İnsan ömrünün en büyük yanılgılarından biri, yaşamı sürekli ertelemektir. “Biraz daha çalışayım, biraz daha para biriktireyim. Emekli olunca gezerim. Sonra giyerim. Daha güzel bir gün olunca kullanırım” derken, takvim sessizce yapraklarını eksiltir. Oysa hayat, bekleyenleri değil; yaşayanları ödüllendirir.
Gezmeye, yemeye, içmeye, güzel giyinmeye para harcamaktan korkmayın. Asıl korkmanız gereken, yıllar sonra geriye dönüp baktığınızda hafızanızda kalan tek manzaranın iş yerinizin duvarları olmasıdır. Çünkü insanı zenginleştiren yalnızca banka hesabındaki rakamlar değil; biriktirdiği anılar, tanıdığı insanlar, gördüğü şehirler ve yaşadığı duygulardır.
Canınızın istediğini yiyin, için… Elbette sağlığınız el verdiği sürece. Çünkü iştahın da, enerjinin de, gençliğin de bir ömrü var. “Bir gün yerim” dediğiniz sofralar, bazen hiç kurulmaz. Dolabınızın en güzel kıyafetlerini özel günleri bekleyerek eskitmeyin. Bugün de özeldir. Temiz olun, özenli olun, kendinize yakışanı giyinin. Aynaya baktığınızda siz mutlu olun; sokakta size bakanlar da dönüp bir kez daha baksınlar. Kendine değer vermek gösteriş değil, yaşamı ciddiye almaktır. Lütfen hiçbir şeyi yarınlar için saklamayın. O çok sevdiğiniz fincan, en güzel parfüm, yıllardır kıyamadığınız elbise, özenle kaldırdığınız masa örtüsü… Onları kullanın. Çünkü kullanılmayan eşya zamanla değerini değil, sahibini bekler. Gün gelir siz gidersiniz; geride bıraktıklarınız ise kıymetini bilmeyen ellerde sıradan bir eşyaya dönüşür.
Para kazanmak elbette önemlidir. Ama para, harcanmadığında sadece rakamlardan ibarettir. Asıl zenginlik; kazandığınızı sevdiklerinizle paylaşabilmek, bir yolculuğa çıkabilmek, güzel bir sofrada kahkaha atabilmek, ruhunuza iyi gelen anlara yatırım yapabilmektir.
Hayatın en acı gerçeği şudur: Hiç kimse geriye dönüp yaşayamadığı günleri satın alamaz. Ne kaçırılmış bir gün geri gelir ne de ertelenmiş bir mutluluk yeniden aynı heyecanı taşır. Bu yüzden yaşayın… Gezin, görün, sevin, üretin, gülün. Sevdiklerinize zaman ayırın. Kendinizi ihmal etmeyin. Çünkü takvim yaprakları sessiz düşer; ama geride bıraktığı pişmanlıkların sesi ömür boyu susmaz. Unutmayın… Hayatın size verdiği en değerli tarih, takvimde yarın yazan gün değil; bugün elinizde tuttuğunuz gündür. Çünkü hayat sonraları hiç sevmez.
