“Ben yokum haydi yapsınlar ön seçimi!”
Geçmişte il başkanlarının ön seçim istediği fakat buna Yılmaz Büyükerşen’in engel olduğuna yönelik iddiaları reddeden Büyükerşen, “Bu büyük bir yalan. Seçilememeye karşılık bir mazeret o. Yani ben yokum, haydi yaptırsınlar ön seçimi” dedi.
Bir önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, İstikbal Gazetesi Genel Koordinatörü Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. Eskişehirli sanayicileri eleştiren Büyükerşen, Eskişehir’de başarılı bulduğu sanayicinin Celalettin Kesikbaş olduğunu ifade etti. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a sitem eden Büyükerşen, “Ben siyasete atıldığımda siyaseti hiç bilmiyordum. Eğer bilseydim Kazım'ı aday göstermezdim. Belediye meclis üyeliğine bile göstermezdim” diye konuştu.
“Eskişehir’de tek sanayici Celalettin Kesikbaş”
2026 yılında Eskişehir’e yapılacak en büyük iyiliğin Eskişehirlilerin Eskişehir için bir araya gelmesi olduğunu belirten Büyükerşen, “İki tane Eskişehirlinin bir araya gelmesi lazım önce. Ama Eskişehir’de sanayici yok. Benim anladığı anlamda sanayici yok. Bir tek Celalettin Kesikbaş var. İhracata yönelik fabrika kurulması lazım Eskişehir’e. Eskişehir bir türlü bir araya gelelim de şunu yapalım demez. En büyük hataları bu. Yani önce Eskişehir'de Eskişehirlilerin bir araya gelmesi lazım 2026 yılında. Eskişehir'in en büyük eksikliği bu. Eskişehir yılında da keşke bu eksiklik gitse” diye konuştu.
“Ticaret Odası değil esnaf odası”
Eskişehir’de birçok sanayiciyi ve esnafı fuarlara ilk götüren kişinin kendisi olduğunu anlatan Büyükerşen, “İki sanayiciden bir sanayici olmuyor. Büyük bir sanayici olmuyor. Ticaret Odası’nın şu an kurduğu fuar değil. Ticaret Odası demeye dilin varmıyor. Esnaf odası aslında. Eskişehir'in tüccar geçineni esnaftır. Esnaftan da sanayici olmaz. Ticaretçi olmaz” dedi.
“İmkan ve fırsat eşitliği yarattım”
Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü döneminde yaptığı akademik çalışmalardan ve Açıköğretim Fakültesi’nin kuruluş sürecinden bahseden Büyükerşen, “Duvarsız Okul” sloganıyla yola çıktıklarını söyledi. İmkan ve fırsat eşitliği yaratmaya çalıştıklarını belirten Büyükerşen, kamunun parasıyla birçok gencin üniversite eğitimi almasını sağladıklarını ifade etti.
“Eskişehirli müteşebbis yetiştiremedik”
Amerika’dan örnek veren ve birçok eğitim kurumunun vakıf aracılığıyla kurulduğunu anlatan Büyükerşen, “Mezun olanlar yine kendi müesseselerinde okuyanlara yardım ederler ondan sonra. Amerika böyledir, İngiltere böyledir. Avrupa'nın pek çok şehrinde böyledir. Eskişehirli müteşebbis yetiştiremedik biz. Olanlar da gidiyor. Örneğin, bazı sanayiciler Kanada’ya gitti. Orada ev aldı, orada arsa aldı, orada şirketler satın aldılar. O şirketler istihdam mı yarattı Türkiye'ye? Yok, hiçbir şey yaratmadı. Para oraya gitti” şeklinde konuştu.
“DSP bizim zamanımızdaki DSP değil”
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ile DSP’li Haydar Çorum arasında yaşanan “çakma CHP’li” tartışması hakkında konuşan Büyükerşen, “DSP şu an eski DSP değil. Bizim zamanımızdaki DSP değil. Ama o günkü şartlarla bugünkü şartlar aynı değil. Biz hep Haydar Çorum, CHP’ye geçer diye bekledik. Yani rahat bıraktık, sataşmadık. Haydar Çorum’un açıklamalarını doğru bulmuyorum” dedi.
“Ön seçim isteyenler ön seçimden çıkacaklarını sanıyor”
Geçmişte il başkanlarının ön seçim istediği fakat buna Yılmaz Büyükerşen’in engel olduğuna yönelik iddiaları reddeden Büyükerşen, “Bu büyük bir yalan. Yalan da değil masal demek lazım. Şimdi siyasette hevesi olan, atılmak isteyen ön seçim olsa ben alırım, kazanırım diye inanıyorlar. Zavallılar. Hepsi söylüyorlar ön seçim ön seçim sanki ön seçim olsa kendileri hemen çıkacaklar, öyle zannediyorlar. Değil. Seçilememeye karşılık bir mazeret o” diye konuştu.
“Ben yokum, haydi yapsınlar ön seçim”
Büyükerşen, “Önümüzdeki seçimlerde ön seçim olacağını düşünmediğini anlatan Büyükerşen, “Bir partinin merkezi, kendi kafasına göre milletvekilleri, belediye başkanları olsun ister. Partiye hakim olmak isterler. Parti genel başkanları, partilerin merkez yönetimleri. Yani ben yokum, haydi yaptırsınlar ön seçimi” şeklinde konuştu.
“Bülent Ecevit her şeyi bana bırakmıştı”
Geçmişte Bülent Ecevit’in kendisini ikna etmek için tüm belediye başkan adayları ve meclis üyelerini kendisinin hazırlamasını istediğini söyleyen Büyükerşen, “Hangisini istiyorsan sen hazırla. Ben aynen Yüksek Seçim Kurulu’na vereceğim, vaadiyle beni ikna etti. Ben de hatta tereddütle karşıladım. Hanım da "Yahu olacak şey mi?" dedi. "Sana bırakıyor. Son anda cayarsa” dedi. “Ben inanıyorum. Söylediğini yapar, sözünün eri” dedim. Ve ben haklı çıktım. Ben öyle girdim siyasete, öyle kabul ettim” ifadelerini kullandı.
“Siyaseti bilseydim Kazım'ı aday göstermezdim”
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a sitem eden Büyükerşen, “Ben siyasete atıldığımda siyaseti hiç bilmiyordum. Eğer bilseydim Kazım'ı aday göstermezdim. Belediye meclis üyeliğine bile göstermezdim” dedi.
“90 yaşında ne milletvekilliği”
“Milletvekili adayı olmayı düşünüyor musunuz?” sorusuna yanıt veren Büyükerşen, “Yok canım. 90 yaşında milletvekilliğini ne yapayım ben ya?” diye konuştu.
“Kafamdaki modele sadece Ayşe Ünlüce uyuyordu”
Ayşe Ünlüce’nin kafasındaki siyaset modeline çok uyduğunu söyleyen Büyükerşen, “Ayşe Ünlüce hikayesi bir taraf benim kendi kişisel inancıma dayanır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde bulundum. Aktif görevler yaptım. Ondan evvel Ecevit zamanında Demokratik Sol Parti ve Ecevit fikirleri, düşünceleri onları gördüm, yaşadım. Fakat gördüm ki dışarda gördüklerinle ideal olarak düşündüklerin birbirine uymuyor. Bu çok önemli. Benim de bir idealim var. Yani siyaset denilen uğraşının ne olduğuna dair kafamda hep bir model vardı. Kazım Kurt bu modele uymadı” dedi.
“Kazım Kurt’a fırsat ve imkan sağladım”
Akademide görevliyken ilgilendiği tek şeyin eğitim olduğunu vurgulayan Büyükerşen, siyaseti bilmediğini ve çok ilgilenmediğini söyledi. Belediye başkanı seçildiğinde ilçelerde, mahallelerde kim kimdir, kimi partinin temsilcisi yapabiliriz hiç bilmediğini anlatan Büyükerşen, kendisine Kazım Kurt’un isminin verildiğini söyledi. Büyükerşen, Açıköğretim sistemiyle öğrencilere nasıl imkan ve fırsat eşitliği verildiyse siyasetten, partiden uzaklaştırılan Kazım Kurt’a siyasette fırsat ve imkan eşitliği sağladığını, onu partiye geri kazandırdığını anlattı.
“Bu işleri en iyi Tatar Kazım bilir dediler”
Büyükerşen, “Fakat ben bu işlerle uğraşırken Eskişehir'de kim siyasetçidir? Hangi kazaları vardır? Kaç kazası vardır? Hangi köyler hangi eğilimdedir? Hangi ilçeler hangi partinin eğilimindedir? Hiçbir bilgiye sahip değildim. Bana bu bilgileri verebilecek bir adam lazımdı. O da Kazım Kurt muydu? Hangi nüfus kitlesi, hangi partiye oy verir? İstekleri nedir? En ufak bilgim yok. Çünkü ben eğitime vermişim kafamı. Belediye başkanlığı da pat diye olunca bana bu konuda bilgi verecek bir adam lazım oldu. Yani bir danışman lazım oldu. Kimdir? Araştırırken etrafımızdaki arkadaşlar da dediler ki, bilen biri var. İki defa ihraç edildi partiden. Kim? Avukatlık yapıyor. Kimdir bu adam? Tatar Kazım. Gel dedim. Bana yol göster. Ben siyasetin acemisiyim. Seni belediye meclis üyesi yaparız dedim. Senin anlayacağın danışman olarak Kazım’ı belediye meclis üyesi olarak gösterdim. O da yanında Erdal Caferoğlu'nu getirdi” diye konuştu.
“Milletvekilliğinde emekliliği hak etti”
Kazım Kurt’un “Ben Hoca’ya diyet borcumu ödedim” ifadesini değerlendiren Büyükerşen, “Emekliliği hak ettikten sonra belediye başkanı oldu. Yani emekliliği garantiye aldı” ifadelerini kullandı.

