Bu hafta istikbalgazetesi.com Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Cansu Tunç, Eskişehir’in gündemini belirleyen kritik başlıkları mercek altına alıyor...

Milletvekili Süllüye Butlan (1)

MİLLETVEKİLİ SÜLLÜ’YE “BUTLAN’’ PROTESTOSU

Eskişehir Hamamyolu Caddesi’nde Tüm Emeklilerin Sendikası, DEV Emekli Sen ve Emekli Meclisleri Sendikası tarafından ortak bir emekli eylemi düzenlendi. Eyleme destek vermek ve konuşma yapmak isteyen CHP Milletvekili Jale Nur Süllü, Tüm Emeklilerin Sendikası Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı ve bazı sendika üyeleri tarafından protesto edildi. Süllü’nün partideki duruşuna karşı eylemdeki vatandaşlar "butlancı istemiyoruz" diyerek kendisine konuşma mikrofonu vermedi. Süllü, yaşanan ayrışmanın iktidarın ekmeğine yağ sürdüğünü belirterek, "Butlancı diyebilirler ama ahlaksız, hırsız, rüşvetçi diyemezler. Ben resmi yönetimin ve resmi genel başkanın yanındayım. Ben hukuka saygılıyım. Hiç kimse beni bu şehrin sokaklarında istenmeyen kişi ilan edemez" sözleriyle tepki göstererek alanı terk etti.

Halkın bulunduğu her alanda siyasetçinin karşılaşacağı tek şey destek değil ki öyle olmadı da, Vatandaşın tepki gösterme hakkı da vardı ve gösterdi. Hamamyolu’nda emekliler kendi sorunlarını dile getirmek için yaptıkları eylemde bir anda siyasi tartışmaların odak noktasındaki Jale Nur Süllü’yü görmeyi beklemiyordu, geçim sıkıntısı yaşayan emekliler haklarını savunurken onlarla beraber sesini yükseltecek kişinin Süllü olması onlara samimi gelmeyecekti belki de… Emeklilerin kendi gündeminin siyasi çekişmelerin gölgesinde kalmasına itiraz etmesi bence hiç şaşırtıcı değil. Yine de "butlancı istemiyoruz" tepkisinin haklı haksız tarafını tartışmayalım.

Emekli örgütlerinin temsilcileri de bu olaydan nasibini aldı, "butlancı" protestosuyla başlayan gerilim, ne yazık ki amacından tamamen saparak iki büyük emekli sendikasının liderleri arasında kişisel bir kavgaya dönüştü. DİSK DEV Emekli Sen Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç'ın iddiasına göre, Şanlı alanda kendisine "Seni buraya çivilerim" diyerek bağırmış. Kılıç "Emekli eylemini neden zehir ediyorsun? Eyleme herkes gelebilir. Kimsenin arka bahçesi değil orası. Kamuoyu önünde benden özür dilemezse onu mahkemeye vereceğim” dedi.

Bu suçlamaların ardından Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı ise iddiaları kesin bir dille reddetti. Alandaki video kayıtlarının gerçeği ortaya koyduğunu savunan Şanlı, Hatice Kılıç’ın hem kendisini hem de örgütünü karalamaya çalıştığını söyledi. Dönem sözcüsü olarak eylemin tüm yetkisinin kendisinde olduğunu ve kimseye söz hakkı verilmemesi yönünde önceden ortak karar alındığını belirten Şanlı, Kılıç’ın bu kuralı çiğneyerek Jale Nur Süllü’yü alana getirdiğini ve krizi bizzat tetiklediğini iddia etti.

Özgür Özel Yürüyüşüne Eskişehir De Devam Etti (1)

ÖZGÜR ÖZEL YÜRÜYÜŞÜNE ESKİŞEHİR’DE DEVAM ETTİ

CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısını Eskişehir’de gerçekleştirerek hem CHP teşkilatına hem de seçilmiş belediye başkanlarına destek mesajı verdi. Özel, Eskişehir’deki siyasi birlikteliği vurgulayarak “istisna hariç bütün seçilmişlerin yanındayız” dedi. Hamamyolu Caddesi’nde binlerle yürüyen Özel, vatandaşa seslendi. Eskişehir’deki belediyecilik anlayışını Türkiye yönetimine örnek gösterdi. Yılmaz Büyükerşen döneminden ve mevcut belediye yönetimlerinden övgüyle söz eden Özel, “Eskişehir’i nasıl yönetiyorsak Türkiye’yi de öyle yöneteceğiz” mesajını verdi.

Yalnızca kürsülerde konuşulan sözler değil, o sözlerin nerede ve hangi atmosferde söylendiği de çok önemli. Özgür Özel sözlerini Hamamyolu Caddesi’nde bir bankın üzerinde binlere söyledi. Eskişehir’de o gün âdete izdiham yaşandı, kimse o denli bir kalabalık beklemiyordu. Özel’in konuşmasındaki en dikkat çekici noktalardan biri de “seçilmişler” vurgusuydu, “istisna hariç bütün seçilmişlerin yanındayız” diyen Özel, Eskişehir CHP Milletvekilleri İbrahim Arslan ve Utku Çakırözer’i sevgiyle kucakladığını söyledi. Bu cümlelerin ardından salondan “hain Jale” , “ hain Kemal” sloganları yükseldi. Özel sloganları susturmaya çalıştı.

Özgür Özel Yürüyüşüne Eskişehir De Devam Etti (2)

Özel’in “Eskişehir'i nasıl yönetiyorsak Türkiye'yi de öyle yöneteceğiz. Yılmaz Büyükerşen'den ne gördüysek, Ayşe Ünlüce Eskişehir Büyükşehir'i nasıl yönetiyorsa Türkiye’yi de öyle yöneteceğiz” dedi. Özel’in grup toplantısına da Yılmaz Büyükerşen ile kol kola girmesi Büyükerşen döneminde ortaya konulan kent kimliğini destekler nitelikteydi. Özgür Özel’in Eskişehir ziyareti, CHP açısından güçlü bir motivasyon ve birlik görüntüsü oluşturdu. Ancak Eskişehir’in de pek çok şehirde olduğu gibi çözülemeyen sorunlar listesinin kabarık olduğunu hatırlatalım.

Milletvekili Dönmez (1)

MİLLETVEKİLİ DÖNMEZ BAKSAN’DAKİ ÇİLEYE TANIK OLDU

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Baksan Sanayi Sitesi’ni ziyaret ederek esnafın sorunlarını dinledi. Albayrak, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada Baksan’daki yol, altyapı ve temizlik sorunlarının yerel yönetimlerin ilgisizliğinden kaynaklandığını savundu. Yağmur sonrası yaşanan su baskınları, toplanmayan çöpler ve altyapı eksikliklerini eleştiren Albayrak, üretim yapan esnafın bu sorunları hak etmediğini ifade etti.

Baksan yıllardır o kadar değişmedi ki, artık insanlar normalinin bu olduğunu kabul etmeye başladı, Göle dönen ve asfaltsız yollar, çukurlar, karanlık sokaklar, çöp sorunu bunların hepsi Baksan için: “Orası zaten hep öyle” dedirtmeye başladı. Bu durum Baksan’ın günlük manzarasının bir parçası haline geldi. Baksan esnafı göle dönen yollarda balık bile tuttu. İsyanlarını mizaha vurdu. Esnafın talebi de çok karmaşık değil: İşini düzgünce yapabileceği temiz güvenli ve düzenli bir çalışma ortamı ve Eskişehir’in üreten insanları bunu fazlasıyla hak ediyor.

Milletvekili Dönmez (2)

Başkan Albayrak, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada “Baksan Sanayi Sitesi’ndeki manzara hep bildiğimiz gibi... CHP’li yerel yönetimlerin yıllardır süregelen vurdumduymazlığı yüzünden her yağmurda sele teslim olan yollar, toplanmayan çöpler ve terk edilmiş bir altyapı. Alın teriyle üreten esnafımız bu ilgisizliği asla hak etmiyor. Bu şehre ve insanımıza gerçekten yazık ediliyor” ifadelerine yer verdi. Baksan’da var olan sorun polemik değil çözüm istiyor, topu sürekli birilerine atmak yerine yerel yönetimler, belediyeler ve ilgili tüm kurumların ortak bir anlayışla hareket ederek kalıcı çözümler üretmesi gerekiyor. Zaten esnaf da sorunların kimin döneminde başladığını, suçlunun kim olduğunu aramıyor, sadece çözülmesini istiyor.

Ak Partililer Soruyor (1)

AK PARTİLİLER SORUYOR BAŞKAN ATAÇ SUSUYOR

AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç, AK Parti Belediye Meclis Grubu tarafından Tepebaşı Belediyesi’ne sunulan; aşevi bağışları, yemek üretimi ve sevkiyat kayıtları, fatura işlemleri, doğrudan temin dosyaları ile belediye içindeki görev ve imza zincirine ilişkin 4 maddelik yazılı soru önergesine yanıt verilmediğini ileri sürdü. Tunç’un açıklamasına göre belediye yönetimi, sorulara tek tek cevap vermek yerine “Belgeler yargı mercilerine sunuldu, savcılıktan temin edebilirsiniz” şeklinde bir yanıt verdi. AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı, bu yaklaşımın Belediye Meclisi’nin bilgi edinme ve denetim hakkını zayıflattığını savunarak, belediye yönetimini kamuoyuna karşı daha açık olmaya davet etti. Tunç, söz konusu bilgi ve belgelerin neden kamuoyuyla paylaşılmadığını sordu.

Belediye meclisleri yalnızca kararların alındığı salonlar değildir; aynı zamanda halk adına denetimin yapıldığı, kamu kaynaklarının hesabının sorulduğu kurumlardır. AK Parti Belediye Meclis Grubu tarafından yöneltilen ve aşevi bağışlarından yemek üretim süreçlerine, faturalardan doğrudan temin dosyalarına kadar uzanan soruların cevapsız kalması doğal olarak soru işaretleri oluşturuyor.

Kamu güvenliğini zaten zedelemiş olan Tepebaşı Belediyesi, eleştiriler karşısında belgelerle, açık bilgilerle hareket etmedi. Buna karşılık “Bu belgeler yargı mercilerinde” açıklaması, tartışmaları beraberinde getirir. Devam eden bir adli süreç varsa, bazı bilgi ve belgelerin paylaşımı konusunda hukuki sınırlar olabilir. Ancak bunca olaydan sonra kimse en geniş şeffaflığı beklemiyor ama en azından bunun denenmesini istiyor, vatandaşın belediyesine duyduğu güven buradan geliyor. Bu belgeler neden kamuoyundan gizleniyor? sorusu da bu sebeple boşuna sorulmuyor. Sorular varsa cevapları verilmeli, iddialar varsa belgelerle açıklığa kavuşturulmalı. Çünkü kamu adına kullanılan her kaynak, yine kamuya karşı hesap verme sorumluluğunu beraberinde getiriyor.