine konuşmamız gerekmiyor mu?
Hep söylüyorum, Eskişehir’i böyle boş meselelerin tartışma merkezi haine getirmek bize ne fayda sağlayacak?
Siz “Arabasız Pazar” şöyle, böyle derken elimizden eski Devlet Hastanesinin yeri gider. PTT Başmüdürlüğü gider.
Eskişehir’in güzellikleri madencilere peşkeş çekilir.
Daha sayayım mı?
Yoksa bunlar yeterli olur mu?
Eskişehir’i boş gündemlere harcayacak vakti günden güne azalıyor.
Unutmayın!
Herkese keyifli bir gün diliyorum. Sevgiyle kalın…