Pazartesi günü Odunpazarı Belediyesi nisan ayı meclis toplantısında belediyenin 2025 yılı faaliyet raporu görüşüldü. Daha doğrusu görüşülmeye çalışıldı.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Kepez, konuşmasında CHP’lilerin AK Parti’ye yönelik “CHP’li belediyeleri düşman olarak görüyorsunuz” cümlelerine tepki gösterdi ve bu cümleyi yakışık bulmadığını, böyle bir durumun söz konusu olmadığını söyledi. Kepez, bir ara CHP’lilerin kendi kendilerine düşman olduğunu da öne sürdü. Derken, CHP sıralarından sesler yükselince Kepez, sinirlendi ve konuşmasının CHP’liler tarafından kesildiği gerekçesiyle beraberindeki meclis üyeleriyle salonu terk etti. Terk ederken de AK Partili kadın meclis üyelerinden biri “Belediyenin parasıyla metres tutmuşlar” gibi bulunduğu mekanla alakası olmayan bir ifade kullandı.

Meclis üyesi, ‘metres’ ifadesini kullanırken Uşak Belediyesi’ne gönderme yapsa da bulunduğu alan ne Uşak ne de Uşak Belediyesi’ydi. Belediye başkanının yaptıklarını onaylamak, tasvip etmek mümkün değil. Ama canlı yayın yapılan meclis salonunda kadın bir siyasetçinin ağzından bu tarz ifadeleri duymak ister istemez herkesin garibine gitti o an. Tüm CHP’lileri, aynı şehirde yaşadığı, yüz yüze baktığı, sokakta karşılaştığı komşusunu, arkadaşını, mevkidaşını aynı kefeye koymak, yargısız infaz yapmak siyaset mi oluyordu?

Ya da Mehmet Kepez’e şunu sormak gerekiyor: “CHP’li belediyeleri düşman olarak görüyorsunuz” cümlesi mi daha yakışıksız yoksa Odunpazarı meclisinde “Belediyenin parasıyla metres tutmuşlar” cümlesi mi daha yakışıksız?

Siyaset biraz da üslup işi, tahammül edebilme, soğuk kanlı kalabilme işi. Yeri gelir eleştiride bulunursunuz ki Eskişehir’de belediye meclislerinde AK Parti muhalefette olduğu için pozisyonu gereği daha çok takdir eden değil eleştiri yapan tarafta duruyor. Siz eleştirdikçe de belediye başkanı eleştirilere yanıt veriyor. İşin doğası gereği böyle oluyor.

Ama bu meclis toplantısında maalesef böyle olmadı. Daha önce de sık sık meclis salonunu terk eden AK Partililer, yine aynı şeyi yaptı. Sanırım biraz da alışkanlık haline geldi. Çünkü Kazım Kurt, mecliste yaklaşık 30 dakikalık uzun ve detaylı bir konuşma yaptı. Tüm eleştirilere yanıt verdi. Kazım Kurt, AK Partililerin uçuk kaçık suçlamalarda bulunduğunu ve karşılığını dinlemeye tahammülleri olmadığı için salondan ayrıldıklarını söyledi.

Haksız da değil. AK Partililer Kazım Kurt’u ne meclis toplantısında dinledi ne de bir yılının hesabını verdiği toplantıya katıldı. Çünkü 7 Nisan tarihinde bir yılının hesabını veren Kazım Kurt, düzenlediği toplantıya AK Partili meclis üyelerini davet etmesine rağmen kimse katılmamış. Anlaşılan AK Partililerin Kazım Kurt’un yaptıklarını, projelerini dinlemeye pek tahammülü yok. Ama siyaset salonda rakibini, sokakta vatandaşı dinleyebilmektir biraz da… Ne demişler, iki kulak bir dil içindir. Hem dinle hem ağzından çıkanları biraz tart…